Uzmanlar, çocuk sağlığı konusunda toplumda yaygın olan yanlış bilgilere karşı aileleri uyardı. Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Aysun Hacer Sarıtaş, çocukların bağışıklık sistemi, ateş yönetimi, vitamin kullanımı ve hastalık süreçleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Bağışıklık sisteminin vücudun mikroplara karşı savunma mekanizması olduğunu belirten Sarıtaş, bebeklerin bağışıklık sistemi tam olarak gelişmiş şekilde doğmadığını, ilk aylarda anneden geçen koruyucu antikorlarla korunduklarını söyledi. Çocukların bağışıklık sisteminin özellikle ilk 2-3 yaşta mikroplarla temas ettikçe güçlendiğini vurgulayan Sarıtaş, çocukların zaman zaman hastalanmasının bağışıklık sisteminin çalıştığını gösterdiğini ifade etti.
Kreş ve okul çağındaki çocukların yılda 6-8 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmesinin normal kabul edildiğini belirten Sarıtaş, hastalıkların çok ağır seyretmesi, uzun sürmesi veya çocuğun gelişimini etkilemesi durumunda ise mutlaka hekim kontrolü gerektiğini kaydetti.
Vitamin ve takviye kullanımına da değinen Sarıtaş, sağlıklı ve dengeli beslenen çocuklarda rutin vitamin kullanımının genellikle gerekli olmadığını, en sık ihtiyaç duyulan takviyenin D vitamini olduğunu belirtti. Gelişigüzel kullanılan vitaminlerin bağışıklığı güçlendirmediğini, aksine zararlı olabileceğini vurgulayan Sarıtaş, vitamin ve takviye kararının mutlaka doktor tarafından verilmesi gerektiğini söyledi.
Anne babaların sık yaptığı hatalara da değinen Sarıtaş, gereksiz antibiyotik kullanımı istemek, ateşi tek başına hastalık olarak değerlendirmek, çocukları aşırı steril ortamda büyütmek ve sosyal yaşamdan uzak tutmak gibi davranışların bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Sarıtaş, “Bağışıklık sistemi fanusta değil, hayatın içinde güçlenir” dedi.
Ateş konusuna da değinen Sarıtaş, ateşin vücudun enfeksiyonlarla savaşırken verdiği doğal bir tepki olduğunu belirtti. Çocuğun genel durumu iyi ise her ateşin mutlaka düşürülmesinin gerekmediğini söyleyen Sarıtaş, 38 – 38,5 derece üzerindeki ateşlerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini ancak tehlikeyi belirleyen tek kriterin ateş değeri olmadığını, çocuğun yaşı ve genel durumunun daha önemli olduğunu ifade etti. Özellikle 3 ay altındaki bebeklerde görülen ateşin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.
Evde ateş durumunda ilk olarak çocuğun genel durumunun kontrol edilmesi, kalın giysilerin çıkarılması, ortamın çok sıcak tutulmaması ve ılık sıvılar verilmesi önerildi. Sarıtaş, sirke, alkol ve buzlu duş gibi yöntemlerin ise kesinlikle kullanılmaması gerektiğini belirtti.
Ateşli havalenin 6 ay ile 5 yaş arasında görülebildiğini aktaran Sarıtaş, bu durumun genetik geçişli olabileceğini ve çoğu zaman kalıcı hasar bırakmadığını söyledi. Ateşli havalenin epilepsi anlamına gelmediğini belirten Sarıtaş, ancak nöbetlerin mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ailelere havale anında yapılması gerekenler konusunda da uyarılarda bulunan Sarıtaş, çocuğun yan çevrilmesini, ağzında aspire edilme riski oluşturabilecek bir şey varsa çıkarılmasını ancak ağzı açmaya çalışılmamasını önerdi. 3-5 dakikadan uzun süren nöbetlerde ise sağlık ekiplerinden yardım istenmesi gerektiğini hatırlattı.
Acil durum belirtilerine de dikkat çeken Sarıtaş, 3 ay altı bebeklerde ateş görülmesi, havale, nefes darlığı, morarma, bilinç değişikliği, sürekli kusma veya sıvı alamama gibi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.



