1. Haberler
  2. Politika
  3. DEĞİŞİM OLMAZSA YEREL SEÇİM DE KAYBEDİLİR!

DEĞİŞİM OLMAZSA YEREL SEÇİM DE KAYBEDİLİR!

CHP’li Ömür Boyuer, yaklaşan büyük kurultay öncesi partisinde yapısal ve ilkesel değişiklikler olmadığı sürece özüne dönmeyen, sağdan medet uman CHP’nin 2024 yerel seçimleri de kaybedeceğini açıkladı.

featured
0
Paylaş

Cumhuriyet Halk Partisi içinde değişim grubunu temsil eden ve il kongresini kaybeden il başkan adayı Ömür Boyuer, düzenlediği basın toplantısıyla partisinin bugünkü politikalarını eleştirdi, değişimi savundu.

Ekibiyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, değişimi savunduklarını ifade eden Boyuer’in özellikle değişimin yapısal ve ilkesel olmadığı sürece CHP’nin 2024 yerel seçimlerini de kazanamayacağı endişesi taşıdıklarını söyledi.

Boyuer, bu konuyla ilgili “Türkiye’de halk siyasi değerlendirme yaparken sembol olan parti liderine bakıyor. Biz değişim olsun derken biri kalksın diğer otursun da demiyoruz. CHP’nin özünden sapması var. İlkesel ve yapısal değişikliğe ihtiyacımız var. Bu süreci yerel seçimlere kadar tamamlamamız  mümkün değil. Biz parti tabanı ve sokaktaki vatandaşın sözcülüğünü yapıyoruz.

Yerel seçimlerde yerel aktörler önemlidir. Seçimi kazanmada yada kaybettirmede önemli rol oynarlar. Genel seçimden esen rüzgarlar yerel seçimleri etkileyecektir. O rüzgarın şiddeti önemlidir. Bunu geçtiğimiz seçimlerde de yaşadık” dedi.

 

“CHP DEĞİŞİMİN ÖNCÜSÜDÜR”

Ömür Boyuer sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mayıs-2010 yılından bu yana 13 yıldan fazla bir süredir Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, partimiz Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı’dır.

Kendisinin genel başkan olmasıyla beraber Cumhuriyet Halk Partisi’nin söyleminde, siyaset yapış tarzında bir değişim meydana gelmiş ve yeni bir Cumhuriyet Halk Partisi iddiasıyla laikliği temel alan parti ideolojisinden uzaklaşılarak, sosyal devleti temel alan bir söylem değişikliği içerisine girilmiştir.

Sosyal ve ekonomi politikalar ile Atatürkçülük ve Laiklik üzerinde yapılan söylem değişikliklerinin izlerini genel başkanın konuşmalarına ve seçim bildirgelerine bakarak görmek mümkündür.

Cumhuriyet Halk Partisi değişimin öncüsüdür. Gerçekleştirdiği devrimlerle toplumsal yapıyı ve çağ dışı kalmış değerleri değiştirmeyi hedeflemiş, kurucu değerleri bu temel üzerine inşa etmiştir.

Cumhuriyetin ilanından bu yana bu rejimi yıkmak adına karşı devrim hazırlıkları hep olmuştur. Bozulan ekonomi düzelebilir, ağır aksak işleyen demokrasi arzu edilen şekilde tesis edilebilir. Bunlar ancak laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti rejimi yaşadıkça mümkün olabilir. Unutulmamalıdır ki “ laiklik çağdaş Türkiye’nin temelidir”. Her türlü inancın güvencesi olan laiklik ilkesini korumak ve siyasi mücadelesinin ana unsuru olarak siyasetin gündeminde tutmak Cumhuriyet Halk Partisi’nin asli görevidir.

Ama ne yazık ki iktidar olma odaklı pragmatist bir yaklaşımla laiklik kavramı söylemlerde inanç özgürlüğü şeklinde bir dönüşüme uğratılarak, yeni sağın muhafazakar değerlerine karşılık gelen söylem şeklini almıştır.

Bu söylemin altı, sağ muhafazakar siyasi aktörlerin partiye devşirilmeleriyle doldurularak ve bu partinin öz evlatları göz ardı edilerek toplumda karşılık bulacağı düşünülmüş ve her seferinde büyük hayal kırıklığı yaşanmıştır.

Bunun yanında halktan, emekten, ezilenden ve yoksuldan yana olan bir Cumhuriyet Halk Partisi, rekabetçi ekonomiyi, küresel ekonomiyi, özelleştirme ihalelerindeki süreci daha şeffaf hale getireceğiz şeklindeki söylem ve kavramları dile getirerek daha piyasacı ekonomiyi savunur hale gelmiştir.

Yoksulluk, işsizlik, eğitim, sağlık, istihdam, üretim, emeklilik gibi konuları, neoliberal bir anlayışın ürünü olan serbest piyasa ekonomisi kavrayışı ile ele almak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ideolojisiyle bağdaşan bir şey olamaz.

Cumhuriyet Halk Partisi emperyalizme karşı verilen kurtuluş mücadelesinin ruhundan vücut bulmuş bir parti olarak; emperyalizmin yeni masalı küreselleşmenin resmi ideolojisi olan neoliberalizmi bir kurtuluş reçetesi gibi görülmesine izin veremez.

