ALİMLE ZALİM ARASINDA

 

Sözüne, sohbetine değer verdiğim bir güzel insan konuşurken güzel bir söz söyledi geçen günlerde. Sizinle paylaşmak istedim efendim. “Alimle zalim arasında ince bir zar vardır.” O ince zarı merak ettim. Dikkatle baktığımızda şeklen bir “z” harfinin bu iki kelimeyi farklı kıldığını görürüz. Sözün sahibi bu “z” harfini “zar” olarak seslendirmiş.

Kelimelerin ifade ettiği anlamları düşündüğümüzde ses yönüyle birbirine yakın ama mana yönüyle çok farklı olan bu iki kavramın aslında bazen birbirine dönüşebileceğini de görürüz. Örnek vermek gerekirse: Elmanın içinde çekirdek vardır. Elma tatlıdır, çekirdeği ise acı. Aralarında ne var? İnce bir zar var efendim. Çekirdek zarını terk edip toprağa düşünce ortamını bulur, dönüşür. Toprak, su, hava.. bir de güneş onu aslına dönüştürür. Çekirdek fidana, fidan ağaca; vakti gelince de ağacın dallarında tekrar elmaya…

Aynı döngüyü canlı, cansız birçok varlıkta görmek mümkün. Tavuğun yumurtasının içinde tohumu vardır. Şartları oluştuğunda o tohumdan tekrar civciv olur, tavuk olur. Hikmet yaratanda. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Kâinata ibret nazarı ile baktığımızda bu muazzam dönüşümü yaratılmış bütün varlıklarda görebiliriz. Değişmeyen, dönüşmeyen, gerçek ve mutlak tek varlık yüce Allah’tır. O, Bâkî’dir, Daim’dir, Kaim’dir. Her şey O’nunladır, O’nun içindir, O’ndandır, O’nadır, O’nun hakkındadır. Kainattaki her şey O’nu anlatır görebilene.

Âlimden zalim olur mu? Olur efendim. Her şey bir zara bakar, küçük “z” Âlimi zalim yapıverir. İlim kalbe indirilip davranışa dönüşmezse küçük bir farkla zulme dönüşür, âlim de zalim olur. İlim insanı adam edemezse sahibine yüktür. Yüce kitabımızın ifadesiyle merkep yüküdür. Yükü kitap olan eşek taşıdığı değerin nasıl farkında değilse ilmiyle amel etmeyen âlim de kibirlenir, büyüklenir, kendini ağır gösterir ama aslında nefsine zulmeder ve zalimlerden olur.

İnsanın en büyük yükü kibridir. Ekber olan, büyük olan Allah’tır. Bunu unutan, idrak edemeyen zarardadır. Her gün beş defa “Allahuekber!” nidalarını duyup da gereğini yapmayan, salih amel işlemeyen hüsrandadır efendim. Sıfatına âlim deseniz de zalimlerden olmuştur, ziyandadır.

Zalimden âlim olur mu? O da olur efendim. Yine işin sırrı zârdadır. Yani zalimin başındaki “z” düşerse olur. Düşer mi? Biraz zor ama insanın zârına, inleyeşine, duasına bağlıdır. Rabbim isterse o da olur.

Zamanın birinde bir zalim varmış. Zulmünden herkes bıkmış, usanmış. Yolu bir gün bir âlime düşmüş. Ziyaret etmek istemiş. Haber vermişler âlime “falanca kişi sizi ziyaret etmek istiyor” diye. Âlim kabul etmiş zalimi fakat yüzüne de bir örtü örtmüş. Âlimin oğlu zalimin zulmünden korktuğu için bu durumu izah etmeye çalışsa da babası oğluna “Halka bu kadar zulüm yapan insanın yüzünü görmemek için örtüyü örttüğünü” söyler ve huzurundan kovar zalimi. Bunun üzerine zalim yaptıklarından pişmanlık duyar, ağlar, inler ve yaptığı işin kötülüğünün farkına varır. “Yaptığım kötülüklerden dolayı bir insan benim suratıma bakmıyorsa Allah bakar mı?” der ve Allah’tan samimi bir şekilde af diler, yolundan döner, Allah’ın affına mazhar olur. “Zar” yani inleyiş, yakarış, yani dua zalimin başındaki “z”yi düşürür ve âlimlerden olur.

“Âlimden zalim, zalimden âlim” olur mu? O da mümkündür efendim. “Ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkaran” yüce Rabbimiz bunu hem varlık aleminin dönüşümüyle hem de ademoğlundan örneklerle her zaman gözlerimizin önüne sermiştir. Mevsimlerin, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelmesi bunun en bariz delilidir.

Hz. Nuh’un oğlu babasının felaketi haber vermesine rağmen babasına inanmamış, gemiye binmemiş ve hüsrana uğrayanlardan olmuştur. Yine Hz. İbrahim put yapan babasını uyarmış, Allah’tan başka ilah olmadığını anlatmış ama inandıramamıştır. Hidayete eremeyen Hz. İbrahim’in babası kaybedenlerden olmuştur.

“Zar” yani pişmanlıklardan dolayı inleyiş, af dileme önemlidir efendim. Zarı düşüren her şeyin farkına varır, bilir ve âlim olur. Aksi takdirde ilmine kibirden bir perde çeken de zalim olur efendim.

Rabbim bizleri ilminin farkına varıp ilmiyle amel edenlerden eylesin. Kibrin, büyüklenmenin, ululanmanın sadece Allah’a mahsus olduğunun anlayıp “Allahuekber!” nidasına kulak vermeyi nasip etsin cümlemize. İmanla, ihlasla kalın efendim…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Giriş Yap

Balıkesir Birlik Gazetesi - Son Dakika , Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!