1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. YABANCI TABELALAR ARASINDA KAYBOLAN TÜRKÇEMİZ

YABANCI TABELALAR ARASINDA KAYBOLAN TÜRKÇEMİZ

 

 

Geçtiğimiz günlerde Balıkesir’in sokaklarında dolaşırken dikkatimi çeken bir durum oldu.  Şehrin hangi mahallesine gidersem gideyim, karşıma yabancı kelimelerden oluşan iş yeri isimleri çıkıyordu. Kafeler, kuaförler, mağazalar, güzellik merkezleri, emlak ofisleri… Tabelalara bakıyorum; çoğunun ne anlama geldiğini vatandaşın büyük bölümü bilmiyor. Hatta bazen işyeri sahiplerinin bile kullandıkları yabancı kelimenin anlamını tam olarak bilmediklerini düşünüyorum.

Bu durum bana yıllar önce Ticaret Lisesi’nde öğrenci olduğum günleri hatırlattı. Okulumuzun müdürü rahmetli Mustafa Çağırgan’dı ve aynı zamanda  da edebiyat dersimize de girerdi. Bilgisi, kültürü ve Türkçeye olan sevgisiyle öğrenciler üzerinde iz bırakan bir eğitimciydi.

Bir gün edebiyat dersinde ülkemizdeki yabancı hayranlığından söz etmiş ve özellikle iş yerlerinde ve günlük yaşamda yabancı kelimelerin giderek yaygınlaşmasından duyduğu rahatsızlığı anlatmıştı. Hocamız, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde öğrenci olduğu yıllarda, Beyoğlu’nda yabancı isimli tabelaların çoğalmasına tepki göstermek amacıyla arkadaşlarıyla birlikte yürüyüş yapmış ve sonrasında da işyerlerini gezerek Türkçe isim önermişler.  O yıllarda yani, 1970’li yıllarda, yabancı isimler daha çok İstanbul’un belirli bölgelerinde özellikle Beyoğlu Caddesinde görülüyormuş. Rahmetli hocamız bunun kültürel bir sorun olduğunu düşünüyor ve Türkçenin korunması gerektiğini savunuyordu.

Aradan yarım asır geçti.

O gün Beyoğlu’nda protesto edilen yabancı isimler bugün sadece İstanbul’da değil, Balıkesir’de de, Anadolu’nun en küçük ilçelerinde de karşımıza çıkıyor. Bir zamanlar birkaç caddede görülen yabancı tabelalar bugün neredeyse hayatın her alanını kuşatmış durumda.

Eskiden “Yıldız Kırtasiyesi”, “Çınar Eczanesi”, “Dost Lokantası”, “Güven Market”, “Bereket Ticaret” gibi isimler görürdük. Şimdi ise “Premium”, “Concept”, “Fashion”, “Life”, “Beauty”, “Center”, “Store”, “Design”, “Cafe Lounge” gibi kelimeler sıradan hale geldi. Türkçe isim kullanan işletmeler bazen modern değilmiş gibi değerlendiriliyor.

Oysa mesele sadece bir isim meselesi değildir. Dil, bir milletin hafızasıdır. Kültürünün taşıyıcısıdır. İnsanlar önce kelimelerini kaybeder, sonra o kelimelerin taşıdığı değerleri unuturlar.

Elbette yabancı dil öğrenelim. Dünyayı tanıyalım. Uluslararası ticaret yapalım. Ancak kendi ülkemizde, kendi insanımıza hizmet veren işletmelerin Türkçe isim kullanmasından neden uzaklaşıyoruz? Neden kendi dilimizin zenginliği bize yeterli gelmiyor?

Bugün Balıkesir sokaklarında yürürken rahmetli Mustafa Çağırgan’ın yıllar önce anlattığı o Beyoğlu yürüyüşünü hatırlıyorum. O gün birkaç sokakta başlayan yabancılaşma, bugün ülkenin dört bir yanına yayılmış durumda.

Belki de yeniden düşünmeliyiz.

