Balıkesir ili, Türkiye’nin nadir şehirlerinden biri. Aynı anda tarımı, turizmi ve sanayiyi konuşabilecek bir coğrafyaya sahip. Bu zenginlik, doğru adımlar atıldığında şehre uzun vadeli bir güç kazandırabilecek potansiyel sunuyor.
Son yıllarda Balıkesir’in büyüme hızında ve nüfus hareketliliğinde belirgin değişimler görülüyor. Bu değişim, beraberinde yeni ihtiyaçları ve yeni fırsatları getiriyor. Planlı gelişim, şehir yaşamının kalitesini artıracak en önemli unsur olarak öne çıkıyor. Balıkesir’in yönünü belirlemek, sadece bugünü değil yarını da düşünmek anlamına geliyor. Bu şehir, sahip olduğu değerlerle geleceğe umutla bakabilecek bir altyapıya sahip.
Balıkesir İli Susarsa
Kim Konuşacak?
Şehirler yalnızca binalarla değil, fikir-lerle de büyür. Balıkesir ili, her kesimden insanın düşüncesine ev sahipliği yapan zengin bir toplumsal yapıya sahip. Yerel meselelerin konuşulması, ortak aklın oluşmasına katkı sağlar. Bu paylaşımlar, şehre dair farkındalığı artırır ve birlikte hareket etme kültürünü güçlendirir. Balıkesir’in sesi, mahallelerde, köylerde, sokaklarda zaten var. Bu seslerin bir araya gelmesi, şehrin geleceğine dair daha sağlıklı adımların atılmasına yardımcı olur.
Balıkesir İli
Sahipsiz Değil Ama!
Balıkesir ili, tarih boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan köklü bir şehir olmuştur. Bu köklülük, şehirle kurulan bağın da ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Balıkesir’i sahiplenen insanlar, bu şehri yaşatan en önemli unsurdur. Esnafından çiftçisine, öğrencisinden emeklisine kadar herkes bu bütünün bir parçasıdır. Bir şehrin gerçek gücü, sahip çıkanlarının sayısıyla ölçülür. Balıkesir bu açıdan güçlü ve canlı bir yapıya sahiptir.
Balıkesir İli’nde
Değişmeyen Alışkanlıklar
Her şehir, zamanla kendine özgü alışkanlıklar geliştirir. Balıkesir’in alışkanlıkları da bu şehrin kimliğinin bir parçasıdır. Komşuluk ilişkileri, dayanışma kültürü ve birlikte hareket etme refleksi Balıkesir’de hâlâ canlıdır. Bu değerler, değişimin en sağlam zeminini oluşturur.
Gelenekle yeniyi dengede tutmak, Balıkesir’in geleceği açısından önemli bir avantajdır. Bu denge, şehri hem köklerine bağlı hem de yeniliğe açık kılar.
Balıkesir İli İçin Bir Çift Söz
Balıkesir, anlatılacak çok hikâyesi olan bir şehir. Doğası, insanı, üretimi ve yaşam tarzıyla kendine has bir dili var.
Bu şehir için söylenen her söz, aslında ortak bir sevginin yansımasıdır. Balıkesir’i daha iyi tanımak ve anlatmak, bu sevginin doğal bir sonucudur.
Geleceğe dair umut, Balıkesir’in en güçlü yanlarından biridir. Bu umut, şehrin yarınlarını şekillendiren en değerli kaynaktır.
-*-*-*
MARTILAR NEDEN GECELERİ DE BAĞIRIP UÇUYOR?
Balıkesir’de son yıllarda geceleri gökyüzünde daha fazla martı görülüyor. Gündüz alışık olduğumuz bu kuşların gece de uçması ve yüksek sesle bağırması, kentte yaşayan birçok kişinin dikkatini çekiyor. Bu durum, rastlantı değil; şehir yaşamının doğal dengeyi değiştirmesinin bir sonucu.
Martılar aslında gündüzcü kuşlardır. Doğal ortamlarında geceyi dinlenerek geçirirler. Ancak kentleşmeyle birlikte bu düzen bozulmuştur. Özellikle sahil kesimleri, limanlar ve yerleşim alanları geceleri yoğun şekilde aydınlatılmaktadır. Yapay ışık, martıların yön bulmasını kolaylaştırmakta ve biyolojik saatlerini etkilemektedir. Gece, martılar için karanlık olmaktan çıkmaktadır.
Besin kaynakları da önemli bir etkendir. Açık çöp alanları, balıkçı tekneleri ve insan faaliyetleri martılar için günün her saatinde yiyecek imkânı sunmaktadır. Gıdanın gece de ulaşılabilir olması, martıların dinlenme süresini kısaltmakta ve hareket hâlinde kalmalarına neden olmaktadır.
Martıların gece aktif olmasının bir diğer nedeni şehir gürültüsüne uyum sağlamalarıdır. Zamanla insan sesi, araç trafiği ve yapay çevreye alışan martılar, diğer kuş türlerine kıyasla daha esnek bir yaşam biçimi geliştirmiştir. Bu nedenle serçe, kumru ve güvercinler geceleri ortadan kaybolurken martılar kentte kalmayı sürdürmektedir.
Martılar uyumaz mı sorusu sıkça sorulmaktadır. Martılar elbette uyur; ancak bu uyku kısa süreli ve kesintilidir. Uzun ve derin bir gece uykusu yerine gün içine yayılmış dinlenme aralıklarıyla enerji toplarlar.
Balıkesir’de geceleri uçan martılar, doğadan çok şehir düzeninin bir yansımasıdır. Yapay ışık, sürekli besin ve insan merkezli yaşam, kuşların davranışlarını da değiştirmektedir. Bu tablo, kent yaşamının sadece insanları değil, doğayı da yeniden şekillendirdiğini göstermektedir.
ÜNLÜ DÜŞÜNÜRLER NE DEMEK İSTİYOR?
Sokrates “Sorgulanmamış hayat yaşanmaya değmez” derken, insanın düşünmeden sürdürdüğü bir ömrün başkalarının çizdiği sınırlar içinde kalacağını hatırlatır; Platon’a göre bilgi erdemdir çünkü doğruyu bilmeyen doğruyu yaşayamaz; Aristoteles mutluluğun bir hedef değil, doğru yaşamanın sonucu olduğunu söylerken bize acele etmemeyi öğretir; Konfüçyüs ilerlemenin hızla değil vazgeçmemekle ilgili olduğunu hatırlatır; Descartes düşünceyi varoluşun temeline koyarak insanı ayakta tutanın bilinç olduğunu söyler; Spinoza özgürlüğün her istediğini yapmak değil, nedenleri bilmek olduğunu vurgular; Immanuel Kant aklını kullanma cesaretini ister çünkü düşünmeyen itaat eder; Friedrich Nietzsche acının insanı ya yıktığını ya da güçlendirdiğini söyler; Jean-Jacques Rousseau insanın özgür doğup toplum içinde sınırlandığını hatırlatır; Albert Camus ise bütün bunların sonunda hayata rağmen yaşamayı seçmenin gerçek direniş olduğunu anlatır.




