Gelecekte ülke nüfusunun yaşlanma tehlikesi nicedir bilindiği için Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan sık sık “3 çocuk yapın” diye sesleniyor gençlere…
Ama bırakın 3 çocuğu, artık ideal 2 çocuktan çoktan vazgeçti Türk ailesi.
1 çocuk bulursanız amenna.
Çocuksuz evlilikler ve dahası artık giderek azalan evlenmeler…
Sebebi her gün içinde bulunduğumuz yaşam koşulları değil mi?..
Bir çocuk yetiştirmenin; geçiniz, ev kurmanın; geçiniz, evlenebilmenin; maliyeti ve maddi boyutu tasviri imkansız bir zorluk tablosu çiziyor.
Her gece uyuyup her sabah uyandığımızda gözaltı operasyonları ile gündem tümüyle yargıya endekslenmiş ve butlan sakızı da ülkenin kucağına bırakılmışken, memleketi düşünenler, memleket için dertlenenler biraz olsun konuştukları an “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla yaka paça alınıp götürülüyor ya maalesef…
Cumhuriyet aleyhine konuşursan, Atatürk’e dil uzatırsan, memlekette tarikatları övüp kadınları aşağılarsan hiç sorun olmuyor da memleketin sorunlarını dile getirip sert eleştiri yaptın mı bir tahammülsüzlük sormayın gitsin.
Velhasıl dağıtmayalım konuyu.
Ciddi ciddi araştırmışlar.
Türkiye’de artık ortalama bir evin fiyatı 4.8 milyon olarak kabul edilmiş.
Buna göre bir ailenin toplam 12,6 yıllık gelirini biriktirmesi gerekiyormuş o evi alabilmek için.
Tasarruf değil, toplam geliri biriktirecekler.
Ev sahibi olacaklar.
Hiç yemeyecekler, 1 kuruş harcamayacaklar… 12 buçuk yıl her kazandıklarını kumbaraya atacaklar; ancak orta karar bir ev.
Ört ki ölem vaziyetidir bu.
Devlet memurları 20-30 yıl önce emekli olduklarında bugüne kıyasla çok iyi ikramiye alıyorlardı.
Alıyorlardı çünkü kendimizden biliyoruz, en azından babamız, annemiz memuriyetten emekli olduklarında araba alacak bir ikramiyeleri olmuştu.
Şimdi emekli olan 1.derece memur; emekli ikramiyesi ile alabiliyor mu küçücük bir ev?
Orta halli bir memur en ucuz yerli otoyu alabiliyor mu üstüne borçlanmadan?..
Ev almak hayal. Otomobil hayal.
Miras veya piyangodan bir kaynak yoksa hayal kırıklığı ve mutsuzlukla dolu yaşamlar.
3 çocuğu geçiniz, evlilikler azalacak…
Geçim zorlaştıkça hayaller bir bir yok oluyor.
Türkiye’nin ilk gündemi ekonomi olmalı.
Vatandaşın hali olmalı.
Ama gündemin kendisi operasyon haline döndü.
Vatandaş kendi haline terk.
Ört ki ölem vaziyeti ıssızlığın ortasında.
Ekonomistler bir de ne diyor okuyor ve dinliyorsunuz:
Sonbahar ve kış daha kötü geçecek.
Yani…
Ölmüşüz ağlayanımız yok aşaması.





