Balıkesir’de üç eğitim sendikasına bağlı yüzlerce öğretmenler Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki olayların ardından bugün de AHP meydanında oturma eylemi yaptı. Öğretmenler kanlı kitaplar önünde giydikleri kanlı önlüklerle saldırıları protesto ederek güvenli okullar talep etti.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonuna bağlı Eğitim-İş, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonuna (KESK) bağlı Eğitim-Sen ve Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonuna bağlı Hürriyetçi Eğitim-Sen üyeleri, okullarda yaşanan şiddet olaylarına tepki gösterdi.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olayların ardından AHP Meydanında toplanan yüzlerce öğretmen kanlı kitap ve giydikleri kanlı önlüklerle okullara yapılan saldırıları protesto ettiler. Öğretmenler eğitimdeki şiddete yaptıkları oturma eylemi ile tepki gösterdiler. Eylemde konuşan sendika yöneticileri Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırırken, okullarda güvenliğin arttırılmasını istediler.
Ayrıca Balıkesir’deki bir meclis üyesinin öğretmenlere dönük provokatör paylaşımına tepki göstererek yasal sürecin başladığını duyurdular.

AYVERDİ: “GÜVENLİ OLMAYAN OKULA KİMSE ÇOCUĞUNU EMANET EDEMEZ”
Eylemde ilk olarak Hürriyetçi Eğitim-Sen adına konuşan Gökhan Ayverdi, art arda yaşanan okul saldırılarının ardından eğitim çalışanlarının kaygılarını ve eyleme yönelik karalama girişimlerine ilişkin tepkisini dile getirdi.
Gökhan Ayverdi, Şanlıurfa’daki saldırının hemen ardından Kahramanmaraş’ta yaşanan ikinci okul saldırısının kamuoyunda derin bir dehşet yarattığını belirterek eğitim çalışanları olarak ayrı bir endişe duyduklarını ifade etti. “Biz öğretmen, idareci ve personel olmanın yanı sıra aynı zamanda anne ve babayız. Sorumluluğumuzdaki öğrenciler için de kaygılanıyoruz, arkadaşlarımıza emanet ettiğimiz çocuklar için de” dedi.
Konunun yalnızca eğitimcileri değil toplumun tamamını ilgilendirdiğini vurgulayan Ayverdi, görüş ayrılıklarına karşın eğitim çalışanlarının bu tür hayati meselelerde ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Ayverdi, Balıkesir’de gerçekleştirdikleri eylemi karalamaya yönelik sosyal medya hesaplarının devreye girdiğini de belirterek bu girişimleri sert bir dille reddetti: “Kimsenin öğretmene parmak sallamaya ve eğitim camiasına göz dağı vermeye hakkı yoktur. Bu iftira kampanyalarının asıl amacının sorumlu kişilerin ihmal ve kusurlarını gözden kaçırmak olduğunu biliyoruz.
Biz her demokratik ülkede olduğu gibi hak aramaya ve sorumluları sorumlu olmaya davet etmeye devam edeceğiz. Tek önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür; cumhuriyetin kurucu değerlerini savunma ilke ve iddiamızı yeniliyoruz.”
Ayverdi açıklamasını, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri anarak tamamladı; ailelerine sabır diledi.
TARAKÇI: “ÖĞRETMENLERİ HEDEF GÖSTEREN AÇIKLAMA PROVOKASYONDUR, HUKUKİ İŞLEM BAŞLATILDI”
Eylemde daha sonra Eğitim-Sen adına bir açıklama yapan Sibel Öztürk Tarakçı, bir belediye meclis üyesinin öğretmenleri hedef gösteren açıklamasını kınadı; mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini açıkladı.
Sibel Öztürk Tarakçı bu konuda; “Eğitim emekçilerinin birleşik mücadelesi birilerini rahatsız etti. Provokasyonlar bizi yıldıramaz. Haklı ve onurlu mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.” Dedi.
Taleplerinin açık ve net olduğunu vurgulayan Tarakçı, “Güvenli eğitim, güvenceli sağlık ve istihdam, güvenceli bir yaşam istiyoruz. Bu insanca taleplerimiz karşılanana kadar alanlardayız” şeklinde konuştu.
Hem veli hem öğretmen kimliğini ön plana çıkaran Tarakçı, “Sabah bize emanet edilen çocukların akşam sağ salim evlerine dönmesini istiyoruz. Çok mu fazla bir şey istiyoruz?” diye sordu. Özgür, laik, bilimsel ve demokratik eğitim için mücadeleyi okullardaki şiddete, mobbinge ve liyakatsizliğe karşı sürdüreceklerini de ekledi.
ÇAPAR: “MAKAMDAN GÜÇ ALARAK ÖĞRETMENİ HEDEF GÖSTERMEK KABUL EDİLEMEZ”
Eylemde daha sonra Eğitim-İş Sendikası adına konuşan Aslı Çapar, okul saldırılarının ardından düzenlenen basın açıklamasında hem yaşanan şiddeti hem de öğretmenleri hedef gösteren açıklamaları sert bir dille kınadı.
Bir meclis üyesinin öğretmenleri hedef gösteren ve “okullardan atalım” içerikli sözlerine tepki gösteren Çapar, şunları söyledi: “Bu sadece bir söz değildir. Bu sorumluluk makamına yakışmayan bir tavırdır, toplumu ayrıştıran ve eğitimi zedeleyen bir dildir. Hiç kimse makamdan güç alarak öğretmeni hedef gösteremez.”
Okulların artık umudun değil korkunun mekânlarına dönüştüğünü ifade eden Çapar, “Bir ülke geleceğini korkuyla mı yazar? Bir çocuk şiddetin gölgesinde mi büyür? Bir öğretmen korkarak mı öğretir?” diye sordu.
Çapar, mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Alışmak vazgeçmektir ve biz vazgeçmiyoruz. Bugün attığımız bu sessiz adım yarının en güçlü sesine dönüşecek: Eğitimde şiddete hayır.”
Öğretmenler daha sonra çeşitli sloganlar atarak oturma eylemini tamamladı.








