Birlik Gazetesi, Güncel Haberler, Balıkesir haber, Balıkesir Birlik, Birlik Haber, Birlik Gazetesi, En son haber, Balıkesir

ŞAŞIRDIK MI?..

ŞAŞIRDIK MI?..
M. Alp Kaan
M. Alp Kaan( alpkaan@birlikgazetesi.com.tr )
11
20 Ocak 2020 - 9:09

Geçen hafta en çok konuşulan konulardan biri yine yargı oldu.

Davaya konu kişinin kim olduğu önemli değil.

Önemli olan yargının içinde mevcut olan 180 derece farklılık.

Nasıl hukuk dedirten tam da burası?..

Yerel mahkemenin verdiği bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası var.

Sonra haliyle istinafa gidiyor dosya…

Yani temyiz öncesi ara üst mahkeme…

Yeni icadımız ki, istinafa hakim atayacağız diye yerel mahkemelerde deneyimli hakim kalmadı.

Sonra istinaf, yerel mahkemenin ağırlaştırılmış müebbet hapis verdiği sanığa şak diye, beraat kararı veriyor.

Sonrası zaten tufan.

HSK istinaf hakimlerini görevden alıyor.

Başka yerlere atıyor falan.

Peki nasıl bir hukuk sistemi?..

Nasıl bir yargı?..

Aralarında nüans farkı olsa, aynı paralelde karar çıkıp da cezada değişiklik olsa anlayacağız.

Birinin ağırlaştırılmış müebbet dediğine diğeri nasıl beraat veriyor?..

Beraat veriyorsa üst mahkeme, yereli nasıl müebbet veriyor?..

Normal bir vatandaşa nasıl izah edeceksiniz?..

10 derece değil, 30 derece değil, 180 derece farkı?

Ki, kamuoyuna yansıdığı için bu karar konuşuluyor da…

Benzer kararlar saç baş yoldurmuyor mu yargı sisteminin içinde olanlara?

Yargıtay’ın aynı dairesi temyiz incelemesi yaparken kara dediğine, karar düzeltme yoluyla yine dosya önüne geldiğinde ak demiyor mu zaman zaman?..

E n’oldu da böyle oldu?..

Nasıl gelecek yargıya güven?..

Türkiye’de şu an 7.740.502 üniversite öğrencisi olduğu belirtiliyor.

Dünyanın titremesi gereken bir rakam.

Ama nitelik ne boyutta, halimiz ortada işte!

Milyonlarca üniversiteli olsa da gerçek anlamda üniversite okuyan öğrenci sayısı aslına bakarsanız yarım milyon civarında.

Gerisi yüksek lise.

Onlarca hukuk fakültesi içinde nasıl mezun veriyor hukuk fakülteleri?..

Duruşma düzenini, usul hukukunu bilmeden kürsüyü teslim ettiğiniz hakimler var.

FETÖ’yü koruma kollama, abuk sabuk kararlara gelmiyoruz bile.

İnanılmaz derecede bir kalite ve bilgi düşüklüğü var ki yerel mahkemelerin hallerini filme çekip de HSK’nın izlemesi gerek.

Tabii önce yargının tam bağımsız olması, HSK’da da bakanın, müsteşarının olmaması gerek.

Diyanet İşleri Başkanı, Allah korkusu olan doktor ve avukatlar yetiştirmeliyiz derken…

Bu korkunun kendini bilen her insanda olması gerekmez mi?..

Herkes kendi işini yapsa misal…

Herkes kendi işini düzgün yapsa misal…

Kişinin inancını da kendisine bıraksak.

Hangi meslek mensubu olursak olalım, insanın önce insan olması, ahlakın, dürüstlüğün, doğrunun yanında olması gerekmez mi?..

Hadi izah edelim…

İki mahkeme…

Birinin ağırlaştırılmış müebbet verdiğine öteki beraat veriyor, beraat veren heyet görevden alınıyor.

HSK’nın mahkemeye bu aşamada müdahalesi mi tuhaf, 180 derece zıt kararla hukukun böylesine farklılaşması mı, beraat kararı veren heyette FETÖ’yü koruma kollama izleri var ise şu ana kadar FETÖ nasıl temizlenemedi halen FETÖ’den…

Şaşırdık mı?

Öylesine tel tel dökülen bir görüntü çiziyoruz ki.

Şaşıracak bir şeyimiz kalmadı ki artık.

POPÜLER FOTO GALERİLER