1. Haberler
  2. Eğitim
  3. Canbey’den “Deepfake” uyarısı!      

Canbey’den “Deepfake” uyarısı!      

featured

Yapay zeka destekli “deepfake” teknolojisinin olmayan olayları gerçekmiş gibi gösterebildiğine dikkat çeken AK Parti Balıkesir Milletvekili Dr. Mustafa Canbey; “Bir video her zaman gerçek olmayabilir. Artık bilgiye ulaşmak değil, doğru bilgiyi ayırt etmek de büyük önem taşıyor. Deepfake çağında gördüğünüze hemen inanmayın” dedi.

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nin İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen “Kamu Diplomasisi ve İletişim” konulu konferansa, AK Parti Balıkesir Milletvekili ve aynı zamanda TBMM Dış İlişkiler Komisyonu Başkan Vekili Dr. Mustafa Canbey, konuşmacı olarak katıldı.

Prof. Dr. Aziz Sancar Konferans Salonu’nda düzenlenen program; Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programın açış konuşmasını Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Boz gerçekleştirdi. Boz, konuşmasında ilmin, tecrübenin ve birlikteliğin bir araya geldiği bu programın önemine vurgu yaparak davetli konuşmacı Dr. Mustafa Canbey’in özgeçmişine ilişkin bilgiler paylaştı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programın açış konuşmasını Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Boz gerçekleştirdi. Rektörümüz konuşmasında, ilmin, tecrübenin ve birlikteliğin bir araya geldiği bu programın önemine vurgu yaparak davetli konuşmacı Dr. Mustafa Canbey’in özgeçmişine ilişkin bilgiler paylaştı.

Daha sonra konuşan AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, kamu diplomasisinin dünü, bugünü ve geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu ve Türkiye’nin bu alandaki stratejik hamlelerini ve küresel rekabetteki konumunu detaylandırdı.

KAMU DİPLOMASİSİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ

Konuşmasına kamu diplomasisi kavramının kökenlerine değinerek başlayan Mustafa Canbey, bu alanın geleneksel diplomasinin yetmediği noktalarda bir ihtiyaç olarak doğduğunu belirtti. Canbey, süreci şu sözlerle aktardı: “Değerli arkadaşlar, kamu diplomasisi aslında çok yeni bir kavram. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra geleneksel diplomasinin tek başına yeterli olmadığı, teknolojinin ve ulaşım imkanlarının hızla arttığı bir dönemde bu yeni durum ortaya çıktı. Artık dünyada sadece devletlerarası ilişkiler değil, halklarla ve hedef kitlelerle kurulan ilişkiler bir zorunluluk haline geldi. İlk kez 1965 yılında Amerika’da Edmund Gullion tarafından telaffuz edilen bu kavram, bugün tüm dünyada bilimsel bir araştırma alanı haline gelmiştir. Türkiye olarak biz bu sürece biraz geç girdik; 2011 yılında Başbakanlık bünyesinde Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü kuruldu. Bugün ise bu süreç, İletişim Başkanlığımız bünyesinde çok daha geniş bir vizyonla, devletimizin fikirlerini ve ideallerini dünyaya anlatan stratejik bir merkez olarak yönetiliyor.”

 

STRATEJİK AKTÖRLER: THY, TRT VE ANADOLU AJANSI

Türkiye’nin uluslararası alandaki imajını güçlendiren aktörlere dikkat çeken Canbey, kurumların bir ülkenin aynası olduğunu vurguladı: “Kamu diplomasisi sadece devlet kurumlarıyla değil, sivil toplum kuruluşları ve küresel şirketlerle de yürütülen bir halkla ilişkiler faaliyetidir. Mesela Türk Hava Yolları, bugün dünyada 170’ten fazla noktaya uçuş gerçekleştirerek Türkiye denildiğinde akla gelen ilk kurumlardan biri oluyor ve ülkemizin olumlu imajını pekiştiriyor. Medya ayağında ise Anadolu Ajansı ve TRT devrim niteliğinde işler yapıyor. Anadolu Ajansı bugün dünyada başka hiçbir ajansın yapamadığını yaparak 13 dilde yayın yapıyor. TRT ise 41 dilde ve lehçede dünyaya sesleniyor; TRT World ve TRT Arapça gibi amiral gemilerimiz sayesinde dünya artık bizim bölgemizdeki gelişmeleri bizim bakış açımızla izliyor. Eskiden haberleri Reuters gibi yabancı ajanslardan alırdık, haberi kim yazıyorsa mesajı o verirdi. Artık kendi haberimizi kendi perspektifimizle tüm dünyaya servis edebiliyoruz.”

