1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KAHVE YEMEN’DEN Mİ GELDİ?

KAHVE YEMEN’DEN Mİ GELDİ?

Kahve, insanlık tarihinin en büyüleyici ve sosyal içeceklerinden biridir.

Kahvenin Türkiye’ye Gelişi ve Tarihçesi

Kahve Türkiye’ye ne zaman geldi?

Kahvenin İstanbul’a gelişi 16. yüzyıla, Kanuni Sultan Süleyman dönemine dayanır. En kabul gören rivayete göre, 1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa, tadına hayran kaldığı kahveyi İstanbul’a getirmiştir.

 

Kahve Yemen’den mi geldi?

Evet, kahve Yemen üzerinden Osmanlı coğrafyasına girmiştir. Ancak kahvenin anavatanı Habeşistan (Etiyopya) olarak kabul edilir.

 

Türk Kahvesi ne zaman ortaya çıktı?

Kahve İstanbul’a geldikten sonra, Türkler tarafından geliştirilen (cezve ve güğümde pişirme) yeni yöntemle 16. yüzyılın ortalarında (1543-1555 civarı) “Türk Kahvesi” kimliğini kazandı.

 

O zamanki kahve ile şimdiki aynı mı?

Temel çekirdek aynı olsa da, o zamanlar çiğ çekirdekler tavada kavrulup dibeklerde dövülerek taze taze pişiriliyordu. Günümüzde ise daha çok endüstriyel öğütme ve paketleme kullanılmaktadır, ancak Türk kahvesi pişirme ritüeli hala aynıdır.

 

Yunan Kahvesinin aslı nedir?

Kahve çekirdeği Habeşistan kökenli, pişirme yöntemi Osmanlı/Türk kültürüne aittir. Yunanistan’da da “Yunan kahvesi” olarak bilinse de kökeni Türk kültürüdür.

 

Kahvenin Özellikleri ve “Marka” Olması

Türk Kahvesinin Özellikleri: Dünyanın en eski kahve pişirme yöntemlerinden biridir. Telvesi ile ikram edilen tek kahve türüdür. Köpük, kahvenin tazeliğinin ve pişirme başarısının göstergesidir.

 

Ne zaman marka oldu?

  1. yüzyılda İstanbul’da açılan kahvehanelerle halka yayıldı ve “Türk Kahvesi” olarak adını duyurdu. 2013 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne girerek uluslararası tescillenmiştir.

 

Bir Kahvenin Kırk Yıl Hatırı Vardır!

Kırk Yıllık Hatır: Bir Fincandan Fazlası

Kahve, sadece kafein ihtiyacını karşılayan siyah bir sıvı değildir. Anadolu kültüründe kahve, muhabbetin bahanesi, dostluğun nişanesi, kız isteme törenlerinin başrol oyuncusudur. Peki, neden “bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı” vardır?

Bu söz, kahvenin ikram edilme şeklindeki samimiyeti, paylaşılan zamanın değerini ve kahve ikram edene duyulan saygıyı simgeler. 40, Türk kültüründe uzun bir süreyi, dostluğun kalıcılığını ifade eder. Kahve, sade (şekersiz) içildiğinde çekirdeğin gerçek tadı alınır, ancak dostlukla içildiğinde en tatlı içeceğe dönüşür.

Kahve falı ise, 17. yüzyıldan itibaren özellikle saray ve konak çevresinde kahve sohbetlerini renklendiren bir sosyal ritüel olarak ortaya çıkmıştır. Kahvenin telvesi, içenin ruh halini ve geleceğe dair umutlarını yansıtan bir sohbet aracına dönüşmüştür.

“Kahve Yemen’den gelir” türküsü, bu lezzetin uzun yollardan, emekle geldiğini hatırlatır. O yüzden en iyi kahve, fincanda köpüğü bol, yanında dostu olan kahvedir.

 

Hangi Kahve İçilmeli?

En iyi kahve: Kişisel damak tadına bağlıdır. Kaliteli bir Türk kahvesi için Arabica çekirdeklerinden üretilen, taze öğütülmüş kahveler tercih edilmelidir.

Sade mi içilir? Türk kahvesi, çekirdeğin aromasını tam hissetmek ve telvesini bastırmamak için geleneksel olarak sade (şekersiz) içilir, ancak damak tadına göre orta veya şekerli de tercih edilebilir.

