Balıkesir turizm açısından Türkiye’nin şanslı illerinden biri. Ayvalık’tan Edremit Körfezi’ne, Kazdağları’ndan Manyas Kuşcenneti’ne kadar elimizde çok önemli doğal ve turistik değerler bulunuyor. Ancak bütün bu zenginliğe rağmen Balıkesir’in ailelerin ve özellikle çocukların ziyaret edebileceği büyük, çağdaş bir doğal yaşam parkı bulunmuyor.
Sözünü ettiğim şey, geçmişin klasik hayvanat bahçesi anlayışı değil. Hayvanların dar alanlarda sergilendiği bir tesis yerine; geniş yaşam alanlarının bulunduğu, hayvan refahının gözetildiği, çocukların doğayı ve hayvanları tanıyabileceği bir Doğal Yaşam Parkı düşünmeliyiz.
Bursa örneği ortada
Bunun en yakın örneklerinden biri Bursa’da bulunuyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Bursa Hayvanat Bahçesi, yıllardır kentin önemli ziyaret noktalarından biri. Yaklaşık 206 bin metrekarelik alana yayılan tesis, yüzlerce hayvana ev sahipliği yapıyor ve yılda yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu. Bursa bu tesisi yalnızca Bursalıların hafta sonu gezebileceği bir alan olarak görmemiş. Hayvanat bahçesini, kentin turizm değerlerinden biri haline getirmiş.
Balıkesir neden benzer bir başarıyı kendi özelliklerine göre ortaya koymasın?
Bu konu da Balıkesir’in önemli bir avantajı var. Biz zaten doğa turizmi açısından güçlü bir kentiz. Kazdağları, Kuşcenneti, körfez, sahiller ve kırsal turizm alanlarımız var. Doğal Yaşam Parkı da bu turizm zincirinin önemli halkalarından biri olabilir.
Edremit Körfezi’ne tatile gelen bir aile düşünün. Deniz tatilinin yanında çocuklarını götürebileceği büyük bir doğal yaşam parkı da olsa, bu park tatil programının önemli bir parçası haline gelebilir.
Aynı şekilde Çanakkale, Bursa, Manisa, İzmir gibi çevre illerden günübirlik ziyaretçiler çekilebilir.
Sadece gezilecek bir yer olmamalı
Böyle bir park yapılacaksa, “hayvanları getirip sergileyelim” anlayışından uzak durulmalı.
Çocukların hayvanları ve doğayı tanıyacağı eğitim alanları, yerli türlerin tanıtıldığı bölümler, kuş gözlem alanları ve doğal yaşam alanları oluşturulmalı.
Balıkesir’in kendi doğası da parkın merkezinde yer almalı. Kazdağları’nın, Manyas Kuşcenneti’nin ve Balıkesir’in zengin canlı çeşitliliğinin tanıtıldığı bölümler yapılabilir.
Böylece ortaya sadece bir hayvanat bahçesi değil, eğitim, doğa ve turizmi bir araya getiren bir merkez çıkar.
Turizme katkısı ne olur?
Bir şehre turist çekmek kadar, o turisti şehirde daha uzun süre tutmak da önemli.
Doğal Yaşam Parkı bunun için iyi bir araç olabilir.
Parkı ziyaret eden kişi sadece giriş bileti alıp çıkmayacak. Şehirde yemek yiyecek, alışveriş yapacak, belki konaklayacak ve başka turizm noktalarını da ziyaret edecek.
Özellikle çocuklu aileler açısından böyle bir tesis, Balıkesir’i tercih etmek için yeni bir neden oluşturabilir.
Bugün Bursa Hayvanat Bahçesi’nin kente sağladığı ziyaretçi hareketliliğine bakıldığında bunun nasıl bir turizm değerine dönüşebileceğini görmek mümkün.
Bunu kim yapacak?
Bence burada öncülük etmesi gereken kurum Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’dir.
Ancak projenin bütün yükünün belediyenin bütçesine bırakılması gerekmiyor. Üniversiteler, ilgili kamu kurumları, turizmciler ve özel sektörün katkısıyla ortak bir proje hazırlanabilir.