Çünkü kültür erozyonu bazen büyük olaylarla başlamaz. Bir tabeladaki yabancı kelimeyle başlar. Sonra başka bir tabelaya geçer. Zamanla kendi dilimizin güzelliğini fark etmez hale geliriz.

Rahmetli Mustafa Çağırgan’ın o yıllarda dile getirdiği endişelerin ne kadar haklı olduğunu bugün çok daha iyi anlıyorum. Türkçeyi korumak sadece dil meselesi değil, aynı zamanda kültürümüze, tarihimize ve kimliğimize sahip çıkma meselesidir.

 

-*-*-*

 

Motosiklet Şehri mi Olduk?

Yer Gök motosiklet

 

Son iki yıldır Balıkesir’in çarşısında yürüyen herkes aynı manzarayla karşılaşıyor. Nereye baksanız motosiklet… Kaldırımlarda motosiklet, iş yerlerinin önünde motosiklet, okul çevrelerinde motosiklet, yaya geçitlerinin yanında motosiklet… Adeta yer gök motosiklet oldu.

Sümerbank’ın arka tarafı, Ali Hikmet Paşa İlkokulu’nun önü ve arkası, Milli Kuvvetler Caddesi, Anafartalar Caddesi ve çarşının birçok noktası artık motosiklet park alanına dönüşmüş durumda. Üstelik bu parkların büyük bölümü kurallara uygun da değil. Yayaların kullanması gereken kaldırımlar motosikletlerle işgal ediliyor, dükkânların girişleri kapanıyor, engelli vatandaşların geçişleri zorlaşıyor.

Elbette motosiklet kullanımının artmasının sebepleri var. Artan yakıt fiyatları, otomobil maliyetlerinin yükselmesi, trafik yoğunluğu ve park sorunu vatandaşları daha ekonomik ve pratik bir ulaşım aracı olan motosiklete yöneltti. Bir zamanlar birkaç dakikada gidilen mesafeler artık yoğun trafik nedeniyle daha uzun sürüyor. Bu nedenle özellikle gençler ve çalışan kesim motosikleti tercih ediyor.

Ancak sorun motosiklet sayısının artması değil, kuralların giderek yok sayılmasıdır.

Bugün birçok motosiklet sürücüsünün kaldırımlardan gittiğine, ters yola girdiğine, yayaların arasından geçtiğine ve istediği yere park ettiğine tanık oluyoruz. Trafikte otomobiller için geçerli olan kuralların motosikletler için de geçerli olduğu unutuluyor. Oysa motosiklet kullanmak kurallardan muaf olmak anlamına gelmez.

Belediyeler son dönemde motosiklet park alanları oluşturmaya başladı. Bu olumlu bir adım. Ancak görünen o ki mevcut alanlar ihtiyacı karşılamıyor. Şehrin merkezinde motosikletler için daha fazla düzenli park alanına ihtiyaç var. Bunun yanında denetimlerin de artırılması gerekiyor. Çünkü kuralın olmadığı yerde düzen de olmaz.

Asıl mağdur olan ise yayalardır. Kaldırımlarda rahat yürüyemeyen yaşlılar, çocuk arabasıyla ilerlemeye çalışan anneler ve engelli vatandaşlar her gün bu düzensizliğin sıkıntısını yaşıyor. Şehirler yalnızca araçların değil, insanların da yaşam alanıdır.

Balıkesir büyüyor. Nüfus artıyor, araç sayısı çoğalıyor. Buna paralel olarak motosiklet sayısının artması da doğal. Fakat modern şehircilik anlayışı sadece araçlara yer açmak değil, herkesin hakkını koruyacak düzeni kurabilmektir.

Asıl soru şu, Balıkesir bir motosiklet şehri mi oluyor, yoksa kuralların herkes için geçerli olduğu çağdaş bir şehir olarak mı kalacak?

Bu sorunun cevabı, hem sürücülerin göstereceği duyarlılıkta hem de yerel yöneticilerin alacağı kararlarda gizlidir.

Giriş Yap

Balıkesir Birlik Gazetesi - Son Dakika , Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.