EĞİTİM- BİR-SEN Balıkesir 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Çabuk 2021-2022 eğitim-öğretim yılının birinci döneminin, kronik sorunlara çözüm üretilmeden, okulların temizlik ve güvenlik personeli ihtiyacı giderilmeden, meslek kanunuyla ilgili beklentilerin karşılanmadan sona erdiğini bir dönem olduğunu söyledi.

EĞİTİM- BİR-SEN Balıkesir 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Çabuk yaptığı yazılı bir açıklama ile 2021-2022 eğitim-öğretim yılının birinci dönemini değerlendirdi. Açıklamasında bu döneminde kronik sorunların çözüm bulmadığı ve beklentilerin karşılanmadı bir dönem olduğunu belirten Çabuk, her şeye rağmen eğitim-öğretimden vazgeçilmemesinin doğru bir karar olduğunu ifade etti.

Ayrıca Öğretmenlik Meslek Kanunu beklentileri karşılayacak şekilde çıkarılması gerektiğini belirten Çabuk, eğitim camiasının yaşadığı tüm sorunları şu şekilde anlattı: “Meslek kanununun Meclis’e sevk edilen hâliyle beklentileri karşılamaktan uzak oluşu eğitimcileri hayal kırıklığına uğratmıştır.

Öğretmenlik Meslek Kanunu, öğretmenliği bütün boyutlarıyla ele almalı, her açıdan yapılandırmalı, sadece kariyere hapsetmemeli; öğretmenlerin sosyal ve mali haklarını geliştirmelidir.

 

KRONİK SORUNLARA KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİDİR

Sözleşmeli ve ücretli öğretmenliğe son verilmemesi, öğretmen atamalarında mülakatın kaldırılmaması, istihdamda güçlük çekilen bölgelerde görev yapan eğitim çalışanlarına ilave teşviklerin verilmemesi, birim ek ders ücret miktarının düşüklüğü, eğitim kurumu yöneticiliğinde özlük haklarını ve yetkileri geliştiren kariyer odaklı sürdürebilir bir sistemin halen hayata geçirilememesi, eğitimin rehberlik ayağının eksikliği, öğretmenleri şiddete karşı koruyacak bir yasal düzenlemenin çıkarılamaması, öğretmenlerin yer değişikliği taleplerinin karşılanmamasının doğurduğu mağduriyetler, okulların ödenek ihtiyacı ve yardımcı personel istihdamı gibi sorunlar konusunda ivedi çözümler beklenmektedir.

Sözleşmeli istihdam sonlandırılmalı, ücretli öğretmenlikten vazgeçilmelidir

Eğitim çalışanlarının haklı taleplerine, geçerli mazeretlerine duyarsız kalınarak ortaya atılan politikalar, eğitimcilerin moral ve motivasyonunu bozmaktadır. Eğitimde verimlilik ve kalite isteniyorsa sözleşmeli istihdam sonlandırılmalı, ücretli öğretmenlikten vazgeçilmelidir.

 

EĞİTİM ÇALIŞANLARINA YÖNELİK ŞİDDETİ

ÖNLEYECEK CAYDIRICI TEDBİRLER ALINMALIDIR

Eğitim-öğretim hizmeti sunumu esnasında veya bu hizmetten kaynaklanan nedenlerle eğitim çalışanlarına karşı cebir, şiddet veya tehdit kullanan kişilerin cezalandırılması; eğitim kurumlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçunun tutuklama nedeni varsayılan suçlardan sayılması ve eğitim çalışanlarına karşı işlenen suçlar sebebiyle ceza hukuku kapsamında yürütülmekte olan işlemlerde ve davalarda personelin talebi üzerine Millî Eğitim Bakanlığı’nın hukuki yardımda bulunması noktasında düzenleme yapılmalıdır.

 

EĞİTİM KURUMU YÖNETİCİLİĞİ İKİNCİL

GÖREV OLMAKTAN ÇIKARILMALIDIR

Eğitim kurumu yöneticiliğinin eğitim liderliğine dönüştürülmesi, yöneticiliğin profesyonel bir meslek olarak ele alınarak ‘ikincil görev’ ve ‘görevlendirme’ kapsamından çıkarılarak kadro unvanlı bir uzmanlık mesleği hâline getirilmesiyle mümkündür. Eğitim kurumu yöneticilerinin bir eğitim ve okul lideri olarak inisiyatif alanları genişletilmeli, mevzuat kuşatmasından kurtarılmalı, bürokratik rolleri azaltılmalı, yetkilendirilip güçlendirilerek eğitim-öğretimle ilgili rolleri öne çıkarılmalıdır.

