1. Haberler
  2. Gündem
  3. 1 MAYIS COŞKUSU  

1 MAYIS COŞKUSU  

featured

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Balıkesir’de yağmura rağmen coşku içinde kutlandı. İşçi ve emekçilerin sorunlarını okullardaki saldırılar nedeniyle eğitimciler dile getirirken vergi sistemindeki adaletsizlik ve emeklilik sorunları meydanlardan bir kez daha haykırıldı.

 

Balıkesir’de 1 Mayıs, her yıl olduğu gibi bu yılda Kuvay-ı Milliye Meydanı’nda kutlandı. Kutlama için ilk olarak Çarşamba Pazarı önünde bir araya gelen sendikalar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları meydana yürüdü. Üst aramaları yapıldıktan sonra alana giriş yapan emekçiler meydanda haklarını hükümete duyurmaya çalıştı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından burada 1 Mayıs tertip komitesi adına ortak metni Gürbüz Şahin ve Yakup Tekin Efe okudu.

 

VERGİDE ADALET!

İlk olarak konuşan Şahin, gelirde, vergide ve ülkede adalet istediklerini söyledi. Şahin; “Bugün burada sadece talep etmek için değil ortak bir iddiayı haykırmak için 1 Mayıs alanlarında toplandık. Bu düzeni biz değiştireceğiz. Birleşeceğiz ve değiştireceğiz. Ücretlerimizin enflasyon karşısında eritilmesini birleşerek durduracağız. Güvencesiz işlerde, uzun saatler boyunca, tükene tükene çalışmaya ölümüne çalışmaya son vereceğiz. İnsan onuruna yaraşır ücretleri birleşe birleşe kazanacağız.  Gelirde ve vergide adaletli bir düzeni kendi ellerimizle kuracağız.

Gençlerimiz bu ülkeden ümidini kesmeyecek, hiçbir yere göç etmek zorunda kalmayacak. Anı olsun ki çocuktanız ve gençlerimiz için umudu bu topraklarda yeşerteceğiz.

Eğitim sistemi bugün kamusal bir hak olmaktan hızla uzaklaştırılmakta, piyasanın insafına ve ideolojik kuşatma ve dayatmalara terk edilmektedir. Bugün dünya ve Türkiye, emek ve özgürlük düşmanları tarafından sermayenin çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirilmek istenmektedir.

Ülkemizde emek sömürüsüne, işten atmalara, açlığa ve yoksulluğa karşı, ÇEDES ve MEŞEM gibi uygulamalar üzerinden çocukların geleceğinin karartı İmasına, eğitim ve sağlık hakkı başta olmak üzere, kamu hizmetlerinin tamamen piyasaya açılmasına neden olan tüm uygulamalara karşı, birleşik bir emek mücadelesinin oluşturulması zorunludur.

Dünyanın en uzun çalışan, en az izin kullanan, durmaksızın iş cinayetlerine kurban giden emekçileri bu ülkede yaşam savaşı veriyor. Ülkemiz bir ucuz emek cenneti haline getirilmek istenirken çocukların diyanetle eğitilip patronlar tarafından sömürüleceği düzenlemeler hayata geçirilmektedir.

Buradan bir kez daha gür bir sesle vurguluyoruz: Çocuklar işçi değil, öğrencidir! MEŞEM ve benzeri projelerle çocuklarımız sermayeye ucuz iş gücü olarak sunulamaz! Eğilim haktır, piyasanın insafına bırakılamaz!

Okullarımız ve sağlık kurumlanınız öğrencilerin ve emekçilerinin şiddete katliama maruz kalacağı yerler olmayacak, yaşam nöbeti tutmak zorunda kalmayacağız! Kamusal hizmetlerin parasız, ulaşılabilir, nitelikli ve bilimse! olacağı bir düzeni mutlaka kuracağız.

Örgütlenmek isteyen işçiler baskı, yıldırma ve işten çıkarma tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır.

