Eskiler her yağmur yağdığında ‘bereket yağıyor’ derdi.
Şu sıralar ülkemiz aşırır yağışların altında.
Birçok kentte sel ve su baskını var.
Fakat yağış şiddetli ve afet olmadığında çok faydası var.
Özellikle son yıllarda ülkemizin az yağış aldığını ve kuraklık olduğunu düşünürsek.
Tabiatın şifa dağıttığı günleri yaşıyoruz.
Hazret-i Mevlana’nın dediği gibi, “Her zorluktan sonra bir kolaylık vardır.” İşte şu günlerde yaşadığımız bereketli yağmurlar da sanki bu hikmetli sözün bir tecellisi gibi. Senelerdir hasret kaldığımız bol yağışlar, nihayet rahmet olup topraklarımıza iniyor.
Yeraltı kaynak sularımız bu bereketli yağmurları içine çekiyor.
Barajlarda yıllardır azalan su seviyeleri yavaş yavaş eski haline dönmeye başladı.
Bu durum, istikbalimiz için ne kadar ehemmiyetli, izaha hacet yok.
Her yağmur damlasının önemi var. Bazı şehirlerde yağmur suyu kanalizasyon hatları var. Yani yağmursuyu boşa akıp gitmiyor. Depolanarak tarım gibi önemli alanlarda kullanılıyor.
Bu yıl ki yağan yağmurlar çiftçimizin de yüzünü güldürecektir.
Tarlada ki bereket sofralara, sofralardaki bereket arttıkça da huzur çoğalacaktır.
Tabiat ana bazen şiddetli olabilir fakat unutmayın toprak suyla yeniden dirilir.
Gelecek nesillere temiz su, bereketli topraklar bırakma vazifemizi yerine getirmek için, bu yağmurlar bize ikinci bir fırsat veriyor. Mazide yaptığımız hataları telafi etme, istikbali daha müsait kılma imkanı sunuyor. Bu rahmet damlalarını heder etmemek, onları en verimli şekilde değerlendirmek bizim en önemli görevlerimizden birisi.
Şu hakikati unutmayalım: Tabiat, bize her zaman mesaj verir. Bazen sıkıntı, bazen sevinç dolu. Önemli olan, bu mesajları idrak edip ders çıkarmak. Bugün düşen her damla yağmur, yarın yeşerecek her filiz, bizim umudumuz, azimlerimizin meyvesi olacak.
Son olarak şunu söylemek isterim ki her damla, tarımımız için bir nimet, sanayimiz için bir destek, hayatımız için bir teminattır. Bunu unutmamak lazım.
Saygılarımla.