Özetle; kahve Yemen’den gelse de, onu Türk kahvesi yapan İstanbul’dur.

 

-*-*-*

 

KUŞ CENNETİ MANYAS BALIKESİR

 

Ne zaman gidilir?

Balıkesir’de yaşayıp da Kuş Cenneti Milli Parkı ve onun kalbi sayılan Manyas Gölü hakkında yüzeysel bilgilerle yetinmek, aslında bu coğrafyanın en büyük zenginliklerinden birini eksik tanımak demektir.

Önce şunu açıkça söylemek gerekir ki, burası sadece kuşların bulunduğu bir alan değil, başlı başına yaşayan, nefes alan bir ekosistemdir. Sazlıklar, sığ göl yapısı, balık varlığı ve iklim dengesi birlikte çalışır. Bu yüzden Kuş Cenneti’ni anlamak için sadece gökyüzüne değil, suyun içine de bakmak gerekir.

Kuşlar… Evet, buranın en görünür yüzü onlar. Pelikanlar, karabataklar, balıkçıllar, kaşıkçı kuşları, yaban ördekleri… Özellikle tepeli pelikanlar bölgenin simgesi haline gelmiştir. Göç dönemlerinde Avrupa’dan gelen türlerle birlikte sayı yüz binleri bulur. İlkbaharda üreme telaşı, sonbaharda göç hazırlığı izlenebilir. Her mevsim başka bir sahne vardır.

Peki, gölün durumu nedir?

Manyas Gölü, sığ bir tatlı su gölüdür ve su seviyesi yıl içinde değişkenlik gösterir. Zaman zaman kuraklık, kirlilik ve tarımsal faaliyetler göl üzerinde baskı oluşturur. Buna rağmen hâlâ Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olmayı sürdürmektedir. Ancak, bu hassas yapı korunmadığı takdirde kuşlar da, balıklar da, o büyüleyici manzara da yavaş yavaş yok olabilir.

Balıkçılık meselesine gelince… Evet, gölde balıkçılık yapılır. Hatta bölge halkı için önemli bir geçim kaynağıdır. En çok çıkan balıklar arasında sazan, yayın, turna ve kefal türleri bulunur. Ancak bu faaliyetler belirli kurallar çerçevesinde yürütülür. Çünkü göldeki balık varlığı, kuşların da besin zincirinin temelidir. Denge bozulursa, kuşların da burayı terk etmesi kaçınılmaz olur.

Gelelim en çok merak edilen soruya, gölü gezebilir miyiz?

Kuş Cenneti Milli Parkı içinde hareket alanı sınırlıdır. Amaç, doğayı korumaktır. Belirlenmiş yürüyüş yolları, gözlem kuleleri ve seyir alanları vardır. Yani istediğiniz gibi gölün içine girip dolaşamazsınız. Bu bir eksiklik değil, aksine bu güzelliğin bugüne kadar korunabilmesinin en önemli nedenidir. Kuşları sessizce izlersiniz. Müdahale etmeden, sadece gözlemleyerek…

Hangi mevsimde gidilmeli?

Aslında bu sorunun tek bir cevabı yoktur.

İlkbahar, belki de en canlı dönemdir. Kuşların yuva kurduğu, yavruların çıktığı zamandır. Doğa adeta hareket halindedir.

Sonbahar ise göçün dramatik güzelliğini sunar. Binlerce kuşun aynı anda havalandığını görmek, hafızaya kazınacak bir anıdır.

Yaz aylarında göl daha sakin görünür ama fotoğrafçılık için idealdir.

Kış ise daha sessizdir; ancak farklı türleri görmek mümkündür.

Yani Kuş Cenneti’ne gitmek için “tek doğru zaman” yoktur. Her mevsim başka bir hikâye anlatır.

Burası bir gezi noktası değil, bir farkındalık alanıdır. Oraya gittiğinizde sadece kuşlara bakmazsınız; doğanın nasıl işlediğini, dengenin ne kadar hassas olduğunu görürsünüz ve belki de en önemlisi, insanın bu denge içindeki yerini yeniden düşünmeye başlarsınız.

Giriş Yap

Balıkesir Birlik Gazetesi - Son Dakika , Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.