Yaz geldi mi Balıkesir’in ormanları, zeytinlikleri, tarlaları ayrı bir güzellik kazanıyor. Ama sıcak havalarla birlikte yangın tehlikesi de artıyor.
Geçtiğimiz günlerde Balıkesir’de yaşanan yangınlar hepimizi bir kez daha endişelendirdi. 27 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında farklı bölgelerde toplam 16 yangın çıktı. Yangınların bazıları ormanlarda, bazıları da zeytinlik ve tarım arazilerinde meydana geldi.
En dikkat çeken yangınlardan biri Gömeç’te yaşandı. Kaynak makinesi kullanılırken başlayan yangın, kuvvetli rüzgârın da etkisiyle kısa sürede büyüdü. Alevler birçok mahalleyi etkiledi. Evler, ahırlar, tarlalar, bahçeler ve zeytinlikler zarar gördü.
Altınoluk’ta çıkan yangında ise alevler yerleşim yerlerine kadar yaklaştı. Marmara’da bahçe temizliği sırasında çıkan yangın da kısa sürede büyüyerek çevrede korku yaşanmasına neden oldu.
Bütün bu yangınlarda ortak bir nokta var: Dikkatsizlik.
Bazen bir kaynak makinesinden çıkan kıvılcım, bazen bahçede yakılan küçük bir ateş büyük bir yangına dönüşebiliyor. Özellikle rüzgârlı ve sıcak havalarda ateşin şakası olmuyor.
Yangınlarda ekipler büyük bir mücadele verdi. İtfaiyeden orman ekiplerine, belediyelerden gönüllülere kadar birçok kişi söndürme çalışmalarına katıldı. Bölge halkı da ekiplerin yanında oldu.
Ama burada asıl önemli olan yangın çıktıktan sonra söndürmek değil, yangının çıkmasını engellemek.
Havalar çok sıcak. Bu yüzden hepimizin daha dikkatli olması gerekiyor. Bahçe temizliği yaparken, kaynak işi yaparken veya ateşle uğraşırken iki kere düşünmek lazım.
Çünkü yanan sadece ağaç değil.
Bir zeytin ağacı yıllarca emek istiyor. Bir tarla bir ailenin geçim kaynağı olabiliyor. Bir ormanın kendine gelmesi ise yıllar sürüyor.
Kısacası, “Bana bir şey olmaz” demeyelim.
Biraz dikkat edelim, çevremize sahip çıkalım. Çünkü Balıkesir hepimizin. Orman da bizim, zeytinlik de bizim, tarla da bizim.
Bir kıvılcımın nelere yol açabileceğini artık hepimiz biliyoruz.