AKP iktidarı neoliberal politikaların savunucusu ve uygulayıcısıdır. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasal bunalımın ana nedeni uygulanan bu politikalardır.

 

CHP GENİŞ HALK KİTLELERİNİ KAVRAYACAK

SOL BİR VİZYON ORTAYA KOYAMIYOR

2011 yılından bu yana Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara dönük eleştirileri daha çok güncel siyasete ilişkin popülist söylemlerle, polemiklerden ibarettir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel sorunu geniş halk kitlelerini kavrayacak sol bir vizyon ortaya koyamaması, devrimci bir anlayışla kamucu ve antiemperyalist değerleri savunmaktan uzak politikalar izlemesidir.

Atatürkçü ve sol bir parti olan Cumhuriyet Halk Partisi acilen toparlanmalı, devrimci, umut veren, değişimin sesi olabilecek ve geniş halk kitlelerine ulaşabilecek noktaya gelmelidir.

14 ve 28 Mayıs seçimlerinde yaşadığımız hayal kırıklığı yukarıda ki sebeplerin bir sonucudur. Cumhuriyet Halk Partisi özüne dönmediği sürece bu sonuçlar değişmeyecektir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin özü, sosyal demokrasinin evrensel ilkeleri ile bezenmiş halktan, emekten yana, antiemperyalist ve kamucu anlayışı devrimci bir iddia ile savunan altı oktur.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin sorunu liderden çok özünden sapmış olan söylemler, siyaset yapış tarzıyla birlikte yapısal sorunlardır. Antidemokratik tüzüğün bir an önce parti içi demokrasiyi hayata geçirecek şekilde düzeltilmesi, parti tabanının beklentilerini karşılayacak şekilde demokratik hale getirilmesi ilk öncelik olmalıdır.

Ne yazık ki önümüzdeki yerel seçime sayılı aylar kala böyle bir değişimin imkansızlığı ortadadır. Ortada olan diğer bir gerçek ise yerel seçimlere bu yapı ve anlayışla girecek olursak seçim sonuçları açıklandığında bir hüsran yaşama olasılığımızın yüksek olduğudur.

Genel merkezin üst katlarından sokağın nasıl görüldüğünü elbet bilemesek de her gün sokakta vatandaşla birlikte olan bizler; son Cumhurbaşkanlığı seçiminde hayal kırıklığı yaşayan, kızgın ve kırgın olan, sandığa gitmeme eğiliminde olan halkla iç içe yaşıyoruz.

Her gün halkla iç içe yaşayan bizler halkın önceliğini çok iyi biliyoruz…

Onlar için Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüzüğü çok önemli değil.

Onlar için parti içi demokrasinin işleyip işlemediği de biz parti üyeleri kadar önemsenmiyor.

Onlar 39 milletvekilinin ulufe dağıtılır gibi halkta karşılığı yeterince olmayan sağ partilere verilmesini, biz parti tabanı gibi emeğin sömürülmesi olarak ele almıyor.

Onlar, yani halk, yani sokaktaki vatandaş, tek bir şeye bakıyor o da parti lideri ve her şeyin sorumlusu olarak gördükleri liderin değişmesini istiyorlar.

Evet, bizde yukarıda çerçevesini çizdiğimiz ilkesel ve yapısal değişikliği önceleyen bir değişimden yanayız.

Parti içerisinde farklı düşüncelerde olabiliriz. Bizim gibi değişimden yana olan da olmayan da olabilir. Değişim anlayışımız farklı renklerde olsa da döktüğümüz gözyaşımızın rengi aynı.

Artık seçim gecesi gözyaşı dökmek istemiyoruz…

Bizler; Ötekileştirmiyoruz, ayrıştırmıyoruz, bir hizibin temsilcisi değiliz. Her türlü baskıyı ve dayatmayı reddediyoruz.

Bizler; Kendisi gibi düşünmeyenleri ötekileştiren zihniyete karşıyız. Genel Başkanın kanatları altına sığınıp siyaset yapanların, kendisi gibi biat kültürünü benimsemedikleri ve kendisi gibi düşünmedikleri için sırf eleştiri yaptıklarından dolayı partiye oy veren, verdiren, gecesini gündüzüne katan parti emekçilerine, mikrofondan bağıra çağıra ayar veriliyor olmasını kabul etmiyoruz.

“Bir adamın ölçütü güçle ne yaptığıdır” diyen Platon’un sözünü, kendilerini de bir yerlere getiren ve sokağın tozunu yutan partilileri azarlayanların unutmamasını tavsiye ediyoruz.

Bizler; Cumhuriyet Halk Partisi’nin öz evlatlarıyız, bağırana çağırana ve parmak sallayana boyun eğmeyiz, küsmeyiz, mücadelemizden ve partimizden vazgeçmeyiz, korkmayız, sinmeyiz, yılmayız; hiçbir yere gitmiyoruz ve buradayız”  

Ömür Boyuer, açıklamasının ikinci bölümünde ise il başkanlığı sürecinde yaşanan olumsuzlukları kamuoyu ile paylaştı.

Haber: Doğancan Balık

Giriş Yap

Balıkesir Birlik Gazetesi - Son Dakika , Güncel Haberler ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!