 

YUMUŞAK GÜÇ: DİZİLER VE KÜLTÜREL DİPLOMASİ

Türkiye’nin “yumuşak güç” kapasitesinin en önemli unsurlarından birinin dizi sektörü olduğunu belirten Canbey, kültürel etkileşimin önemine değindi: “Joseph Nye’ın tanımladığı ‘yumuşak güç’, karşı tarafın kalbini ve gönlünü kazanabilmektir. Bugün Türkiye, dünyada en fazla dizi ihraç eden iki ülkeden biridir. Diriliş Ertuğrul’dan Muhteşem Yüzyıl’a kadar dizilerimiz dünyanın dört bir tarafında izleniyor. Yurt dışında bir restoranda karşılaştığınız bir gencin, kursa gitmeden sadece Türk dizilerini izleyerek Türkçe öğrendiğine şahit olabiliyorsunuz. Bu muazzam bir güçtür. Tıpkı Güney Kore’nin dizileriyle yaptığı gibi biz de kendi kültürümüzü ve değerlerimizi bu yolla dünyaya anlatıyoruz. Ayrıca Yunus Emre Enstitüsü ile Türkçe öğretiyor, TİKA ile Balkanlar’da kültürel mirasımızı onarıyor, YTB burslarıyla 67 farklı ülkeden öğrenciyi ülkemizde ağırlıyoruz. Bu öğrenciler yarın ülkelerine döndüklerinde başbakan, bakan ya da meclis başkanı olarak Türkiye’nin gönüllü elçileri oluyorlar.”

 

DİJİTAL ÇAĞIN TEHDİTLERİ: YAPAY ZEKA VE MANİPÜLASYON

Dijitalleşen dünyada iletişimin çift yönlü bir hal aldığını ve bu durumun yeni riskler barındırdığını ifade eden Canbey, öğrencileri uyardı: “Günümüzde artık tek taraflı bir propaganda dönemi bitti; sosyal medya ile birlikte çift yönlü ve etkileşimli bir stratejik iletişim süreci başladı. Ancak bu yeni dönem, beraberinde manipülasyon ve dezenformasyon riskini de getirdi. Yapay zeka destekli ‘Deepfake’ içerikler ve manipülasyon odaklı çalışmalar, olmayan bir şeyi varmış gibi gösterebiliyor. Türkiye’de bir kişi günde ortalama 8 saat internette vakit geçiriyor ve bunun yarısı sosyal medyada geçiyor. Bu kadar yoğun bir kullanımda, yayılan bir yalan habere anında reaksiyon göstermezseniz telafisi imkansız zararlar doğabiliyor. Bu yüzden devlet olarak her türlü önlemi alırken, siz iletişimcilerin de medya okuryazarlığı konusunda profesyonelleşmesi gerekiyor.”

 

GENÇ İLETİŞİMCİLERE GELECEK VİZYONU

Konuşmasını İletişim Fakültesi öğrencilerine tavsiyelerde bulunarak tamamlayan Mustafa Canbey, donanımlı olmanın önemini vurguladı:

“Sevgili gençler, ne iş yaparsanız yapın zamanın ruhunu anlamak zorundasınız. İletişim artık sadece fotoğraf çekmekten ibaret teknik bir alan değil; felsefesi, sosyolojisi ve psikolojisi olan derinlikli bir iştir. Önümüzdeki dönemde başarılı olmak istiyorsanız mutlaka dil bilmeli, dünyayı okumalı ve uluslararasılaşmalısınız. Sadece kendi ülkesini değil, dünyayı bilen iletişimcilere ihtiyacımız var. Bir kriz anında ya da bir kurum yönetiminde iletişimi yönetemiyorsanız başarılı olamazsınız. Kendinizi iyi yetiştirin, çünkü Türkiye’nin sahip olduğu bu genç enerji ülkemizi gelecekte çok daha iyi yerlere taşıyacaktır.”

Öte yandan programa Bandırma Kaymakamı Engin Aksakal, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Boz, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Alpaslan Serel, Prof. Dr. Ebru Kaya Mutlu ve Prof. Dr. Mehmet Emin Erçakar, Üniversite Genel Sekreteri Faruk Küçük, İletişim Fakültesi Dekanı Prof Dr. Hatice Aydın, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Ayhan, Ömer Seyfettin Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tarhan Okan, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serkan Hacıcaferoğlu, akademik ve idari personel, siyasi parti temsilcileri, basın mensupları ile öğrenciler katılım sağladı.

 

Giriş Yap

Balıkesir Birlik Gazetesi - Son Dakika , Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.