Ekonomik koşulların iyileşmemesi ve artan enflasyon sonucu yaşamın giderek zorlaşması sonrası Balıkesir’de emekliler meydanlara inerek, yaptıkları basın açıklaması ile şartların iyileştirilmesi gerektiğini yeniden vurguladılar.
Balıkesir’de emekliler, yaşam koşullarının iyileştirilmesi, yaşadığı sorunları başta yetkili olmak üzere kamuoyuna duyurarak çözüm bulunması adına 15 günde bir yaptıkları oturma eylemlerine hız kesmeden devam ediyor.
Bu kapsamda Balıkesirli emekliler, son olarak dün Ali Hikmet Paşa Meydanı’nda bir araya geldi.
Burada yaptıkları oturma eylemi ve basın açıklamalarıyla sorunlarını haykıran emekliler, hükümetin bir an önce harekete geçmesi yönünde çağrıda bulundu.
Basın açıklamaları, ilk olarak Birleşme ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Şükrü Recep Kurtuluş’un konuşmasıyla başladı.
“Hangi enflasyon gerçek?”
Sözlerine TÜİK ile ENAG tarafından yapılan enflasyon açıklamalarına ilişkin konuşarak başlayan Kurtuluş: “TÜİK 2026 yılının ilk enflasyon verilerini açıkladı. Açıklanan rakamlar, vatandaşlın yaşadığı gerçek hayat pahalılığı ile resmi veriler arasındaki farkı bir kez daha gözler önüne serdi. TÜİK’e göre 2026 Ocak ayında Tüketici Fiyat Endeksi, aylık bazda yüzde 4,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 30,65 olarak belirlendi. Buna karşın enflasyon araştırma grubu ENAG aynı döneme ilişkin enflasyonu aylık yüzde 6,32, yıllık ise yüzde 53,42 olarak açıkladı. İki veri arasındaki büyük fark kamuoyunda hangi enflasyon gerçek sorusunu gündeme taşıdı” dedi.
TÜİK’in açıkladığı rakamlar, emekliyi fakirleştirdi
TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları üzerinden maaş zammı alan emeklilerin, düşük enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla daha da fakirleştiğine dikkat çeken Kurtuluş, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu verilerin memur ve SSK emeklilerinin maaşlarına yansıtılarak, enflasyon farkı netleştikten sonra açıklanması tamamen iktidarın tercihi ve uygulamasıdır. Temel gıda, kira, ulaştırma ve enerji harcamalarındaki artışlar cebimizi yakarken, sonuçta milyonlarca emekli TÜİK’in açıkladığı rakamlar üzerinden yapılan maaş artışıyla giderek daha da fakirleştir. Kağıt üzerinde enflasyonu talimatlarla düşüren TÜİK yöneticileri ve TÜİK’e bu talimatları verenler yargılanmalı, hesap sorulmalıdır. Emekliler Birleşme Dayanışma Derneği olarak adalet, eşitlik ve insanca yaşam mücadelesini büyütmeye devam ediyoruz, edeceğiz. Yıllarca alın yeri döken emeklilerin bugün yokluklarla sınanmasını kabul etmiyoruz. Hakkımızı biliyor, hakkımız olanı istiyoruz.”
Kurtuluş’un ardından sözü Türkiye Emekliler Derneği Balıkesir İl Temsilcisi Özdemir Kalkan aldı.
Sosyal güvenlik sisteminin yürütülmesinde bütünlük sağlanamadı
Kalkan, sözlerine ilk olarak sosyal güvenlik konusuna ilişkin konuşarak şöyle başladı: “Sosyal güvenlik, toplumun sağlık ve emeklilik haklarını güvence altına alan bir sistemdir. Kişilerin başkalarına muhtaç olmadan yaşamlarını sürdürebilmelerini amaçlayan sosyal güvenlik, anayasamızda vazgeçilmez bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve devletin en temel görevlerinden biri sayılmıştır.
Sosyal güvenlik, bireyin doğumuyla başlar ve ölümle sona ermez; geride kalan hak sahiplerine de gelir ve aylık güvencesi sağlar. Kutsal bir hak olan emeklilik, yaşlılık döneminde muhtaç olmadan yaşamın teminatı olmalıdır. Türkiye Emekliler Derneği, her düzenlemede adalet çağrısı yapmış ve intibak yoluyla emekliler arasında eşitliğin sağlanmasını savunmuştur.
