Akçay da tatildeyiz. Dün birkaç işimi halletmek için Edremit e gittim. İşlerimi bitirip toplu taşımada otobüs beklerken hanım aradı. Kendisi rahatsız olduğu için Cuma pazarına uğrayıp birkaç kilo patates kuru soğan ve kabak almamı söyledi. Ben telefonda ne kadar da –Yahu hanım ben alamam biliyorsun benim alıp getirdiğim hiçbir şeyi beğenmiyorsun, ne alırsam alayım ille de bir kusur buluyorsun, alamam dediysem de dinletemedim. Hasta olduğu için kendisinin gidemeyeceğini tekrarlayıp almamı ısrar edince de ben de mecburi olarak –Tamam alırım diyerek dönüşte Cuma pazarına uğradım. Pazar oldukça kalabalıktı. Hava güzel ve tatil günü olduğu için herkes pazara çıkmıştı. Neyse girişten başlayarak sergileri incelemeye başladım ama en büyük dikkatimi patates ve soğan sergilerine vermiştim. Pazar da hemen hemen her şey vardı. Biraz dolaştıktan sonra 5-6 tane patates soğan sergisinde fiyatlara bakınca, fiyatlar bayağı yüksekti patates 50-60 arası, soğan iyileri 70-80 TL civarında biraz ufakları ve yenilebilecek olanlarda 40-50 den satılıyordu. Sonunda fazla gezip zaman kaybetmektense bir tezgâha yaklaştım ve bir poşet alarak anlayabildiğim kadarıyla soğanları seçmeye başladım. Bu arada tezgâh fazla kalabalık olmadığı için haydi bu neden böyle, bu patates ve soğan fiyatları ne zaman düşecek diye sorayım dedim. Satıcı 30 yaşlarında bir gençti.-Ne zaman düşecek bu patates ve soğan fiyatları diye sormamla birlikte karşımda ki genç için den öyle bir ‘ah’ çekti ki nerdeyse ağlayacak hale geldi. Ben de durumuna üzüldüm sorup soracağıma bin pişman oldum. Sanki bir suç işlemişim gibi –kusura bakma genç ben öyle lafın gelişi sordum, böyle sitem edip üzüleceğini bilseydim sormazdım dedim. Genç ağlamaklı ve bıkkın bir halde konuştu-ağbi dedi sabah beri bana aynı soruyu soran sen belki yirminci kişisin dedi. Artık herkese bunun neden böyle olduğunu, bizde sebebini bilemediğimizi cevap vermekten kına geldi artık bıktım demez mi. Baktım genç haklı sanki aynı soruyu soranları tek tek saymış benim belki 20. kişi olduğumu hesaplamış bende bilemedim ama gence hak verdim. Tamam dedim genç sen haklısın, bu soruyu ne ben sormuş olayım ne de sen duymamış ol diyerek güldüm, gönlünü ve soğanları da alarak sergiden uzaklaştım. Pazardan çıktıktan sonra yolumun üzerinde ki büyük marketlerden birine uğradım bir de orada fiyatlar nasıl bir bakayım dedim. Maalesef orada fiyatlar daha yüksekti. Bir ara sohbet arasında vatandaşlar konuşurken duymuştum güya bazı büyük marketler patates ve soğanı daha tarlada ucuz fiyata alıp stoklayarak, daha sonra yüksek fiyata satmak için böyle bir şey yapıyorlar diye konuşulunca bende bizzat bunu market yöneticisine sorunca adam bana cevap vermek istemedi. Bu arada gördüğümüz bazı yerlerde market ve aracılar fiyatları düşürmemek için tonlarca soğanı boş araziye döktükleri görüldü… Bu patates soğan krizi çıkalı bir ay falan oldu şimdi yeni mahsul çıktı bollaştı ama, hala bunların fiyatları düşmedi. Ülkemizde her zaman bol olan patates ve soğan sanki şimdi mi yetişmez oldu, ülkemizde patates soğan kıtlığımı oldu? Bu sadece her zaman olduğu gibi birilerinin suni olarak çıkardığı krizden başka bir şey değil. Daha önce ki yıllarda da aynı şekilde limon ve yeşilbiberi böyle stoklayarak tamamen aracıların fırsatçıların ekmeğine yağ sürmüşlerdi. Yetkililer devamlı açıklıyorlar-tarladan 5-10 tl ye alınan patates ve soğanı tüketiciye 70-80 TL den yedirenden hesap soracağız diye ama ne yazık ki yine herkes bildiğini okuyor ve ne üretici kazanabiliyor, ne tüketici kazıklanmaktan kurtulabiliyor, arada bazı fırsatçılar kazançlarına kazanç katıyorlar. Keşke üretici kazanabilse veya birazda tüketiciler nefes alsa ama maalesef olan yine üreticiye ve biz tüketiciye oluyor. Daha dün yine marketlerde dolaştım soğan yeni ürün çıktığı için biraz düşmeye başlamış ama bu defa da patates fiyatları almış başını gidiyor. Bu marketleri bu pazarları ne denetleyen ne kontrol eden hiç kimse yok. Emek veren tarladan toplayan üreten tükenen satın alan vatandaş kazıklanıyor birkaç aracı ve marketler vurgunu vuruyorlar. Bir türlü şu hal kanununu çıkaramadılar gitti. Ama daha evvelde dediğimiz gibi eğer mutfağa ateş düşerse hangi iktidar hangi güçlü hükümetler olursa olsun dayanamaz giderler. Bizden söylemesi.
-Ne diyor Peygamber Efendimiz’-Kazancın onda dokuzu ticarettedir, ticaret yapın ama birbirinizi kandırmayın, zira bizi aldatan bizden değildir’. Ama bunu düşünen anlayan kim?.Ben kazanayım, ben karşımdakini aldatayım ben cebimi doldurayım da kazancım haramdan mı helalden mi maalesef artık bunu düşünen fazla kalmadı. Ne diyelim Allah herkese biraz akıl ve insaf versin.Sağlık ve esenlik dileklerimle.. Aslan TORUN.




