Gazetecilik özellikle günümüzde zor bir meslek.
Zaman zaman şartlar seni tarafsız olmaman için zorluyor. İster istemez bir bakmışsın taraf oluvermişsin.
Mesleğin ekonomik şartları ve benzeri sorunları yetmezmiş gibi bir de eski itibarının kalmadığını söylemek isterim.
Sosyal medyacılar, dijital yayın üreticileri, internet gazeteciliği derken kim gazeteci kim değil belli değil. Sıran birisi cübbe giyip adliyede mahkeme salonuna girip ben bu şahsı savunacağım avukatım diyebiliyor mu? Tabi ki diyemiyor çünkü bir meslek yayası var.
Ama sokaktan birisini çevir rahatlıkla bende gazeteciyim diyebiliyor.
Eleştiririm, açıklarım, laf söylerim, konuşurum, basın özgürlüğü var, basın kanunun aklına ne gelirse rahatça konuşuyor.
Anlayacağınız gazeteciler bu kadar rahat değil.
Televizyonlara çıkıp gazeteciyim diyenlerin bile artık geçmişini sorgular olduk. Acaba gerçekten gazetecimi diye.
Artık bu mesleğe bazı kriterler gelmesinin zamanı geldi. Kim gazeteci kim gazeteci değil ortadaki fululuk kaybolmalı. Devlet kimi gazeteci olarak görüyor, yargı sürecinde kim gazeteci kim değil daha belirgin özelliklerle ortaya konulmasının vakti geldi.
Özellikle sahada çalışan muhabirler, kameramanlar yada yayıncılar kar, kış, yağmur demeden sokaklarda haber peşinde olan gazeteciler var. Savaş muhabirleri var. Uluslararası siyaset muhabirleri var. Asayiş haberleri üzerine yoğunlaşan eski tabir ile adliye muhabirleri var. Gerçekten işleri zor ve meşakkatli.
İşte tam da bu sorunlardan dolayı gazetecilik mesleğinin bir yasaya ihtiyacı var.
Meslek yasası olmadığı için bu sektördeki boşluğu kullanan kötü niyetli insanlar var. Bu insanların ayıklanması gerçek gazetecilerin ayırt edilmesi, korunması ve mesleklerini rahatça yapmaları sağlanmalı.
Yoksa eline her telefonu alan gazeteciyim diye sokaklarda gezmeye devam eder.
Saygılarımla.





