Ramazan ayına kavuştuk.. Ramazan ayı inananlar için hayat temposunun ve beslenme düzeninin tamamen değiştiği bir aydır.Yılın bu en kutsal ayına girmeden önce ruhu bedeni ve yaşam alanlarını hazırlamak ve ibadetleri zorlanmadan ve aksatmadan yerine getirebilmek açısından büyük önem taşıyor.
Ramazan Kuran-ı kerimde adı geçen tek aydır. Yüce kitabımızın indirilmeye başlandığı bu ayda oruç tutmak emredilmiştir. Bu ay doğruyu eğriden ayırma gidilecek yolu bulma konusunda açıklamalar ve insanlara rehber olarak Kuranın indirildiği ayıdır. Bereketin, sabrın, rahmetin, ibadetin ve bağışlanmanın ayı olarak kabul edilen ramazanı diğer aylardan ayıran pek çok anlamlı özellikler bulunur. İslam’ın beş temel şartından biri olan oruç ibadeti yine bu ayda farz kılınmıştır. Ramazanda yapılan ibadetler cimriliği cömertlikle, öfkeyi sabırla, intikamı sevgiyle ve savaşı barışla değiştirmeyi hedefleyen manevi ve ahlaki bir dönüşümün hedefini arar.
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed in kıldığı ve sünnet olan teravih namazı bu ayda kılınır. Ramazan yalnızca fiziksel ve zihinsel değil aynı zamanda maddi yönü de bulunan bir ibadet ayıdır. İhtiyaç sahiplerini daha çok gözetmek ve destek olmak amacıyla verilen fitre-Fıtır sadakası-bayram gelmeden önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılır. Ramazan ayı aynı zamanda kur’an ayıdır. Bu ayda kur an’ı kerim daha çok okunur hatim yapılır üzerinde tefekkür edilir.
İslamiyet ve Osmanlılardan beri Müslümanlar bu aylarda iftar vermek için yarışırlardı. Bilhassa eşe dosta iftar vermek çok mühimdi. Bu iftar sofraları herkes açık olurdu. Zenginler bu ayda her zamankinden daha cömert olurdu. Yabancısı olduğu mahallelere gider esnaf bulurlar ve –Zimem yani –veresiye defteri ister herhangi bir yerinden açar hiç tanımadığı kişilerin borçlarını öderlerdi. Kim kimin borcunu ödediğini veya borçlu borcunu kimin ödeyeni bilemezlerdi.
Oruç bireysel gibi görünen ancak güçlü sosyal etkileri olan bir ibadettir. İnsanların açların halinden anlamayı onları doyurmaya ihtiyaç sahiplerine yardım etmeye teşvik eder zengin ile yoksul arasında ki bariyerleri kaldırmaya teşvik eder. Oruç tutmak yalnızca bedeni aç bırakmak değil kalbi duyguları nefsi kontrol altına almak demektir.
Ama günümüzde bu konularda büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Toplum olarak yaşadığımız çözülme ve değer kayıpları her kesimde kendini gösteriyor. Bu gidişle bütün değerlerimizi kaybedeceğiz. Ramazan ayında bile kaybetmeye yüz tutan değerlere sahip çıkamıyoruz. Bu gidişle elimizde hiçbir değer kalmayacak. Tarihlerden beri hatta İslamiyet’ten beri getirdiğimiz birçok haslet ortadan kalkmak üzere. Hatta çoğu şimdiden unutuldu bile. İnsanlarımız artık her şeyi menfaatine çevirmek gibi bir adet edindi. Merhameti şefkati cömertliği yardım severliği hepsini unuttu. Artık ramazandı bayramdı hiç fark etmiyor. Esnafımız eline geçen her fırsatı paraya çevirme derdinde. Herkes kazanayım da haramdan mı helalden mi hiç düşünmüyor. Bir zamanlar vermeyi seven bir toplumdan almak için her şeyi mubah gören bir hale geldik.
Her zaman olduğu gibi olağanüstü durum ve günlerde olduğu gibi Bu ramazanda da görülen fiyatlarda ki yükselme göstergesi bunun sonucu. Hâlbuki gerek üreticilerin ve gerek satıcıların ve özelliklede üç harfli büyük marketlerin bu mübarek günlerde hayrı esas almaları gerekir. Bilhassa temel tüketim mallarında çok dikkatli olmaları icap eder. Buna dikkat etmedikleri gibi fiyatlara daha da bindirme derdindeler.(Gerçi üç harfliler bazı tüketim mallarında fiyatları sabit tutacaklarını açıkladılar ama buna ne derece uyacakları konusunda ben şahsen şüpheliyim).
Kim olursa olsun marketi, üretici ve satıcısı Ramazanda daha ucuza vermenin fakir fukarayı sevindirmenin nasıl bir nimet ve sevap olduğunun idrakinde olsalar en büyük yarışı bu konuda yaparlar. Üç kuruş fazladan satıp kazandığını sananların ne kadar büyük sevaptan mahrum kaldıklarını anlar ve ona göre hareket ederler. Ramazan hakkında yazmaya devam edeceğiz.
Ramazan ayının Türk İslam alemine hayırlı olmasını ve bayrama ulaşmayı Allah inşallah bizlere nasip eyler.
Sağlık ve esenlik dileklerimle.
Aslan TORUN