 

OKUL BAZLI ÖDENEK UYGULAMASINA GEÇİLMELİ,

TEMİZLİK VE GÜVENLİK PERSONELİ YETERSİZLİĞİ GİDERİLMELİDİR

Okulların kendi kullanımlarına sunulmuş herhangi bir ödenekleri olmadığından personel açığı sorunu kalıcı olarak çözülememektedir. Okul yöneticilerinin, eğitim çalışanlarının okulları açık tutmak için verdiği mücadele, bürokratik engellere, kırtasiyeciliğe ve ödenek yoksunluklarına kurban edilmemelidir. Bu sorunun kökten çözümü için okul bazlı ödenek tahsis edilmeli, personel dışı cari harcamaların yönetilmesi için ödeneklerin doğrudan okul yönetimleri tarafından kullanılması sağlanmalı; okulların temizlik ve güvenlik personeli ihtiyacı bir an önce karşılanmalıdır.”

 

ÖĞRETMEN ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME SÜREÇLERİ

MAĞDURİYETE NEDEN OLMAMALIDIR

Öte yandan Başkan Çabuk, öğretmenlerin yer değiştirme ve atamada yaşadığı sorunların motivasyon kaybına neden olduğunu söyledi. Çabuk; sözlerine şu şekilde sürdürdü: “Öğretmen atama ve yer değiştirme iş ve işlemlerinde eğitim ve öğretim faaliyetlerini sekteye uğratacak düzeydeki eksiklikler, mevzuattaki yetersizlikler, öğretmenlerin yer değişikliği taleplerinin karşılanamamasına, mağdur olmalarının yanı sıra çalışma barışının bozulmasına ve motivasyon kaybına neden olmaktadır. Dezavantajlı ve elverişsiz şartların hüküm sürdüğü yerleşim yerlerinde görev yapan eğitim çalışanlarına yönelik gönüllülüğü esas alacak tedbirlerin alınması, rasyonel atama ve yer değiştirme sistemlerinin kurulması, eğitimcilerin en büyük beklentilerindendir.

 

GENEL İDARE HİZMETLERİ VE YARDIMCI HİZMETLER SINIFI

ÇALIŞANLARININ MALİ VE ÖZLÜK HAKLARI İYİLEŞTİRİLMELİDİR

Eğitimin kalitesi için ter döken memur ve hizmetli çalışanlarımızın mali ve özlük hakları iyileştirilmelidir. Millî Eğitim Bakanlığı kadrolarında Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Teknik Hizmetler Sınıfı, Yardımcı Hizmetler Sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında çalışanların eğitim-öğretim hizmetinin aksamadan en etkin şekilde yürütülmesi için emek sarf ettiği gerçeği görülmelidir. Bu çerçevede, hazırlık ödeneği, öğretmenlerle birlikte eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde emek sarf eden Millî Eğitim Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında görevli tüm hizmet sınıflarındaki eğitim çalışanlarına da ödenmelidir.

 

GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ

TAKVİMİ BİR AN ÖNCE YAYIMLANMALIDIR

Memur ve hizmetliler başta olmak üzere, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Teknik Hizmetler Sınıfı, Yardımcı Hizmetler Sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında yer alan eğitim çalışanlarının liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde mesleki ilerlemelerini sağlayan en önemli araçlardan biri olan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları konusunda Bakanlık somut adım atmalı, sınav ve atama takvimi, Bakanlık çalışma takvimine alınarak belirsizlik giderilmelidir.

Eğitim-Bir-Sen olarak, yarıyıl tatilinin öğrencilerimiz için bir dinlenme dönemi olmasını temenni ediyor; eğitim çalışanlarına, salgının gölgesinde geçen eğitim-öğretim dönemi için verdikleri emeklerden dolayı teşekkür ediyoruz.”




KAYNAK: İHA