Sendikal faaliyetler bazı işyerlerinde engellenmekte, hak zorlaştırılmaktadır. Oysa örgütlenme hakkı temel bir haktır. Çalışanların özgürce örgütlenebildiği, korkmadan hak arayabildiği bir çalışma hayatı güvence altına alınmalıdır. Çalışma hayatındaki baskılar yalnızca bununla sınırlı değildir. İşyerlerinde mobbing, taciz ve şiddet birçok çalışanın karşı karşıya kaldığı bir gerçekliktir. Korkunun değil güvenin, baskının değil saygının hâkim olduğu işyerleri oluşturulmalıdır. Şiddet ve tacize karşı sıfır tolerans ilkesi benimsenmeli, çalışanların onuru korunmalıdır. Emeklilere saygı göstermeyi direne direne öğreteceğiz; insanca yaşam hakkını omuz omuza kazanacağız. Doğamızı talancılardan, kentlerimizi rantçılardan her beraber koruyacağız. Varsın baskıyı artırsınlar. Varsın hapishaneleri doldursunlar. Varsın yargıyı talimatla yönetsinler. Biz işçiler, emekçiler, emekliler, gençler, kadınlar; biz buradayız” dedi.

Daha sonra konuşan Yakup Tekin Efe ise asgari ücretin belirlenme şekline tepki göstererek sözlerine başladı. Efe; “

Emeğimizi değersizleştiren ve görünmez kılmaya çalışan sistemin karşısına dikilerek, daha fazla istihdam, güvenceli iş, ücretle eşitlik için mücadele edeceğiz. Onlar sendikal haklarımızı gasp etsin; biz daha fazla örgütleneceğiz. Onlar grevleri yasaklasın; biz grev hakkımıza sahip çıkacağız. Onlar bizi işten atmakla, ihraçlarla korkutmaya çalışsın; biz emekçiler onurumuzu ve haklarımızı birlikte savunacağız. Geri döneceğiz, biz kazanacağız. Halkın sandıkta ortaya koyduğu iradenin yok sayılmasına izin vermeyeceğiz. Seçilmiş yerel yöneticilerin yerine kayyumlar atanmasına her beraber karşı duracağız.  Seçme ve seçilme hakkımızı ve yerel demokrasiyi hep birlikte savunacağız.

İstiyorlar ki hayatımızın her alanına onlar karar versin. Ne yiyeceğimize, ne içeceğimize, ne giyeceğimize, nasıl yaşayacağımıza, hangi sendikaya üye olacağımıza ve hatta kimi seçeceğimize karar vermek isteyenlere buradan 1 Mayıs alanlarından cevap veriyoruz: Hayır! Hayır! Hayır!

Kendi hayatımız, ülkemiz, geleceğimiz hakkında karar verecek olan biziz ve örgütlü bir halktan daha büyük bir güç yoktur. Haklarımızı korumanın da güçlendirmenin de tek yolu örgütlenmektir. Başka yol yoktur. Haklarımızı da adaleti de demokrasiyi de, barışı da, laikliği de, biz işçiler, emekçiler, emekliler, gençler, kadınlar birlikte savunacağız.

ABD emperyalizmi ve İsrail’in haksız hukuksuz savaşlarına karşı tüm halklar omuz omuza duracağız. Bölgemizin kaderinin monarşiler, sultanlar, diktatörler, baskıcı rejimler olmadığını omuz omuza vererek göstereceğiz; her yerde ama her yerde işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin özgürlük ve eşitlik taleplerinin yanında olacağız, enternasyonalist dayanışmayı yükselteceğiz.

Kadınların yaşadığı nefret söylemine, yok sayılmaya karşı verdikleri eşitlik ve özgürlük için mücadelesini büyüteceğiz!

Onlar inançlar üzerinden bizi bölmek parçalamak isterken biz daha fazla laiklik diyeceğiz.

Emperyalistler ve işbirlikçileri bölgemize savaş, diktatörlük ve saltanat dayatırken, laik, demokratik, tam bağımsız bir Cumhuriyeti, emeğin Cumhuriyetini hep beraber var edeceğiz!

Biz bu düzeni değiştirecek iradeye, kararlığa ve umuda sahibiz.

Biz emekçiler adaletli bir düzeni, barışı ve demokrasiyi kuracak güçteyiz.

Ve tarihimizden biliyoruz ki, gücümüz birliğimizden gelir.” Dedi.

Konuşmaların ardından meydanda toplanan kalabalık halay çekerek 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı.

Giriş Yap

Balıkesir Birlik Gazetesi - Son Dakika , Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.