Gerçekten kendi kararlarımızı mı yaşıyoruz? Bir an durup düşünelim. Bugün yaptığın seçimler… Giydiğin kıyafet, seçtiğin meslek, konuşma biçimin, hatta hayallerin. Ne kadarı sana ait? Ne kadarı sana ait gibi hissettirilmiş?
İnsan hayatı çoğu zaman kendi kale-mini eline aldığını sandığı bir hikâyedir. Oysa çoğumuz, çoktan yazılmaya baş-lanmış bir metnin içinde ilerleriz. Ailemiz ilk cümleleri kurar. Nasıl konuşacağımızı, neyin doğru neyin yanlış olduğunu, neyi isteyip neyi istemememiz gerektiğini öğretir. Biz daha “ben” demeyi öğrenmeden, bize bir çerçeve çizilir.
Sonra toplum devreye girer. O görün-meyen ama her yerde olan ses… “Böyle yapmalısın”, “Şu yaşta şunu başarma-lısın”, “El âlem ne der?” diye fısıldayan, bazen de bağıran bir ses. Farkında olmadan içimize yerleşir. Kendi sesimizle karışır. Bir süre sonra hangisi biziz, hangisi başkaları, ayırt etmek zorlaşır.
Çevremiz ise hikâyenin tonunu belirler. Arkadaşlarımız, iş ortamımız, yaşadığımız şehir… Hepsi seçimlerimizi küçük küçük iter. Bazen fark ettirmeden yön verir. Bir bakarsın, hiç planlamadığın bir hayatın tam ortasındasın.
En tehlikelisi de şu: İnsan, kendine ait olmayan bir hayatı yaşarken bunu “kendi tercihi” sanabilir.
Belki de bu yüzden birçok insan, bir noktada durup “Ben bunu gerçekten istiyor muyum?” diye sormaya başlıyor. Çünkü dışarıdan doğru görünen bir hayat, içeriden boş hissedilebiliyor.
Peki, çözüm ne?
Tüm etkilerden arınmış, tamamen “özgür” bir seçim mümkün mü? Büyük ihtimalle hayır. Hepimiz bir yerlerden etkileniyoruz. Ama asıl mesele bu etkilerin farkına varabilmekte. Kimin cümlesini kurduğunu bilmekte. Belki de hayat, baştan sona bizim yazdığımız bir hikâye değil. Ama en azından bazı cümleleri değiştirme şansımız var.
Bir tercihte bulunurken durup düşünmek… Bunu gerçekten ben mi istiyorum, yoksa bana böyle mi öğretildi? Bu soruyu sormak bile, kalemi biraz daha elimize almak demek.
Çünkü insan bazen kendi hayatının yazarı değil, editörü olur. Ama iyi bir editör, kötü yazılmış bir hikâyeyi bile değiştirebilir. Mesele, o metne gerçekten bakmaya cesaret edebilmekte.





