1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. GELİRKEN EKMEK GETİR

GELİRKEN EKMEK GETİR

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Aradan üç yıl geçti. Depremin enkazı temizlenip yerine yeni şehirler kuruldu. Çalışmalar hala devam ediyor. Yaralar sarılıyor, felaketin izleri silinmeye çalışılıyor. Ya gönül yaraları. Onlar silinebilecek mi? Silinmeli mi? İşte o kolay değil. Ateş düştüğü yeri yakıyor efendim. Ateş bizim ülkemize, bizim insanımızın gönlüne düştü. Zaman denilen doktorun ilacının tesirini beklemekten başka çaremiz yok.

Deprem ülkesiyiz maalesef. Bu gerçekle yüz yüze kalıyoruz bazen. Bu seferki daha acı, daha büyük. Rabbim bir daha göstermesin. Depremi unutmamak adına depremin hemen ardından gönüllerimize kazınan bir acı bir anıyı yeniden hatırlamak istiyorum.

“Ülkemiz son asrın en büyük deprem felaketiyle karşı karşıya. Yüreklerimiz yandı. Binlerce canımız yer ile yeksan oldu. Rabbim rahmetiyle, merhametiyle muamele eylesin. Binlerce insanımız yaralandı, Mevla’mız onlara en kısa zamanda şifalar versin. Yüzbinlerce insanımız evsiz, barksız kaldı, sokakta, aç ve susuz. Öyle bir felaket yaşıyoruz ki tarifi mümkün değil.

Ankara’da yaşayan İskenderunlu bir arkadaş ile konuştuk. Yakınlarını sordum. Dün gittim yanlarına. Şükür canları sağdı. Gitmeden sordum. “Bir ihtiyacınız var mı?” diye. Aldığım cevap üzdü beni. “Gelirken ekmek getir!”

“Ne var bunda?” diyebilirsiniz. Çok şey var. Açlık var, çaresizlik var. En önemlisi cümlede bir kelime eksik. Her zaman söylenen ama şimdi söylenemeyen bir kelime. “Eve gelirken…”

Ev yok. Ne acı bir durum Allah’ım! Yüzbinlerce insanımız bir anda evsiz kaldı. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de birçok kavimlerin afete, felakete uğratıldıklarından bahsediliyor. Bu felaketin onlardan farkı var mı bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa millet olarak almamız gereken çok dersler var.

“Nerede yanlış yaptık?” sorusuyla kafamızı baya bir yormamız gerekiyor. Hatalarımız çok, kusurlarımız çok. Düzelmek için titreyip kendimize dönmemiz gerekiyor. Ne varsa bizi bizden uzaklaştıran, koparan onlardan kurtulmamız gerekiyor. Ümitsizliğe, karamsarlığa düşmeden toparlanmamız, kendimize gelmemiz gerekiyor.

Kinlerimizi, öfkelerimizi, düşmanlıklarımızı bırakarak bir ve beraber olmamız gerekiyor. Felaketler, acılar birleştirir, yaklaştırır. Bu millet zor zamanlarda bir araya gelmesini bilir. Bizim inancımızda, kültürümüzde böyle bir özelliğimiz vardır. Şimdi kendimize dönmemizin zamanı.

Rabbimize binlerce şükürler olsun ki milletimiz bütün varlığıyla, bütün gücüyle deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yardımına koşuyor. Yaralar sarılmaya çalışılıyor. Ümitsizliğe, karamsarlığa gerek yok. Tek ihtiyacımız biraz sabır, bir ve beraber olmak. Yüce Allah bizden bunu istemiyor mu? Dünyada bulduklarımız dünyada kalacak elbet. Gidenlere bir bakmak lazım ne götürdüler diye. Bu yüzden kavgayı bırakıp vatan için, millet için güzel şeyler yapmayı düşünmeli.

Ey yüceler yücesi Rabbim, hayır senden, şer senden! Şerlerden hayır çıkar! Birleştir bizi! Yakınlaştır kalplerimizi! Senden başka gidecek kapımız yok! Güç ver devletimize, milletimize yardım et! Merhamet et! Daha büyük felaketlerden koru bizi! En kısa zamanda toparlanmamızı sağla! Şüphesiz ki sen her şeye kadirsin! Ol deyince olduran! Öl deyince öldüren! On deyince onduransın! Bütün sıkıntılarımızı gider ve felaha kavuştur bizi! Âmin! Ya Muin!”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
sinirli
Sinirli
GELİRKEN EKMEK GETİR
+ -
Giriş Yap

Balıkesir Birlik Gazetesi - Son Dakika , Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!