Uzmanlar, çocuklarda iştahsızlığın çoğu zaman aile tutumlarıyla ilişkili olduğunu, büyüme eğrisi normal olan çocuklar için gereksiz kaygı ve tetkiklerden kaçınılması gerektiğini vurguluyor.
Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Sinan Gültekin, çocuklarda iştahsızlığın her zaman bir hastalık belirtisi olmadığını belirterek, ebeveyn davranışlarının çocuğun beslenme alışkanlıkları üzerinde belirleyici rol oynadığını söyledi.
“Çocukta iştahsızlık, yeme isteğinin azalması ya da tamamen kaybolmasıdır” diyen Dr. Gültekin, anne ve babanın istediği kadar yemeyen her çocuğun iştahsız olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Ailelerin yaklaşık yüzde 30–40’ının çocuklarının yeterince yemediğini düşündüğünü belirten Gültekin, iştahsızlığın çocuk polikliniklerinde en sık karşılaşılan başvurulardan biri olduğunu ifade etti.
Önce büyüme değerlendirmesi yapılmalı
İştahsızlığın çocuğun büyümesini etkileyebileceğini vurgulayan Gültekin, bu nedenle öncelikle çocuğun genel durumunun değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kilo ve boyun büyüme eğrisindeki yeri ile yıllık artışın önemli olduğunu belirten Gültekin, sürekli kusma, ishal ya da kabızlık, aşırı su içme, halsizlik, karın ağrısı gibi belirtilerin varlığında altta yatan bir hastalığın araştırılması gerektiğini kaydetti.
Sağlık sorunu bulunmayan, büyüme eğrisinde sapma olmayan ve boy-kilo uyumu normal olan çocuklar için endişe edilmemesi gerektiğini dile getiren Gültekin, bu durumdaki çocuklarda gereksiz laboratuvar tetkikleri ve vitamin kullanımının yanlış olduğunun altını çizdi.
İştah birçok faktörden etkileniyor
Çocukta iştahı etkileyen faktörlere de değinen Gültekin, iştahın çocuğun gelişim evreleri, aile tutumları ve çevresel etkenlerden etkilendiğini söyledi.
Anne-babanın rolü büyük
Anne ve babanın temel görevinin çocuğa çeşitli ve sağlıklı besinleri sunmak olduğunu belirten Gültekin, “Ne zaman ve ne yiyeceğine ebeveynler karar verir, ne kadar yiyeceğine ise çocuk karar vermelidir” dedi. Ebeveynlerin sabırlı, anlayışlı ve sakin olması gerektiğini vurgulayan Gültekin, yemek sırasında göz teması kurulmasının da önemli olduğunu ifade etti.
Yemek düzeni ve ortamı önemli
Çocuğun mümkünse aileyle birlikte ve mama sandalyesinde yemek yemesi gerektiğini belirten Gültekin, çocukların söylenenden çok gördüğünü yaptığını, bu nedenle anne-babanın yemek davranışlarının tutarlı olması gerektiğini söyledi. Yemek saatlerinin düzenli olması, ara öğünlerde iştah kesici gıdalardan kaçınılması ve tatlının ödül olarak sunulmaması gerektiğini dile getiren Gültekin, yemek sırasında televizyonun kapalı olmasının önemine dikkat çekti. Zorla yedirmenin ve yemek süresinin gereksiz yere uzatılmasının olumsuz sonuçlar doğurabileceğini de sözlerine ekledi.
Porsiyonlar küçük olmalı
Çocuğun yaşına uygun küçük porsiyonlarla beslenmesi gerektiğini ifade eden Gültekin, porsiyon miktarının yaklaşık olarak çocuğun kendi yumruğu kadar olması gerektiğini söyledi. Araştırmaların büyük tabakların çocukların daha fazla yemesine neden olduğunu gösterdiğini belirten Gültekin, önemli olanın ne kadar yendiğinden çok ne yendiği olduğunu vurguladı.
Okul öncesi dönemde besin seçiciliği normal
Okul öncesi dönemde çocukların besin seçici olmasının normal olduğunu belirten Uzm. Dr. Sinan Gültekin, çocukların yeni besinleri görerek ve zamanla alışarak sevebildiğini ifade etti. Bu dönemde ısrarcı olunmaması ve yemeğin ödül olarak kullanılmaması gerektiğini söyleyen Gültekin, sebzelerin sevilmemesinin sık görüldüğünü ancak denemeye devam edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.






