Balıkesir Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin en büyük sorunlarından biri artık otopark yetersizliği. Üstelik bu sorun her geçen gün biraz daha büyüyor. Eğer bugünden önlem alınmazsa, yakın gelecekte terminal çevresinde araç trafiğini yönetmek daha da zorlaşacak.
Bir dönem terminalde araçlar için ayrılan otopark alanı daha genişti. Ancak belediyenin bu alanın bir bölümünü otobüs park yeri olarak kullanmaya başlamasıyla birlikte otomobillere ayrılan bölüm önemli ölçüde daraldı. Geriye kalan alan ise terminale yolcu bırakmaya gelenler, yolcu almaya gelenler ve şehir dışına çıkacak vatandaşlar için yetersiz kalıyor.
Sonuç ortada…
Terminal otoparkında yer bulamayan sürücüler araçlarını yol kenarlarına, ara sokaklara ve terminal çevresindeki boş alanlara bırakıyor. Bu durum özellikle yoğun saatlerde trafik akışını olumsuz etkiliyor. Yolcu indirmek veya almak isteyen araçlar duracak yer bulamıyor. Kısa süreli bir işlem için gelenler de, uzun süre park eden araçlar nedeniyle mağdur oluyor.
Sorunu büyüten bir başka etken ise havaalanı yolcuları. Sabiha Gökçen Uluslar arası Havalimanına terminalden ulaşım sağlayan vatandaşların bir kısmı araçlarını terminal çevresine bırakıyor. Üç-dört gün, hatta daha uzun süre park halinde kalan araçlar zaten sınırlı olan kapasiteyi tamamen dolduruyor.
Bir de işin çalışan boyutu var. Terminalde görev yapan onlarca kişinin araçlarını bırakabileceği özel bir otopark bulunmuyor. Çalışanlar da mecburen yolcu otoparkını kullanıyor. Böyle olunca hem çalışanlar hem de terminali kullanan vatandaşlar aynı sınırlı alanı paylaşmak zorunda kalıyor.
Bugün terminal çevresinde, Kapalı Spor Salonu yönüne kadar uzanan park etmiş araçları görmek artık sıradan bir durum haline geldi. Bu görüntü, sorunun ne kadar büyüdüğünün en açık göstergesi.
Çözüm ne olabilir?
Öncelikle terminal çalışanları için ayrı bir otopark alanı oluşturulmalı. Böylece yolcu otoparkındaki yoğunluk önemli ölçüde azalacaktır.
Terminal çevresindeki uygun yeşil alanların, çevreye zarar vermeyecek şekilde bir bölümü planlı otopark olarak düzenlenebilir. Atıl durumdaki bazı belediye alanları da bu amaçla değerlendirilebilir.
Ayrıca kısa süreli yolcu indirip bindirecek araçlar için 15-20 dakikalık ücretsiz “kısa süreli park alanı” oluşturulması, trafiği büyük ölçüde rahatlatacaktır.
Uzun süreli park edecek araçlar için ise ücretli bir otopark sistemi kurulabilir. Bu işletmeyi belediye kendisi yapabileceği gibi, ihale yoluyla özel bir şirkete de devredebilir. Böylece hem düzen sağlanır hem de terminal çevresindeki gelişigüzel parkların önüne geçilir.
Balıkesir’in en önemli ulaşım merkezlerinden biri olan terminal, her gün binlerce kişiye hizmet veriyor. Böyle bir noktada otopark sorununun yıllarca büyüyerek devam etmesi kabul edilebilir değil. Bugün atılacak küçük adımlar, yarının büyük trafik sorunlarını önleyecektir.
Terminal yalnızca otobüslerin değil, insanların da buluşma noktasıdır. Bu nedenle otopark meselesi zaten yeni terminal yapılacak düşüncesine girmeden artık ertelenmemeli; kalıcı ve planlı bir çözüme kavuşturulmalıdır.
-*-*-*-
HIZ SINIRI KAÇ OLDU?
Direksiyon Başında Matematik Dönemi
Son günlerde direksiyon başına geçen her sürücünün aklında aynı soru var: “Acaba bu yolda hız sınırı tam olarak kaç?” Karayollarında hız sınırlarının yeniden düzenlenmesi, trafikte tatlı bir kafa karışıklığı yarattı. Sürücüler haklı olarak cezai işlemlerle karşılaşmamak için tabelalara daha bir dikkatli bakar oldu.
Aslında yeni uygulamanın mantığı son derece basit ve net. İşin sırrı, nerede olduğunuzu bilmek ve üzerine ufak bir matematik eklemekten geçiyor. Formülümüz şu: Yerleşim yeri içindeysek tabelaya 5 km/s, şehirlerarası yollardaysak 10 km/s ekliyoruz.
Şehir İçi Standart: Tabela 50 km/s gösteriyorsa, tolerans sınırınız 55 km/s.
Şehir İçi Ana Arterler: Tabela 70 km/s ise, güvenli üst limitiniz 75 km/s.
Şehirlerarası Yollar: Sınır 90 km/s olarak belirlenmişse, 100 km/s hıza kadar esneklik payınız var.
Bölünmüş Yollar (Duble Yollar): Hız sınırı 110 km/s ise, kadranı 120 km/s’ye kadar getirebilirsiniz.
Otoyollar (Otobanlar): Sınırın 140 km/s olduğu yeni nesil otoyollarda, üst sınırınız 150 km/s.
Sistem sürücüye bir “nefes alma payı” tanıyor, burası kesin. Ancak tam bu noktada, bir köşe yazarı ve yılların sürücüsü olarak sizlere birkaç hayati tavsiyede bulunmak istiyorum.
Sınırları Zorlamadan Önce Bir Kez Daha Düşünün
- Esneklik Payı “Hız Yapma Hakkı” Değildir
Kanunun bize tanıdığı o +5 veya +10 km/s’lik paylar, aslında anlık dalgınlıkları veya hız göstergelerindeki küçük sapmaları tolere etmek içindir. Yani “Nasılsa 150’ye kadar ceza yok” diyerek otoyolda sürekli 150 km/s hız sabitleyiciyle gitmek, sizi güvenli bölgeden çıkarır.
- En Akıllı Tabela: Doğa ve Yol Şartları
Yol kenarındaki tabelada 140 yazabilir ve siz 150 ile gitme hakkına sahip olabilirsiniz. Ancak sağanak yağışlı bir havada, sisli bir sabahta ya da gizli buzlanma riskinin olduğu bir yolda o tabelanın hiçbir hükmü kalmaz. Hızınızı tabelaya göre değil; görüş mesafenize, aracınızın lastik durumuna ve hava şartlarına göre ayarlayın.
- Takip Mesafesini Hızınıza Göre Katlayın
Hız sınırlarının yükselmesi, durma mesafelerinin de uzaması demektir. Hızınızı arttırdığınız her kilometre için önünüzdeki araçla olan mesafenizi de açın. Unutmayın, reaksiyon süreniz değişmez ama aracın durma mesafesi hızın karesiyle doğru orantılı olarak artar.
Yeni kurallar yollarda akıcılığı sağlamak adına güzel bir adım. Ancak direksiyon başındaki en büyük güvencemiz cebimizdeki kurallar değil, sağ duyumuzdur. Hız sınırlarına uymak bizi cezadan korur, yol ve hava şartlarına göre yaşamak ise hayatta tutar.
Yolunuz açık, hızınız kararında olsun!





