Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, geçtiğimiz günlerde TBMM bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada cemaat ve tarikatların sivil toplum kuruluşu olarak gördüklerini ve protokol yapmaya devam edeceklerini açıklamıştı. Bu konuşmaya ilişkin CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı sessiz kalmadı. Başkan Köybaşı, dün İl Başkanlığı binasında gerçekleştirdiği basın toplantısı ile Bakan Yusuf Tekin’e tepki gösterdi. Laikliğin, bu ülkenin en önemli olgularından biri olduğunu ifade eden Başkan Köybaşı, Bakan Tekin’i açıklamalarından dolayı istifaya çağırdı.
“MİLLİ EĞİTİM, MEVCUT İKTİDARIN TAM BİR BAŞARISIZLIK İÇİNDE OLDUĞU BİR ALAN”
Konuşmasına mevcut iktidarın eğitim alanında sınıfta kaldığını belirterek başlayan Başkan Erden Köybaşı, milli eğitimin kalitesizliğinin beka sorunu olduğunu ifade etti. Köybaşı, “Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir toplum olarak yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalete terk eder” şeklinde ifade ederek önemini vurguladığı Milli Eğitim, mevcut iktidarın tam bir başarısızlık içinde olduğu bir alandır. Oysa Milli Eğitim, ülkemizi geleceğe taşıyacak kuşakların iyi eğitimli ve donanımlı olmasını sağlayacak en önemli hizmet alanı ve ülke için bir beka sorunudur. Meclis’te kabul edilen bütçe, öğretmenlerin, akademisyenlerin, eğitim emekçilerinin, ailelerin ve en önemlisi ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın sorunlarını çözebilecek bir akla, vicdana ve niyete sahip değildir” dedi.
“TARİKATLARLA İŞ BİRLİĞİNE DEVAM AÇIKLAMASI ASLA KABUL EDİLEMEZ”
Bakan Tekin’in açıklamalarının öğretmenleri zan altında bıraktığını ifade eden Başkan Erden Köybaşı konuşmasının devamında, “Öğrencilerin bilgi, beceri, davranışlarının geliştirilmesi MEB ve öğretmenlerin görevidir. Tarikat ve cemaatleri, çocukların dağa çıkmasını engelleyen sivil toplum örgütü olarak gördüğüne ve protokol imzalamaya devam edeceğine yönelik beyanları asla kabul edilemez. Bakanın bu sözleri, bugüne kadar zor şartlarda hizmet veren öğretmenlerimizi dağa insan kaynağı yetiştirmekle suçlaması anlamına da gelmektedir. Öğretmenlerimizin, çocukların terör örgütüne kaynak olarak dağa çıkmasını engelleyemeyeceğini ama kerameti kendinden menkul tarikat ve cemaat unsurlarının engelleyeceğini dile getirmek de başlı başına bir zavallılıktır” ifadelerini kullandı.
“TARİKATLARIN ARAÇ OLARAK KULLANILMASI 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE NEDEN OLMUŞTUR”
Milli Eğitim Bakanı, bu yapılarla ilişkiyi savunurken özelikle belirli bir bölgeyi işaret etmekte, cemaat ve tarikatlar aracılığıyla bölgenin şekillendirilmek istendiğini de açıkça itiraf etmektedir. Yatılı okulları kapatıp çocuklarımızı tarikat ve cemaatlerin yurtlarına mahkûm eden kişinin gerekçesi bu nedenle doğru değildir. Bakanlığın tarikat ve cemaatler ile yaptığı protokolleri tasdik etmesi, eğitimin topyekûn dinselleştirilmesini hedefleyen politikaları ifşa etmiştir. Ancak, unutulmamalıdır ki bu politikalar, geçmişte milletimizin hafızasından uzun süre silinmeyecek travmalar ile sonuçlanmıştır. Bu yapıların araç olarak kullanılmasının sonuçları 15 Temmuz darbe girişimi ile acı bir şekilde deneyimlenmiştir. Bakanın ve AKP kadrolarının bu yaşananlardan ders almadığını görüyor; kendilerine bu yoldan dönmeleri için bir kez daha çağrıda bulunuyoruz.
“MİLLİ EĞİTİM BAKANI YUSUF TEKİN’İ İSTİFAYA DAVET EDİYORUZ”
Yaptığı açıklamalardan dolayı istifa etmesi gerektiğini düşünen Başkan Erden Köybaşı konuşmasının sonuna şunları ekledi: “Milli Eğitim Bakanlığı ve bizzat Bakan Yusuf Tekin gerçekleştirilen bu icraatlar ve söylemler ile maalesef laiklik karşıtı odakların sözcüsü ve hamisi durumuna gelmiş bulunmaktadır. Kişiye özel bir yasal değişiklik ile rektör olan ve Milli Eğitim Bakanlığının tüm tartışmalı icraatlarının sorumluluğunu taşıyan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya davet ediyoruz. Bu çağrının karşılık bulamayacağı ve AKP iktidarında görevden çekilme erdemi gösteren bir bakan olmadığı öngörüsü ile kendisinin atamasını yapan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı sn. Recep Tayyip Erdoğan’a, Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusu ve şerefi üzerine ant içtiği ‘’laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağına’’ yönelik yeminini hatırlatıyor, görevlendirdiği Milli Eğitim Bakanı’nı görevden alması çağrısında bulunuyoruz. Son sözümüz milletimizedir! Laiklik, bu ülkenin geleceği için en önemli Cumhuriyet ilkesidir! AKP ve onun beslediği her tür laiklik karşıtı unsur, politika ve söylemle, yasal ve toplumsal her platformda mücadele etmeye devam edeceğiz! Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz!”