Genel olarak sosyal güvenlik sistemimizin yürütülmesinde bütünlük sağlanamamıştır. Farklı statülerle yönetilen sistem, başlangıçta doğru bir planlamanın yapılmadığını göstermektedir. Aylığa hak kazanma koşulları ve aylık hesaplamalarının farklı dönemlerde değişiklik göstermesi, nimet – külfet dengesinden uzaklaşılmasına neden olmuştur.”
Tek bir hesaplama sistemine geçilmeli
Öte yandan emekli maaşlarının hesaplanmasında tek bir sisteme geçilmesi gerektiğini savunan Kalkan: “Çalışan dönemlere bakılmaksızın tek bir hesaplama sistemine geçilmeli; prim kazancı ve prim ödeme gün sayısı aynı olan sigortalılara eşit aylık ödenmelidir. Aylıklarda görülen eşitsizliklerin giderilmesi, ortak bir sorun olarak görülmeli ve yanlışlıkların birlikte düzeltilmesi, sorumluluğu paylaşılmalıdır. Kalkınma planlarında ve yıllık programlarda, aylık hesaplamalarına ilişkin iyileştirmelerin yapılacağı ve sigortalıların daha uzun süre sistemde kalmasını teşvik edecek düzenlemelere gidileceği öngörülmüştür.
Emekli aylığı hesaplama sisteminde eşitlik esas olmalıdır. Prim kazancı ve prim ödeme günü aynı olan sigortalılara eşit aylık bağlanması, her sigortalının haklı talebidir. Aylıklarda eşitliğin sağlanması için intibak dışında bir çözüm bulunmamalıdır” dedi.
İntibak, 200 sonrası emeklilere de uygulanmalıdır
Son olarak 6283 sayılı kanun ile yapılan intibakın 2000 sonrası emeklilere de uygulanması gerektiğini dile getiren Kalkan: “Türkiye Emekliler Derneği, emekli aylıklarında eşitliğin sağlanması amacıyla intibakı savunmuş ve bu doğrultuda ilk adım olarak 2000 öncesi emeklilerin intibakının yapılmasını sağlamıştır. Bu hususta emeği geçen yetkililere teşekkür ederiz. Ancak 6283 sayılı Kanun’la yapılan intibak, 2000 sonrası emeklilere de uygulanmalıdır. Söz konusu kanunun gerekçeleri, 2000 sonrası dönem için çok daha güçlü bir temele dayanmaktadır. Bu nedenle, 2000 sonrası emeklilerin intibakı yapılmalı ve her emekli geleceğe güvenle bakabilmelidir. İntibak bir zam değil, eşitliğin sağlanmasıdır; bu nedenle intibak haklı bir taleptir.
Gelecekte benzer eşitsizliklerin yaşanmaması için karma aylık hesaplama sistemini değiştirilmelidir. Sade, anlaşılır ve eşitliği esas alan yeni bir aylık hesaplama sistemine geçilmelidir. Sosyal güvenlik sisteminin en sorunlu konularından biri olan güncelleme katsayısı ve aylık bağlama oranı yeniden belirlenmelidir. Önerimiz, 2000 sonrası dönem için bir gösterge sisteminin getirilmesi ve adli bir aylık bağlama oranının yeniden düzenlenmesidir.
Sosyal güvenlik sistemimizin daha güçlü hale gelmesi, emeklilerimizin geleceğe güvenle bakması hepimizin ortak hedefidir. Bu başarı, hükümetimizle birlikte yürütülecek çalışmalarla elde edilecektir” diye konuştu.
Başkan Göçmen’den birleşme çağrısı
Açıklamalar, Tüm Emekliler Derneği Balıkesir Şube Başkanı Ali Göçmen’in konuşmasıyla devam etti. Başkan Göçmen, emeklilerin seslerini duyurabilmeleri için bir araya gelmesi gerektiğine dikkat çekerek; “Bir araya gelmediğimiz sürece hakkımızı alamayız” dedi.
Başkan Göçmen: “Emekliler yine üzüntülü hüzünlü bir bayram geçirecekler. Zamlardan nasibimizi adlık, maaşları almadan maaşlarımız eridi. Marketler, şimdiden başladı ramazan zammına.
Bizler ilgisiz, alakasız kaldık. Bir araya gelelim. Bir araya gelemeyince istedikleri gibi bizi oynatıyorlar. Önce halimize bakalım, öyle hareket edelim. Arkadaşlar, biz burada bir araya gelsek bir sandıkta dağılıyoruz. Birlikte olursak çözüm üretiriz. Ama bir araya gelemiyoruz” ifadelerine yer verdi.



