06 Eylül 1963, Balıkesir’in hafızasına kazınmış bir tarihtir. O gün yalnızca bir anıt açılmadı; bir şehrin vefa duygusu, Cumhuriyet’e ve Atatürk’e olan borcunu somutlaştırdı.
Balıkesir Atatürk Anıtı’nın hikâyesi, resmî bir talimattan değil, sivil bir iradeden doğar. Dönemin vali yardımcılarından Necat Tunçsiper ve eşi Fethiye Tunçsiper’in öncülüğünde, arkadaşlarıyla birlikte 15 Haziran 1956’da kurulan Atatürk Anıtı Yaptırma Derneği, bu iradenin adıdır. Derneğin ilk toplantısı 02 Temmuz 1956’da, Fethiye Tunçsiper’in başkanlığında yapılır. Alınan karar nettir: Balıkesir halkının Yüce Önder Atatürk’e şükran hislerini ifade edecek, şehre yakışır bir anıt yapılacaktır.
Anıt için Valilik Binası’nın önü düşünülür. 1958 yılında derneğin müracaatı üzerine TMMO Birliği tarafından bir şartname hazırlanır ve Balıkesir Atatürk Anıtı ve Çevre Düzenlemesi Proje Yarışması düzenlenir. Seçilen maketler, halkın görebileceği alanlarda sergilenir. Bu süreçte dernek başkanlığına Necat Tunçsiper getirilmiştir. Ancak işler her zaman planlandığı gibi yürümez. Valiliğin anıt için ayrılan yer tahsisini kaldırması ve değişen ekonomik şartlar nedeniyle maliyetlerin artması, projeyi iptal noktasına getirir.
Dernek bu engeller karşısında geri adım atmaz. Aynı yıl İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne başvurularak Atatürk Anıtı ve Çevre Düzenlemesi için yeni bir yarışma talep edilir. Yarışma sonucunda Yüksek Mimarlar Orhan Siper, Sadi Ulkay ve Erol Akyavaş’ın ortaklaşa hazırladığı proje seçilir. Atatürk Heykeli’nin, Akademi öğretim üyelerinden heykeltıraş Hüseyin Gezer tarafından yapılması proje müellifleri tarafından önerilir. Bu öneri kabul edilir. Hüseyin Gezer’in hazırladığı çalışmalar değerlendirilir ve bugün gördüğümüz heykel ile rölyefler belirlenir. Projenin kontrollüğü Yüksek Mimar İlhan Arabacıoğlu’na verilir.
Anıtın kaidesi, çevre düzenlemesi ve rölyefleriyle birlikte tüm yapım süreci, tamamen derneğin sağladığı maddi imkânlarla gerçekleştirilir ve Balıkesir Atatürk Anıtı, 6 Eylül 1963 tarihinde, Balıkesir’in Kurtuluş Günü’nde törenle açılır.
Yıllar sonra, 1971’de Atatürk Anıtı Yaptırma Derneği ile Balıkesir Belediyesi arasında imzalanan bir protokolle anıt belediyeye devredilir. O tarihten itibaren anıtın bakım ve onarım sorumluluğu Balıkesir Belediyesi tarafından üstlenilmiştir.
Anıtın sol tarafında yer alan levha ise bu hikâyenin kısa ama anlamlı bir özetidir. Levhada şu ifadeler yer alır:
“Bu abidenin yapılmasında büyük emekleri geçenler: Faik Ocak, Zahit Kırağlı, İlhan Arabacıoğlu ve tüm Balıkesirlilere şükranlarımızı sunarız.”
Bugün Atatürk Anıtı’nın önünden her geçtiğimizde yalnızca bir heykel görmeyiz. 1950’lerin sınırlı imkânlarıyla, kararlılıkla ve inançla yürütülmüş bir sivil mücadelenin izlerine tanıklık ederiz. Bu anıt, Balıkesir’in Atatürk’e duyduğu minnetin, zamana karşı dimdik ayakta duran sessiz ama güçlü bir ifadesidir.
-*-*-*
65 YAŞ SONRASI BESLENME ÖNERİSİ
ASLINDA HERKES İÇİN GEÇERLİ
- Günlük temel prensipler: • Az tuz, az şeker • Kızartma yerine haşlama, fırın, buğulama • Küçük ama sık öğün • Akşam yemeği hafif ve erken.
- Sabah (kahvaltı): • 1 adet haşlanmış yumurta veya sebzeli omlet • 1–2 dilim tam buğday veya çavdar ekmeği • Az tuzlu beyaz peynir veya lor • Zeytin (5–6 adet) • Domates, salatalık, yeşillik • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı • Şekersiz çay veya ıhlamur
Not: Reçel, bal ve beyaz ekmek alışkanlık hâline getirilmemeli.
- Ara öğün: • 1 avuç çiğ badem, ceviz veya fındık veya • 1 porsiyon mevsim meyvesi
- Öğle yemeği: • Zeytinyağlı sebze yemeği (kabak, pırasa, taze fasulye, enginar) • 1 kase yoğurt veya ayran • 3–4 kaşık bulgur veya tam tahıllı pilav • Mevsim salatası, Haftada 2 gün baklagil (mercimek, nohut, kuru fasulye) önerilir.
- İkindi: • 1 kase yoğurt veya kefir veya • 1 dilim tam buğday ekmeği + az tuzlu peynir.
- Akşam yemeği: • Hafif protein ızgara balık, haşlanmış tavuk veya sebzeli yemek • Bol sebze • Ekmek mümkünse tüketilmemeli. Akşam yemeği en geç 19.00–19.30.
- Gece: • Papatya, rezene veya melisa çayı • Açlık varsa 1 küçük kase yoğurt
- Haftalık mutlaka yer alması gerekenler:
- Balık: haftada 2 kez • Yoğurt/kefir: her gün • Yeşil yapraklı sebzeler • Zeytinyağı • Ceviz ve badem • Kurubaklagiller.
- Su tüketimi: • Günde en az 1,5 litre • Susamayı beklemeden içilmeli-
Kısa hatırlatma
65 yaş sonrası beslenme, “karnı doyurmak” değil vücudu yormadan beslemek meselesidir.
65 yaş sonrası beslenmede amaç; sindirimi zorlamayan, kalp-damar sağlığını koruyan, kas ve kemik kaybını hızlandırmayan bir düzen kurmaktır.





