Balıkesir’de zeytin üretiminde kalite ve verim kaybını önlemek amacıyla zeytin sineğine karşı entegre mücadele çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Balıkesir’de zeytin üretiminde kaliteyi artırmak ve verim kayıplarını önlemek amacıyla Balıkesir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Zeytin Sineği ile mücadele çalışmaları aralıksız sürdürülüyor.
Kentte zeytin ve zeytinyağı üretiminde kalite standartlarının korunması hedefiyle yürütülen entegre mücadele kapsamında, zeytin sineği popülasyonu düzenli olarak izleniyor. Çalışmalarla hem ürün kalitesinin artırılması hem de üreticilerin ekonomik kayıplarının azaltılması amaçlanıyor.
Yetkililer, zeytin üretiminin yoğun olduğu Balıkesir genelinde yürütülen bu uygulamaların sezon boyunca devam edeceğini belirtiyor.
ZEYTİN SİNEĞİ VERİM VE KALİTEYİ TEHDİT EDİYOR: ÜRETİCİLERE MÜCADELE UYARISI
Zeytin üretiminde önemli verim ve kalite kayıplarına neden olan zeytin sineği, özellikle sofralık ve yağlık zeytinlerde ciddi zarara yol açabiliyor. Uzmanlar, zararlının yaşam döngüsünün iyi takip edilmesi ve mücadele yöntemlerinin zamanında uygulanmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Yaklaşık 4-6 milimetre boyunda olan zeytin sineği, kışı çoğunlukla toprağın 2-5 santimetre derinliğinde pupa halinde, zaman zaman ise ergin olarak geçiriyor. Toprak sıcaklığının 10 derecenin üzerine çıkmasıyla birlikte ergin bireyler görülmeye başlarken, yoğun çıkışlar genellikle haziran ayında gerçekleşiyor.
Dişi zeytin sinekleri, haziran ayının sonlarından itibaren yumurta bırakmaya uygun hale gelen iri ve yağlanmaya başlayan meyveleri tercih ediyor. Her dişi normal koşullarda bir meyveye tek yumurta bırakırken, yoğun popülasyonun görüldüğü alanlarda aynı meyveye farklı dişiler tarafından 7 ila 9 yumurta bırakılabiliyor. Yumurtanın bırakıldığı noktada oluşan koyu kahverengi iz ise “vuruk” olarak adlandırılıyor.
Yumurtadan çıkan larvalar, meyve etinde galeriler açarak besleniyor. Bu durum meyvelerin çürümesine ve erken dökülmesine neden olurken, yağlık zeytinlerde yağ oranını düşürüyor ve yağın asitlik seviyesini artırabiliyor. Zararın özellikle sofralık zeytinlerde daha büyük ekonomik kayıplara yol açtığı belirtilirken, normal yıllarda yüzde 15-30 seviyesinde görülen zarar oranının salgın yıllarında yüzde 100’e kadar ulaşabildiği ifade ediliyor.
Uzmanlar, zararlıyla mücadelede öncelikle kültürel yöntemlerin uygulanmasını öneriyor. Kış aylarında toprağın sürülmesiyle pupaların yok edilmesi, zarar gören meyvelerin düzenli olarak toplanıp bahçeden uzaklaştırılması ve sonbaharda yoğun zararı önlemek amacıyla erken hasat yapılması tavsiye ediliyor.
Biyolojik mücadelede zeytin sineğinin doğal düşmanları bulunsa da bunların tek başına yeterli olmadığı belirtiliyor. Bu nedenle özellikle yağlık çeşitlerde, doğal dengeye daha az zarar veren bitki koruma ürünlerinin tercih edilmesi öneriliyor.
Biyoteknolojik mücadele kapsamında ise kitlesel tuzaklama yönteminin, zararlı popülasyonunun düşük olduğu ve en az 5 hektarlık alanlarda etkili sonuç verdiği bildiriliyor.
Kimyasal mücadelede ise ilaçlama zamanının büyük önem taşıdığı vurgulanıyor. Uzmanlar, haziran ayının ilk yarısından itibaren tuzakların bahçelere asılması, haftada bir veya iki kez vuruk sayımlarının yapılması gerektiğini belirtiyor. Yapılan kontrollerde salamuralık çeşitlerde yüzde 1, yağlık çeşitlerde ise yüzde 6-8 oranında vuruk tespit edilmesi halinde, zehirli yem kısmi dal ilaçlaması veya kaplama ilaçlamasına başlanması öneriliyor.








