Geçtiğimiz günlerde birkaç elbise aldım. Terzilik iş gerektiren yerleri var.
Küçük dokunuş dersiniz ama amma elbiseyi giymek için yapılması şart.
Sizin de başınıza gelmiştir. Bir pantolon alırsınız ama boyu uzundur. Terzi paçası olmadan üzerinize oturmaz. O pantolon illaki terzi dükkanına bir girip çıkacaktır.
Şimdilerde fiyatlarda yüksek. Pantolon yarı fiyatına terzi işçiliği isteyen yerler var.
Terzilik mesleği bir zanaatkar mesleğidir. Yani esnaflığın yanında sanatkarlığınız olması lazım.
Ayrıca bu meslek sabır işidir. İnsanın elini terbiye ederken, gözünü keskinleştirir.
Düz bir kumaş parçası bir ustanın elinde zarif bir elbiseye dönüşüverir.
İş bittiğimde ise bu dönüşüm kendi elleriyle yaratan terzi içindeki tatmini ölçmek mümkün değildir.
Terzilik mesleğinin en güzel yanlarından biride tek düze iş yapmamaları. Her seferinde başka ren bir kumaş, her seferinde başka model ve her seferinde başka kişiye uygun dikimler.
Yani salla başını al maaşını değil.
Salla makasını, iğneni, ipliğini görelim marifetini.
Bunların yanında terzilerde zanaat ustası olmanın getirdiği bir özgüven de vardır. Yıllar içinde kazanılan el becerisi, göz alışkanlığı ve beden bilgisi; bir terziye başkasının kolayca taklit edemeyeceği bir otorite verir. Kendi atölyesinin sahibi olan bir terzi, zamanını ve emeğini kendisi yönetir. Bu özerklik, günümüzde çok az mesleğe nasip olan bir lüksüdür.
Mesleğin iyi yanları kadar kötü yanları var. Örneğin meslek hastalığı bel ağrısı, göz yorgunluğu, boyun ağrısı gibi.
Ayrıca çevremde hiç tanıdığım zengin terzi yok.
Yani terzilik mesleğinden zengin olan duymadım.
Yine hazır giyim terzilik mesleğinin ekonomik açıdan zorlayan bir ayrı boyutsal sorun.
Bir terzi yıllarca geliştirdiği ustalık, fabrikadan çıkan ucuz bir ürünle fiyat rekabetine tabiki giremez. Bu durum, pek çok genç terzinin mesleği bırakmasına ya da hiç başlamamasına neden oluyor.
Öte yandan mesleki yalnızlık da göz ardı edilmemeli.
Atölyede saatlerce tek başına ya da az sayıda kişiyle çalışmak; sosyal bağları zayıflatabiliyor. Müşteriyle kurulan sıcak ilişkiler bu yalnızlığı bir nebze dengeliyor olsa da ritmin monotonluğu bazıları için ağır gelebilir.
Sonuç olarak terzilik, tıpkı işlediği kumaşlar gibi iki yüzlüdür. Bir yanda yaratmanın verdiği derin huzur, insan bedenine ve ruhuna dokunmanın ayrıcalığı, el emeğinin öz güveni. Öte yanda fiziksel yorgunluk, ekonomik baskı ve değer görmeme kaygısı. Bu mesleği seçenler, bu dengeyi bilmek durumundadır.
Bugünkü konum terzilik mesleği oldu.
Nereden buraya geldik hatırlamıyorum bile. Amma sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.
Saygılarımla.





