Direksiyonda Başka, Yaya Yollarında Başka
Geçtiğimiz günlerde Karesi ilçesinde, yani Balıkesir’in tam kalbinde dikkat çekici bir hareketlilik vardı. Belediyenin ve trafik ekiplerinin Yeşilli Camii’nin yanını ve Sümerbank’ın önünü o kronikleşmiş “çiftli park” felaketinden kurtarmak için yürüttüğü çalışmalar, şehre nefes aldırma adına atılmış umut verici adımlardı. Benzer düzenlemeler Çarşı’nın karşı tarafına, Paşa Camii’nin hemen yanına denk gelen kısma da yapıldı. Kaldırım kenarları, caddenin bir kısmı belirgin bir maviye boyandı; üzerlerine de bu alanların sadece mal indirme ve bindirme amacıyla kullanılabileceğini açıkça belirten trafik levhaları konuldu.
Sonuç ne oldu? Aynı tas aynı hamam.
Ne yazık ki “ben iki dakikalığına durdum” kolaycılığına sığınan, kural tanımaz araç sahipleri mavi alanlara park etmeye, Çarşı’yı yeniden bir keşmekeşin ortasına sürüklemeye devam ediyor. O alanlara bırakılan araçlar yetmezmiş gibi bir de motosikletler mavi alanları kendi özel otoparkları sanıyor. Kimsenin bu kuralı tanıdığı falan yok!
Açıkça söylemek gerekirse yapılan bu trafiği rahatlatma çalışmaları kararlılıkla takip edilmeli, üç beş kişinin keyfine ve insafına kesinlikle bırakılmamalıdır. Mavi alanlara ısrarla park edenlere muhakkak cezai işlem uygulanmalı, caydırıcılık lafta kalmamalıdır.
Manisa Örneği
Ceza Gelince Kural Nasıl İşliyor?
Geçen gün Manisa’daydım. Doğrusunu söylemek gerekirse oranın trafiği Balıkesir’den de beter; ara sokaklar son derece dar ve buna rağmen çift taraflı park ediliyor. Ana caddede tek taraflı park izni olmasına rağmen araçlar çift sıra diziliyor. Fakat Manisa’da dikkatimi çeken ve bizi düşündürmesi gereken iki önemli detay vardı.
- Engelli yerlerine kimse park etmiyor.
- Şehir içi 80 km/s hız sınırına herkes harfiyen uyuyor.
Neden mi? Çünkü biliyorlar ki kural ihlal edildiği anda sürekli ceza geliyor, araçlar çekiliyor. Demek ki insanımız “ceza çözüm değil” dese de, denetim ve yaptırım olmadan kuralları içselleştirmekte zorlanıyor.
Bizde ise durum tam tersi. Özellikle Yeni Çarşı bölgesindeki ve ana yollardaki park krizini kesinlikle çözmemiz gerekiyor. Araç kullanırken yayaya kızan biziz; yaya yürürken araç sürücüsüne kızan yine biziz! Direksiyonun başına geçince başka, kaldırıma adım atınca başka düşünmek gibi garip bir ruh haline bürünmüş durumdayız.
Çözüm Ne?
Bu güne kadar ne çözüm üretildiyse, hiçbiri tutmadı, uygulanamadı. Ne zaman bir düzenleme yapılsa, günün sonunda hep kurallara uymayan kural tanımaz araç sahipleri karlı çıktı.
Ancak bu kısırdöngü kaderimiz olamaz. Balıkesir trafiğinin röntgenini çektiğimizde, sadece tabelayla veya boyayla değil, köklü bir zihniyet ve altyapı reformuyla hareket etmemiz gerektiği açıkça görülüyor.
Sürücü Kurslarına “Balıkesir Trafiği” Müfredatı:
Sürücü okullarında adaylara sadece genel ehliyet bilgisi değil, özellikle Balıkesir trafiğinin dinamikleri, dar sokak etiği ve park kültürü üzerine özel bir ders verilmelidir. Bu yoğunluğu yaratan dışarıdan gelenler değil, yine biziz, yani araç kullananların kendisi!
Mavi Alan ve Motosiklet Denetimi:
Maviye boyanan yükleme-boşaltma alanlarına ve buraya park eden motosikletlere ve arabalara toleranssız ceza kesilmeli, zabıta ve trafik polisi Çarşı bölgesinde daha duyarlı olmalıdır.
Akıllı Kamera (EDS) Sistemleri:
“Ceza yazacak polis yok” rahatlığı bitmeli; Yeni Çarşı, Milli Kuvvetler, Anafartalar ve Atalar Caddesinin kilit noktalarına duraklama/park ihlali tespiti yapan Kameralı Denetim Sistemleri (EDS) çalışır hale getirilmelidir.
Lojistik ve Esnaf Saatleri:
Çarşı esnafının mal indirme-bindirme saatleri sabahın erken saatleri veya gece ile sınırlandırılmalı, günün en yoğun saatlerinde mavi alanların işgal edilmesi engellenmelidir.
Alternatif Otopark ve Ring Seferleri:
Sadece ceza kesmek yetmez; sürücülere uygun fiyatlı veya ücretsiz otopark alanları sunulup, Çarşı içine hafif toplu taşıma/ring seferleri özendirilmelidir. Balıkesir’in trafiği, kural tanımazların keyfine terk edilecek kadar değersiz değildir.
