Balıkesir’de eşeklerden alınan süt örnekleriyle başlayan araştırma, BAÜN’ün adını uluslararası bilim literatürüne taşıdı. Eşek sütündeki bakteriler geleceğin probiyotikleri olabilir.
Balıkesir Üniversitesi (BAÜN) Veteriner Fakültesi akademisyenlerinin imzasını taşıyan çalışma, eşek sütünden izole edilen laktik asit bakterilerinin önemli probiyotik özellikler taşıdığını bilimsel olarak ortaya koydu.
BAÜN Veteriner Fakültesi Besin Hijyeni ve Teknolojisi Bölümü akademisyenlerinden Doç. Dr. Hakan Tavşanlı, Dr. Öğr. Üyesi Nisanur Ektik Sezen, Dr. Öğr. Üyesi Tevhide Elif Güner, Prof. Dr. Osman İrfan İlhak ile BAÜN Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü akademisyenlerinden Araş. Gör. Hicret Baycar’ın imzasını taşıyan “Functional Characterization and Probiotic Properties of Lactic Acid Bacteria Isolated from Donkey Milk” başlıklı çalışma, uluslararası dergi sıralamalarında en üst dilim olan Q1 kategorisinde yer alan “Probiotics and Antimicrobial Proteins” dergisinde yayımlandı.

DOÇ. DR. HAKAN TAVŞANLI: “EŞEK SÜTÜ YENİ NESİL PROBİYOTİK
MİKROORGANİZMALAR İÇİN DOĞAL BİR KAYNAK NİTELİĞİ TAŞIYOR”
Çalışma hakkında bilgi veren Doç. Dr. Hakan Tavşanlı, Balıkesir’in Edremit ilçesindeki bir işletmeden bir yıl boyunca düzenli olarak alınan eşek sütü örneklerinden elde edilen laktik asit bakterilerinin ayrıntılı şekilde incelendiğini, araştırma kapsamında ise toplam 97 laktik asit bakterisinin izole edilerek ileri düzey MALDI-TOF MS teknolojisi ile tür düzeyinde tanımlandığını belirtti.
Doç. Dr. Hakan Tavşanlı, probiyotik özellikleri bakımından öne çıkan Lacticaseibacillus paracasei ve Lactiplantibacillus plantarum türlerine ait 33 suşun kapsamlı fonksiyonel analizlere tabi tutulduğunu belirterek, probiyotik potansiyeli belirlenen suşların Balıkesir Üniversitesinin uluslararası kısaltması olan “BAUN” koduyla adlandırıldığını söyledi. Bu sayede geliştirilen özgün bakteri koleksiyonunun Balıkesir Üniversitesinin adını uluslararası bilimsel literatüre taşıyan önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.
Araştırmada seçilen bakterin mide asidine ve safra tuzlarına dayanıklılık gösterdiği, hücre yüzeyine tutunma potansiyeline sahip olduğu, yüksek düzeyde ekzopolisakkarit (EPS) üretebildiği ve çeşitli gıda kaynaklı patojen bakterilere karşı antimikrobiyal aktivite sergilediği tespit edildiğini belirten Doç. Dr. Hakan Tavşanlı, ayrıca tüm izolatların hemolitik aktivite göstermemesi ve DNaz negatif bulunmasının güvenlik açısından önemli bir ön değerlendirme sonucu olduğunu ifade etti.
Doç. Dr. Hakan Tavşanlı, araştırma sonuçlarının eşek sütünün yalnızca besin değeri yüksek bir süt kaynağı olmadığını, aynı zamanda yeni nesil probiyotik mikroorganizmalar için doğal bir rezervuar olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, elde edilen bulguların fonksiyonel gıda geliştirilmesi, probiyotik ürün üretimi, gıda güvenliği ve veteriner halk sağlığı alanlarında yürütülecek gelecekteki çalışmalara önemli bilimsel katkılar sağlayacağını ifade etti.








