“Bir ismi yaşatmanın yolu, başka bir ismi silmek değildir”.
Balıkesir’de yıllardır halk arasında “Zağnos Paşa Meydanı” olarak bilinen, resmî adı ise “Hüseyin Baştuz Meydanı” olan alanın isminin değiştirilmesi gündemi, şehrin siyasetini bir anda karıştırdı. Bir belediye meclis üyesinin bu meydanın adının “İsmet İnönü Meydanı” olarak değiştirilmesini talep eden dilekçesi, sadece bir isim değişikliği tartışması değil; aynı zamanda “akılcı yaklaşım ile aceleci refleks arasındaki farkın” da bir göstergesi oldu.
Öncelikle şunu kabul edelim: İsmet İnönü, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli devlet adamlarından biridir. Adının bir caddeye, bir parka, bir meydana verilmesi elbette mümkündür, elbette doğaldır. Bu konuda toplumun geniş kesimlerinden bir itiraz da beklenmez.
Ancak yanlış olan, bu ismin nereye verileceği konusundaki tercihtir.
Balıkesir’in efsane belediye başkanlarından biri olan Hüseyin Baştuz’un adını taşıyan bir meydanın ismini değiştirmek, şehir hafızasında gereksiz bir kırılma yaratır. Dahası, şehirde yıllardır “Zağnos Paşa Meydanı” olarak bilinen bu alanın zaten halk arasında başka bir isimle anılıyor olması da tartışmanın ayrı bir boyutudur. Bu karmaşık algı yetmezmiş gibi, mevcut ismi tamamen değiştirip yerine İnönü’nün adını koymak, toplumda “yap–boz” duygusu yaratmaktadır.
Oysa Büyükşehir Belediyesi son yıllarda pek çok kavşak, meydan ve düzenleme çalışması yapıyor. Yeni projelerin en güzel olanlarından birine İnönü’nün adının verilmesi hem daha doğru, hem de daha saygılı olurdu. Hem İnönü’nün adı hak ettiği şekilde değer bulur, hem de şehrin mevcut hafızası zedelenmezdi. Unutmayın; Bir ismi yaşatmanın yolu, başka bir ismi silmek değildir.
Kısacası sorun İnönü ismi değil; seçilen yerin yanlış olmasıdır.
CHP’li meclis üyesinin bu dilekçesi ise maalesef partiye puan kazandırmak bir yana, tersine bir etki yarattı. Kamuoyu gerek sosyal medyada gerek şehir gündeminde bunun doğru bir adım olmadığını yüksek sesle dile getirdi. Meydanın adının Hüseyin Baştuz olduğu yönünde yapılan açıklamalar da bu hatayı telafi etmeye yetmedi. Çünkü mesele, açıklama yapmak değil, başta bu hataya düşmemekti.
Siyaset bazen küçük görünen adımlarda bile büyük etkiler üretir. Bu nedenle, özellikle isimlendirme gibi toplumun ortak hafızasını ilgilendiren konularda daha dikkatli, daha kapsayıcı, daha sağduyulu davranmak gerekir.
Balıkesir’in insanı duyarlıdır, sahiplenicidir. Şehrin meydanına, tarihine, hafızasına yapılan müdahaleyi sorgulaması da bunun göstergesidir. Tartışmanın özü işte tam olarak budur.
Lütfen; durup dururken gündem yaratmak yerine, akılcı ve toplumla uyumlu çözümler üretmek, hem siyasetçinin hem de şehrin yararınadır. İnönü’nün ismi elbette Balıkesir’de yaşatılmalıdır ama doğru yerde, doğru zamanda, doğru projeyle…
Aksi halde kaybedilen yalnızca bir isim tartışması değil; toplumla kurulan bağın kendisi olur.





