Son yıllarda sosyal medyada en çok ilgi gören paylaşımlardan biri eski Balıkesir fotoğrafları oluyor. Siyah beyaz karelerde eski sokaklar, tarihi binalar, taş yapılar, eski çarşılar ve bugünkünden çok farklı bir şehir görüyoruz. O fotoğraflara bakan birçok insan aynı şeyi söylüyor:
“Eski Balıkesir’in ayrı bir ruhu vardı.”
Aslında özlenen sadece eski binalar değil. Özlenen şey, şehrin geçmişteki kimliği ve kültürel dokusu…
Balıkesir büyüdü, gelişti ve modernleşti. Yeni yollar açıldı, yüksek apartmanlar yapıldı, eski mahallelerin yerini beton yapılar aldı. Ancak bu değişim yaşanırken il genelinde birçok değer de kaybolmaya başladı.
Eskiden Balıkesir merkezde tarihi çarşı kültürü daha güçlüydü. Küçük esnafın bulunduğu sokaklar, eski dükkânlar ve mahalle yaşamı şehre farklı bir hava katıyordu. Bugün o eski görüntülerin önemli bir kısmı artık sadece fotoğraflarda kaldı.
Ayvalık’ta eski Rum evlerinin bulunduğu sokaklar hâlâ ayakta olsa da geçmişteki mahalle kültürü büyük ölçüde değişti. Cunda’nın eski sakin yaşamı yerini yoğun turizm hareketine bıraktı. Edremit ve Altınoluk taraflarında taş evlerin bulunduğu eski dokuların çevresi modern yapılarla doldu. Akçay’ın eski sakin sahil kasabası görüntüsü artık çok farklı bir noktaya geldi.
Bandırma’da eski mahalle kültürü ve tarihi yapıların bir kısmı zaman içinde kayboldu. Gönen’de eski çarşı havası eskiye göre daha az hissediliyor. Susurluk’ta yıllarca ilçenin simgesi olan eski dükkân kültürü yavaş yavaş değişiyor. Sındırgı, Dursunbey ve Bigadiç gibi ilçelerde ise eski köy yaşamının izleri her geçen yıl biraz daha azalıyor.
Sadece binalar değil, yaşam şekli de değişti. Eskiden insanlar kapı önlerinde oturur, komşular birbirini tanır, çocuklar sokakta oynardı. Bugün ise apartman hayatı içinde insanlar aynı katta oturduğu kişiyi bile tanımıyor.
Sosyal medyada paylaşılan eski Balıkesir fotoğraflarının bu kadar ilgi görmesinin nedeni de budur. İnsanlar sadece eski bir kareye bakmıyor; çocukluğunu, gençliğini ve kaybolan şehir kültürünü hatırlıyor.
Elbette şehirler gelişecek, büyüyecek ve yenilenecek. Buna kimsenin itirazı yok. Ancak önemli olan geçmişi tamamen silmeden modernleşebilmektir. Çünkü bir şehrin hafızası kaybolursa kimliği de zamanla kaybolur.
Bugün Balıkesir’in birçok noktasında hâlâ korunabilecek değerler var. Tarihi yapılar, eski sokaklar, mahalle kültürü ve geçmişin izleri doğru şekilde sahip çıkılırsa gelecek nesillere aktarılabilir.
Yoksa bir süre sonra elimizde sadece eski fotoğraflar ve “Eskiden ne güzeldi” cümlesi kalacak.
NOT: Özellikle 1950’ler ve sonrasında gerçekleşen imar faaliyetleri, tarihi kent dokusunun büyük bir kısmını değiştirmiş veya yok etmiştir.
-*-*-
WİLLİAM COLGATE
“Kazancının Onda Birini Allah’ın Payı Olarak Ayır”
Geçen yüzyılın sonunda Baltimore’lu bir delikanlı, kendine yeni bir hayat düzeni kurmak için New York’a gitti. Yaşlı bir aile dostu ona hayatını kazanmak için ne yapacağını sordu. “Ben her işi yapabilenlerden değilim, sabun ve mumdan başka bir şey yapamam” dedi.
Bunun üzerine “İyi çalışmak şartıyla başarılı olabilirsin” dedi yaşlı adam. Gencin elini sıkıp başarı dilerken şunları ilave etti.
“Allah ile ortakmışsın gibi çalış. Kazancının onda birini O’nun payı olarak ayır ve göreceksin işin işte o zaman daha iyi gidecek.”
Genç adam, kısa bir süre sonra Manhattan Sabun Fabrikası’nın yöneticisi oldu. İki yıl sonra da kendi işini kurdu. Yaşlı adamın öğüdünü ise aklından hiç çıkarmıyordu. Kazancının onda birini ayırıyor ve yardım kuruluşlarına bağışlıyordu.
İşleri giderek genişledi ve kazancının onda birlik payını onda ikiye çıkardı. Genç adamın işindeki başarısı, iyilikseverliği oranında artıyordu.
Genç adam, “sabur kralı” olarak anılmaya başladı. Bir müddet sonra öldü. Ancak; Allah ile kurduğu ortaklığın anısı dilden dile anlatıldı.
Bu adamın adı, William Colgate idi. Amerika Yardım Sevenler başkanlığını da yapan Colgate’nin adı bugün çapında bir sabun ve diş macunu firmalarından başka, Amerika’nın önde gelen üniversitelerinden Colgate Üniversitesinde de yaşamaktadır.
William Colgate için yaygın olarak aktarılan bazı dikkat çekici sözler:
“Kazancınız arttıkça Tanrı’ya verdiğiniz pay da artsın.”
“Ben kazancımın değil, kazancımın bereketinin peşindeyim.”
“İnsan dürüst çalışırsa kaybetmez.”
“Servet insanı büyütmez, karakter büyütür.”
“Paranın efendisi olun, kölesi değil.”
William Colgate’in hayatıyla ilgili en çok anlatılan olaylardan biri de genç yaşta aldığı bir nasihattir. Rivayete göre kendisine şöyle denmiştir:
“Allah ile ortakmışsın gibi çalış. Kazancının onda birini O’nun payı olarak ayır ve göreceksin işin işte o zaman daha iyi gidecek.”
Colgate kazancının önemli bölümünü eğitime ve hayır işlerine ayırdığı anlatılır. Bu yüzden iş dünyasında sadece bir marka kurucusu olarak değil, yardımseverliğiyle de anılır.





