Ne Dünya Kupasıymış arkadaş.
Yıllar sonra yeniden gidişimiz ayrı olay oldu. Kupadan elenmemiz ayrı olay.
Türkiye son olarak 2002 FİFA Dünya Kupasına katılmıştı.
Ülkemiz aradan geçen 24 yıl sonunda, Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada’nın ortaklaşa düzenlediği 2026 FIFA Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandı.
Türkiye için bir gurur kaynağı.
Futbolda uzun yıllar sonra elde edilen kıymetli bir başarı.
Bazılarına göre teknik direktör Vincenzo Montella, kıymeti unutulmaz bir başarı hikayesi yazdı. Sebebi ise forvet oyuncusu olmayan bir milli takımla gol atma becerisi oluşturdu ve zorda olsa Dünya Kupası bileti almayı başardı.
Bu gerçekten kayda değer bir başarı.
Fakat beklentiler o kadar çok yüksekti ki Kupada beklenen başarı yakalanamadığı gibi turnuvanın en kötü takımlarından biri olmaya aday bir ülke haline geldik.
2026 Dünya Kupası Türkiye için adeta bir kabusa dönüştüğünü söylesem yanlış olmaz.
İlk maçta millilerimiz Avustralya’ya 2-0 mağlup oldu.
Karşılaşma milli takımın performansı hatta oyuncuların saç stilleri bile eleştirilere maruz kaldı.
Tam bu travmayı atlatacaktık ikinci maç ile toparlanırız derken, 1-0’lık Paraguay yenilgisi geldi.
Turnuvada gol atamayan iki takımdan biri olmamızın ötesinde Dünya Kupasına erken veda ettik.
Üzüldük, Türkiye için erken veda beklenmedik bir son. En azından bu gruptan çıkarız diye benim gibi düşünen çok olmuştur.
Milli Takımın kötü futbol oynadığını düşünmüyorum.
Çok iyi ayaklara sahip istendiğinde sık pozisyon bulan bir takıma sahibiz.
Amma kim ne derse desin son vuruşu yapabilen, fileleri havalandırabilen bir golcü eksiğimiz var. Türk futbolunda bir marka golcümüz yok. Evet orsa saha oyuncumuz çok hatta kupaya gitme başarımız onlar sayesinde desem yalan olmaz. Amma gol atabilen bir oyuncu eksiğimiz var.
İnşallah bu Dünya Kupası bize ders olur ve hayal kurduğumuz o başarılı futbola, sonuç getiren oyuna gelecekte kavuşuruz.
Gruptaki son maçımız ev sahibi ABD ile. 26 Haziran Cuma günü oynanacak mücadelenin başlama saat 05:00.
Kendimiz gibi oynayamadığımız bu Dünya Kupasını bir an önce geride bırakarak yeni döneme geleceğimize konsantre olmalıyız. Bu ülke daha iyi başarıları hep hak etti ve pek hak etmeye devam edecek.
Saygılarımla.




