CHP Balıkesir İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Pınar Yahşi, Zübeyde Hanım’ın 103. ölüm yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, onun güçlü duruşunun Cumhuriyet değerlerinin toplumsal temelini oluşturduğunu vurguladı.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın 103. ölüm yıl dönümü dolayısıyla CHP Balıkesir İl Kadın Kolları Başkanlığı tarafından yazılı bir basın açıklaması yapıldı. CHP Balıkesir İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Pınar Yahşi’nin yaptığı açıklamada, Zübeyde Hanım’ın yaşamı, kadın kimliği, eğitime verdiği önem ve Cumhuriyet’in düşünsel temellerine yaptığı katkılar vurgulanarak, güçlü kadınların güçlü bir toplumun temelini oluşturduğu ifade edildi.
Başkan Yahşi, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi: “Zübeyde Hanım, 1857 yılında Selanik yakınlarında dünyaya geldi. Yaşadığı dönem, Osmanlı İmparatorluğu’nun çalkantılarla dolu yıllarıydı. Göçler, savaşlar, yoksulluk ve belirsizlikler içinde geçen bir hayat; ancak tüm bu zorluklara rağmen dimdik ayakta duran, güçlü bir Anadolu kadını…
Zübeyde Hanım’ın hayatı, sabrın, inancın ve ileri görüşlülüğün hikâyesidir.
Eğitime verdiği önem, onun en belirgin özelliklerinden biriydi. Dindar bir kadın olmasına rağmen, oğlu Mustafa Kemal’in çağdaş bir eğitim alması gerektiğini savundu. Mustafa Kemal’i önce mahalle mektebine göndermiş, ardından Şemsi Efendi Okulu’na yazdırarak dönemin modern eğitim anlayışını desteklemiştir. Bu tercih, Atatürk’ün akla ve bilime dayalı düşünce sisteminin temel taşlarından biri olmuştur.
Zübeyde Hanım, yalnızca Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi değil; bu topraklarda kadının direncini, aklını ve fedakârlığını temsil eden tarihsel bir değerdir. Onun yaşamı, Cumhuriyet’in hangi toplumsal zeminde filizlendiğini anlamak açısından son derece yol göstericidir. Zor zamanlarda dimdik duran, evladını vatan ve millet sevgisiyle yetiştiren, cesaretiyle, sabrıyla ve inancıyla bir ulusun kaderine yön veren kadınların simgesidir.
O, Cumhuriyet’i doğuran fikrin, bir annenin yüreğinde nasıl yeşerdiğinin en güçlü örneğidir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Beni yetiştiren anneme minnet borçluyum” sözleri, Zübeyde Hanım’ın ne denli ileri görüşlü ve güçlü bir kadın olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Mustafa Kemal’in kararlı, sorgulayan ve bağımsız kişiliğinde Zübeyde Hanım’ın güçlü karakterinin izleri açıkça görülür. Oğluna her zaman doğru bildiğinden vazgeçmemeyi, onurlu olmayı ve haksızlık karşısında susmamayı öğütlemiştir. Atatürk’ün “Benim en büyük eserim Cumhuriyet’tir” derken sergilediği özgüven ve sorumluluk bilinci, bu güçlü annelik anlayışının bir yansımasıdır.
Emperyalizme karşı yürüttüğü bağımsızlık mücadelesi, sadece bir askerî deha değil; aynı zamanda bir annenin kazandırdığı ahlaki duruşun sonucudur.
Atatürk’ün kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan devrimleri, kadınların kamusal alanda eşit yurttaşlar olarak yer almasını sağlayan reformları, Zübeyde Hanım gibi güçlü kadınların yetiştirdiği bir liderin eseridir. “Dünyada her şey kadının eseridir” sözü, yalnızca bir tespit değil; kadın emeğine verilen değerin açık bir ifadesidir.
Zübeyde Hanım, Kurtuluş Savaşı yıllarında da büyük acılar yaşamıştır. Evladını cepheden cepheye uğurlamış, vatanın işgal edildiği haberleriyle sarsılmıştır. Hiçbir zaman umudunu yitirmemiş, Mustafa Kemal’in mücadelesine olan inancını korumuştur. Ancak İzmir’in işgalden kurtuluşunu göremeden, 14 Ocak 1923’te hayata veda etmesi, onun kaderine düşen en büyük hüzünlerden biri olmuştur.
Zübeyde Hanım’ın mirasını yaşatmayı bir sorumluluk olarak görmeliyiz. Bugün Cumhuriyet değerlerini savunuyorsak, bu değerlerin temelinde Zübeyde Hanım’ın sessiz ama derin emeği vardır.
Kadın güçlü olursa toplum güçlü olur, kadın özgür olursa ülke aydınlık olur. Kadına yönelik şiddete karşı dururken, eşitlik ve adalet mücadelesi verirken, laik ve demokratik Cumhuriyet’i savunurken; yolumuzu aydınlatan tarihsel figürlerden biri Zübeyde Hanım’dır. Dün Zübeyde Hanım vardı, bugün biz varız, yarın da bu ülkenin aydınlık yüzü olan kadınlar var olmaya devam edecektir.
Zübeyde Hanım’ı anmak, geçmişe duyulan bir saygının ötesinde; kadınların özgür, eşit ve güçlü olduğu bir Türkiye için verilen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğinin ilanıdır.”