Öncelikle Balıkesir’e uygun bir arazi belirlenmeli. Ulaşımı kolay, genişlemeye müsait ve doğal yapısı korunabilecek bir alan seçilmeli. Ardından konusunda uzman kişilerin katkısıyla ciddi bir fizibilite hazırlanmalı.
Hatta proje için bir yarışma düzenlenebilir ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden mimar, şehir plancısı, veteriner, biyolog ve peyzaj uzmanlarının katkısı alınabilir.
Balıkesir neden yapmasın?
Çocuklarımızın hayvanları tanıyacağı, ailelerin hafta sonunu geçireceği, çevre illerden ziyaretçilerin geleceği ve turistlerin Balıkesir programına ekleyeceği bir merkez. Bence bu fikir bir hayal olarak görülmemeli.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi bu konuda bir fizibilite çalışması başlatmalı ve “Balıkesir Doğal Yaşam Parkı” fikrini kamuoyunun tartışmasına açmalı.
Belki de yıllardır turizmde aradığımız yeni cazibe merkezlerinden biri, düşündüğümüzden çok daha yakınımızdadır.
HAYVANLARLA İLGİLİ İLGİNÇ BİLGİLER
1- Kunduzların dişleri durmaksızın uzar. Dişleriyle baş etmek isteyen kunduzlar, dişlerini ağaç dallarında ve gövdelerinde törpülerler.
2- Kar leoparlarının bacakları güçlüdür. Bir kar leoparı, bir seferde 15 metre ileriye gidebilecek kadar zıplayabilirler.
3- Karıncalar, iki haftaya kadar suyun altında hayatta kalabilir.
4- Balinalar yerkürenin en büyük canlısı. Bir mavi balinanın dili, küçük bir filin ağırlığından daha fazladır.
5- Birçok erkeğin derdi olan kellik, erkek maymunların da sorunu! Birçok erkek maymun, tıpkı insanlar gibi kelleşir.
6- Başlı başına ilginç bir canlı olan mavi kanlı dev Pasifik Ahtapotu’nun üç kalbi ve dokuz beyni vardır. Ayrıca renk ve dokularını değiştirerek kamufle olabilir.
7- Köpek balıklarının kan algılama güçleri fevkaladedir. Bir köpekbalığı, 94 litre su içerisindeki bir damla kanı fark edebilir. Köpek balıkları, beş kilometre uzaktan bir kan damlasını hissedebilir.
8- Alouatta maymununun attığı çığlık 5 kilometre uzaktan duyulabilir.
9- Kutup ayılarının güneş ışınlarını daha iyi emsin diye beyaz tüylerinin altında siyah derileri olur.
10- Su aygırları güneş kremi ve nemlendirici olarak kendi ciltlerinden kırmızı yağlı bir madde salgılar.
11- Galapagos kaplumbağaları, çok güçlüdür. Tıpkı kediler gibi günde 16 saat uyurlar ve kedilerden farklı olarak bir şey yiyip içmeden 1 yıl boyunca dayanabilirler!
12- Doğanın en ilginç canlılarından biri de uçan yılanlar. Uçan yılanlar, havada 100 metreye kadar mesafe alabilir. Bu yılanlar havadayken dönüş de yapabilir.
13- Karıncayiyenler günde yaklaşık olarak 35 bin adet karınca yer.
14- Keçi ve koyunların çevrelerini neredeyse 360 derece görebilmelerini sağlayan dikdörtgen şeklinde gözbebekleri vardır.
15- Çizgili bir cilde sahip olan kaplanın çizgilerinin desenleri insanın parmak izi kadar benzersizdir.
16- Bir boz ayının ısırığı, bir bowling topunu ezecek kadar güçlüdür.
17- Son araştırmalara göre kediler sadece insanların ilgisini çekmek amacıyla miyavlıyor. Birbirleriyle iletişim kurmak için miyavlamıyorlar.
