Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, her yıl yeterli meyve ve sebze tüketilmemesi nedeniyle dünya genelinde yaklaşık 1.7 milyon kişi hayatını kaybediyor. Sadece bu rakam bile, mutfak tezgahımızdaki o renkli sepetin aslında ne kadar hayati bir “eczane” olduğunu kanıtlıyor bizlere.
Güne bir elma ile başlamak ya da ara öğünde bir avuç yaban mersini tüketmek sadece bir alışkanlık değil, aslında yapmamız gerekenin tam da kendisi olmalı.
Doğanın bize sunduğu bu paketli hediyeler; liften vitamine, mineralden antioksidana kadar her şeyi en saf haliyle meyve sebzelerin içinde var.
Örneğin yaban mersini, beynin dostudur, hafızayı tazeler. Günde bir elma doktoru uzak tutar. Örneğin portakal, bağışıklık sistemimizin sarsılmaz kalesidir.
Örneğin muz, enerji verir, potasyum içeriğiyle kalp sağlığımızı korur. Örneğin nar, antioksidan kapasitesiyle damarlarımızı genç tutar. Bu örnekleri daha bir çok meyve ile arttırabilirim.
Amma insan oğluyuz. Elimiz illa aburcubura gidiyor. İlla paketli tarihli gıda tüketeceğiz. Onlar daha lezzetli geliyor. Oysa meyvenin faydalarını saymakla bitmez.
Hadi, bugün kendiniz için ve aileniz için bir iyilik yapın. Paketli atıştırmalıklara değil, doğanın kendi elleriyle paketlediği o taze meyvelere uzanın. Akşam olunca televizyon karşısında meyve soyun ve kendinizi en önemlisi vücudunuzu ödüllendirin.
Sağlık aburcuburda değil, tabaktaki meyvede.
Tavsiye benden yemesi sizden.
Afiyet olsun.





