İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, mevcut ekonomik programı sert sözlerle eleştirerek Türkiye ekonomisinin “3P” olarak tanımladığı üç yanlış yaklaşımın kıskacında olduğunu söyledi. Dalgın, çözümün ise “bolluk ve hareket programı” adını verdikleri yeni ekonomik modelde olduğunu vurguladı.
İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, ekonomi politikalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin mevcut programla ilerleyemeyeceğini savunarak dikkat çeken bir kavram ortaya koydu. Dalgın, Türkiye ekonomisinin “3P” anlayışı nedeniyle çıkmaza sürüklendiğini ifade etti.
“Türkiye bugün benim ‘3P’ dediğim bir anlayışa esir edilmiş durumda” diyen Dalgın, bu üç yaklaşımı Polyannacılık, Pansumancılık ve Popülizm olarak sıraladı.
“POLYANNACILIĞI BIRAKMAMIZ LAZIM”
Ekonomik programın başarılı olduğu yönündeki açıklamaların gerçekçi olmadığını belirten Dalgın, şunları söyledi: “Bir Polyanna ekibi var; ‘Program çalışıyor, bir şey olmadı, olmayacak’ deniyor. Bu doğru değil. Program savaş öncesinde de çalışmıyordu, şimdi çok daha zor şartlarla karşı karşıya. Polyannacılığı bir kenara bırakmamız gerekiyor.”

“SORUN PANSUMANLA ÇÖZÜLMEZ”
Mevcut programın küçük düzenlemelerle düzeltilemeyeceğini savunan Dalgın, ikinci “P”yi şöyle anlattı: “Pansumancılar diyor ki ‘Program iyi ama ucunu kenarını düzeltelim.’ Hayır, mesele bu değil. Program baştan sorunluydu, artık uygulanamaz hale geldiği de açık. Revizyon değil, köklü değişim gerekiyor.”
“POPÜLİZM EKONOMİYİ DAHA DA BOZUYOR”
Dalgın’a göre üçüncü büyük sorun ise popülist ekonomi politikaları: “Açık artırmaya girer gibi para dağıtma vaatleriyle ekonomi yönetilmez. Popülizmi reddedip gerçekçi bir ekonomik program ortaya koymak zorundayız.”
İYİ Parti’nin üzerinde çalıştığı yeni ekonomik modele de değinen Dalgın, çözümün üretim odaklı bir yaklaşım olduğunu söyledi: “Biz buna bolluk ve hareket programı diyoruz. Talebi baskılamak yerine arzı artırmayı hedefleyen bir modele ihtiyaç var. Çiftçinin, tüccarın, sanayicinin ve hizmet sektörünün üretimini artırmadan enflasyonu düşüremezsiniz. Türkiye’nin yeni bir ekonomik programa ihtiyacı var.”
KÜRESEL GERİLİM EKONOMİYİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Öte yandan ABD-İsrail-İran hattındaki gelişmeleri de değerlendiren Dalgın, küresel risklerin Türkiye ekonomisini dört ana kanaldan etkilediğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın “stratejik muğlaklık” politikası izlediğini belirten Dalgın, şu değerlendirmeyi yaptı: “Trump üç baskı arasında: piyasaların tepkisi, savaş kapasitesinin maliyeti ve yaklaşan ara seçimler. Petrol fiyatları, borsalar ve benzin fiyatları Amerikan siyaseti için alarm niteliğinde. Bu yüzden sürekli kısa vadeli çözüm mesajları veriyor.”
Türkiye’nin günlük yaklaşık 1 milyon varil petrol tükettiğine dikkat çeken Dalgın, enerji fiyatlarındaki artışın zincirleme etki yarattığını söyledi: “Akaryakıta gelen her zam iğneden ipliğe her şeyi etkiliyor. Bu durum hem cari açığı büyütüyor hem vatandaşın cebinden çıkan parayı artırıyor hem de büyümeyi aşağı çekiyor. Enflasyonu yukarı iten bir tabloyla karşı karşıyayız.”
GÜBRE KORİDORU ÖNERİSİ
Ayrıca tedarik zincirindeki kırılmaların özellikle tarımı tehdit ettiğini belirten İYİ Parti Milletvekili Burak Dalgın, Rusya-Ukrayna savaşındaki tahıl koridoruna benzer bir model önerdiklerini açıkladı: “Çiftçinin üretime devam edebilmesi için hızlı şekilde bir gübre koridoru kurulmalı. Gübreye erişim sağlanamazsa üretim düşer, bu da doğrudan enflasyona yansır.”
Finansman maliyetlerinin yükseldiğini, yatırım iştahının azaldığını ve turizm gelirlerinde risk oluştuğunu belirten Dalgın, Türkiye’nin en büyük tehlikesinin stagflasyon olduğunu söyledi:
“Düşük büyüme ve yüksek enflasyon birleşirse ekonominin başına gelebilecek en kötü senaryo ortaya çıkar. Biz bu konuda sürekli uyarıyoruz.”
HÜKÜMETE ÇAĞRI: “İNSANLARA YOL HARİTASI ANLATIN”
Son olarak ekonomi yönetiminin belirsizliği ortadan kaldırması gerektiğini dile getiren Dalgın, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir şey olmuyor demekle sorun ortadan kalkmıyor. İnsanlara senaryo anlatılması lazım. Program hızlı biterse ne yapılacak, uzarsa hangi tedbirler alınacak, işler kötüleşirse plan ne olacak? Ekonomide güven ancak böyle sağlanır.”
Dalgın, akaryakıtta vergi düzenlemesi, belirli sektörlerde KDV indirimi ve ekonomik programın kapsamlı biçimde yenilenmesinin kısa vadede atılması gereken adımlar arasında olduğunu sözlerine ekledi.








