Son yıllarda Balıkesir’de en sık duyduğumuz cümlelerden biri şu:
“İlk fırsatta büyük şehre gideceğim.”
Bu söz özellikle gençlerin dilinden düşmüyor. Üniversite öğrencileri, yeni mezunlar ve hatta lise çağındaki gençler bile gelecek planlarını anlatırken çoğu zaman Balıkesir dışında bir hayat hayal ediyor.
Aslında mesele sadece Balıkesir değil. Türkiye’nin birçok şehrinde benzer bir durum yaşanıyor. Ancak Balıkesir’in sahip olduğu potansiyele rağmen gençlerini elde tutmakta zorlanması üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.
Öncelikle eğitim ve kariyer meselesi var. Balıkesir Üniversitesi her yıl binlerce genci şehre getiriyor. Fakat mezuniyet zamanı geldiğinde öğrencilerin büyük bölümü İstanbul, İzmir, Ankara ya da yurt dışındaki fırsatlara yöneliyor. Çünkü gençler eğitimden sonra kendi alanlarında iş bulabilecekleri, kariyerlerini geliştirebilecekleri bir ortam arıyor.
Balıkesir’de sanayi, tarım ve hizmet sektörleri gelişiyor olsa da birçok genç, mesleki beklentilerine uygun iş imkânlarının sınırlı olduğunu düşünüyor. Özellikle teknoloji, yazılım, tasarım, medya ve yaratıcı sektörlerde çalışan gençler için seçenekler yeterince geniş görünmüyor.
Ancak işin sadece ekonomik boyutu yok.
Gençler artık yaşadıkları şehirde sosyal hayat da istiyor. Kültürel etkinlikler, konserler, sanat merkezleri, gençlik projeleri, spor alanları ve sosyal buluşma noktaları bir şehir için en az istihdam kadar önemli hale geldi. Birçok genç için iyi bir maaş kadar, yaşadığı şehirde mutlu olabilmek de değer taşıyor.
Burada ilginç bir çelişki ortaya çıkıyor.
Balıkesir aslında birçok büyük şehrin sahip olmak istediği özelliklere sahip. Temiz hava, daha düşük yaşam maliyeti, güçlü ulaşım ağı, deniz turizmi, doğal güzellikler ve büyük şehirlerin kaosundan uzak bir yaşam sunuyor. Özellikle Ayvalık, Edremit, Akçay ve Altınoluk gibi bölgeler birçok insanın emeklilik hayalini süslüyor.
Fakat gençlerin beklentileri ile şehrin sundukları arasında hâlâ bir boşluk bulunuyor.
Öte yandan son yıllarda farklı bir eğilim de dikkat çekiyor. Büyük şehirlerdeki yüksek kira fiyatları, trafik sorunu ve yaşam maliyetleri nedeniyle bazı gençler yeniden daha yaşanabilir kentlere yönelmeye başladı. Uzaktan çalışma imkânlarının yaygınlaşması da Balıkesir gibi şehirleri daha cazip hale getiriyor.
Bu nedenle asıl soru belki de “Gençler neden Balıkesir’de kalmak istemiyor?” değildir.
Belki de sormamız gereken soru şudur:
“Balıkesir gençlerin kalmak isteyeceği bir şehir olmak için ne yapmalı?”
Eğer gençlere nitelikli iş imkanları sunulabilir, sosyal yaşam zenginleştirilebilir ve girişimcilik desteklenebilirse Balıkesir sadece göç veren bir şehir olmaktan çıkabilir.
Çünkü gençler aslında doğdukları, büyüdükleri şehirleri terk etmek istemiyor. Onlar sadece hayallerini gerçekleştirebilecekleri bir gelecek arıyor.
Balıkesir’in önündeki en büyük görev de tam olarak budur. Gençlere gitmek zorunda kalmayacakları bir gelecek sunabilmek.
BALIKESİR YATIRIM ALIYOR AMA ŞEHİR NE KADAR DEĞİŞİYOR?
Son yıllarda Balıkesir için sıkça duyduğumuz bir ifade var:
“Şehrimize milyarlarca liralık yatırım yapılıyor.”
Gerçekten de ulaşımdan sağlığa, eğitimden tarıma kadar birçok alanda yeni projeler hayata geçiriliyor. Yeni yollar açılıyor, kamu binaları yükseliyor, altyapı yatırımları devam ediyor. Açıklanan rakamlara bakıldığında Balıkesir’in önemli bir yatırım sürecinden geçtiği görülüyor.
Vatandaş bu değişimi günlük yaşamında ne kadar hissediyor?
Aslında yatırımların başarısı harcanan parayla değil, insanların hayatına dokunma gücüyle ölçülür. Bir yol yapıldığında işe gidiş süresi kısalıyor mu? Bir sağlık yatırımı yapıldığında vatandaş daha hızlı hizmet alabiliyor mu? Bir eğitim yatırımı gençlerin geleceğine katkı sağlıyor mu? Asıl cevaplanması gereken sorular bunlardır.
Bugün Balıkesir’in birçok ilçesinde yollar yenileniyor, altyapı çalışmaları sürüyor, kamu hizmetleri genişletiliyor. Ancak vatandaşın beklentisi yalnızca yeni projelerin açıklanması değil, sonuçlarını da görebilmektir.
Örneğin şehir merkezinde yaşayan bir vatandaş için önemli olan yatırımın büyüklüğü değil, trafikte geçirdiği sürenin azalıp azalmadığıdır. Bir çiftçi için açıklanan bütçe rakamlarından çok, üretim maliyetlerinin düşüp düşmediği önemlidir. Bir genç için ise yapılan yatırımın kendisine iş imkanı sağlayıp sağlamadığı belirleyicidir.
Balıkesir’in en büyük avantajlarından biri hem sanayi, hem tarım hem de turizm kenti olabilmesidir. Ancak bu avantajın gerçek güce dönüşebilmesi için yatırımların birbirini tamamlaması gerekir. Yeni yollar yapılırken üretim alanları da gelişmeli, turizm yatırımları artarken çevre korunmalı, eğitim kurumları güçlenirken gençlerin şehirde kalmasını sağlayacak istihdam alanları oluşturulmalıdır.
Zaman zaman vatandaşların dile getirdiği eleştiriler de dikkat çekiyor. Bazı projelerin tamamlanmasının uzun sürmesi, bazı hizmetlerin ilçeler arasında eşit hissedilmemesi ve günlük yaşamı doğrudan etkileyen sorunların devam etmesi yatırım algısını olumsuz etkileyebiliyor.
Oysa yatırımın en önemli sonucu vatandaşın yaşam kalitesinde görülmelidir.
Bir şehirde yollar genişlemiş ama gençler iş bulamıyorsa…
Yeni binalar yapılmış ama insanlar sosyal yaşamdan memnun değilse…
Turizm gelişiyor denilirken esnaf beklediği kazancı elde edemiyorsa…
O zaman yatırımların etkisi yeniden değerlendirilmelidir.
Balıkesir bugün önemli bir büyüme sürecinin içinde bulunuyor. Ancak bundan sonraki dönemde sadece yatırım miktarlarını konuşmak yeterli olmayacak. Vatandaş artık yapılan harcamaların günlük yaşamına ne kadar katkı sağladığını görmek istiyor.
Çünkü bir şehrin gelişmişliği açıklanan milyarlarla değil, insanların yaşam kalitesiyle ölçülür.
Belki de artık şu soruyu daha fazla sormanın zamanı gelmiştir:
Balıkesir’e ne kadar yatırım yapılıyor değil, yapılan yatırımlar Balıkesirlilerin hayatını ne kadar değiştiriyor?





