Dünya değişti.
Hiçbir şey eskisi gibi değil.
Eskiden çocuğunuzu komşunuza emanet edip dışarı çıkardınız.
Şimdi farklı bir çağdayız.
Teknoloji çağı.
Çocuklarımızın güvenlik kontrolü daha farklı yollarla takip edileceği bir çağdayız.
Çocuk psikolojisi diye bir gerçek var.
Çevremde kimi görsem çocuğunu psikoloğa götürüyor.
Ya sınav kaygısı ya oyun bağımlısı ya da insan içine girmeyen çekingen kaygıları olan çocuklarımız var.
Oysa eskiden böyle problemler yoktu varsa bile bu kadar çok değildi.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen silahlı saldırılar gerçekten tüyler ürpertici bir durum.
Ölen yavrularımıza, öğretmenlerimize Allah’tan rahmet ailelerine ve sevenlerine sabırlar diliyorum.
Ortaokul çağında bir çocuğun yaşamında neler olmuş olabilir ki silahla akranlarını, öğretmenlerini hedef gözetmeden insanları öldürebilsin.
Ayrıca bu çocuklar bu silahlara nasıl bu kadar kolay ulaşabiliyor.
Bir diğer soru ise okullar da gerçekten bir güvenlik sorunumu var.
Bunların hepsi toplumsal bir sorun.
Çözüm için tek noktaya yönelmek yanlış kanısındayım.
Özellikle sanal oyunlara erişimde 15 yaş altına e-devlet üzerinden onay, 15-18 yaş aralığına ise erişimi sınırlanma getirileceği konuşuluyor. Peki bu iş için biraz geç kalınmadı mı?
Dijital çağda çocukların silahla adam öldürdükleri, katliam yaptıkları bu oyunların çoğalması ve bunun denetim mekanizmasının olmaması yanlış değil mi?
Bu olayların arkası da iyi incelenmeli. Gerekirse ekipler kurulmalı. Çocuklarımızı yönlendiren terör örgütleri ya da Türkiye’yi sevmeyenler bu işin arakasında olabilir.
Bir dönem mavi balina oyunu vardı. Bu işlerin arkasından ona benzer bir şey de çıkabilir.
Tek bir olay olsa münferit der geçersiniz.
Şanlıurfa’nın arkasında Kahramanmaraş’ta bir olay ardından Mersin’de bir öğrencide silah bulunması. Yahu akıl alır gibi değil. Bu çocuklar daha ortaokul ve lise çağı. Üniversite bile değil.
Reşit bile değil.
Tüm bunların yanında bu çocukların yetiştiği aile yapısını da incelenmeli.
Ailesi fakir mi zengin mi, çocukla ilgili mi ilgisiz mi, çevresel faktörler hepsi incelenmeli.
Ayrıca okullarda güvenlikler bu olaylardan sonra kesinlikle arttırılmalı.
Ve bu iş okulun üzerine atarak okul aile birliği çözsün modeliyle olmamalı.
Burada en önemli iş devletten ziyade bence anne babalara düşüyor.
Çocuğunuza göz kulak olmalısınız.
Kimle geziyor, kimle dışarıya çıkıyor, kiminle mesajlaşıyor, hangi oyunları oynuyor bunlar ile yakından haberdar olmalısınız.
Evde anne babasının ilgisindeki, gözetimindeki, takibindeki çocukların bu tarz olaylara karışması çok zor olacaktır. Daha da yazmak istediğim konular var amma yayın yasağı bulunuyor.
Ben sadece bu olayları görmezden gelmek istemedim. Toplumu uyarmak ve bu konular da hassas bir şekilde dikkat çekmek istedim.
Saygılarımla.





