Birlik Gazetesi, Güncel Haberler, Balıkesir haber, Balıkesir Birlik, Birlik Haber, Birlik Gazetesi, En son haber, Balıkesir

SARI ÖKÜZÜN HİKAYESİNİ BİR DE BENDEN DİNLEYİN!

SARI ÖKÜZÜN HİKAYESİNİ BİR DE BENDEN DİNLEYİN!
Zikri Evner
Zikri Evner( zikri@birlikgazetesi.com.tr )
20
10 Ocak 2020 - 8:23

Bu sütunlarda sıkça değil ama aklıma estikçe belki de çok derin mesajlar içeren ve özellikle siyaseten ibretlik, kıssadan hisse kapılacak fıkra ve kısa öykülere yer verdiğimi anımsayacaksınız. Bugün ‘Sarı Öküzün hikayesini bir de benden dinleyin!’ diyerek gayet manidar, çok derin siyasi mesajlar içeren ibretlik bu öyküyü sizlere aktarmak istiyorum. Sizlerin ve de bilhassa siyasetçilerin, siyasete ilgi duyanların bu kısa öykünün gayet manidar mesajlar içeren kıssadan hissesini anlayacağınızı umuyor, bekliyorum;
“Eski devirlerde otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış. Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış; ‘Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o sarı öküzdedir. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım.’ diyerek Sarı Öküz’ü açıkça istemiş. Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz’ü aslanlara vermişler. Sarı Öküz’ün aslanlara verilmesine Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış. Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk’u istemişler; ‘Gördünüz mü ne kadar barışseveriz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim.’ Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk’u aslanlara teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş. Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle aslanlar öküz sürüsünden bir öküzü istemişler ve alıp götürmüşler. Sonunda öküzlerin sürüsü azalmış ve zayıflamış, aslanlar da küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, ‘Verin bize şu öküzü, yoksa gerisine karışmayız!’ demeye başlamışlar. Öküzler birer birer aslanların pençesinde can verirken, sürüden geriye Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış. İçlerinden biri öküzlerin lideri Boz Öküz’e ‘Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa vaktiyle ne kadar güçlüydük!’ diye hayıflanarak sormuş. Boz Öküz, Benekli Öküz’ün sözlerini birden hatırlayarak, ağlamaklı biçimde gözleri nemli ‘Biz..’ diyerek başlamış sözlerine ve şunları söylemiş; ‘Sarı Öküz’ü aslanlara verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı!.’
Siyaseten de ‘kıssadan hisse kapılacak’ bu ibretlik kısa öyküyü, 2016 yılının zannediyorum Şubat veya Mart ayında, yani 15 Temmuz’dan aylar önce o zamanlar ‘AK Parti saflarında’ aktif olarak yer alan 17/25 Aralık öncesi süreçte de, bugün adına ‘FETÖ’ denilen, çok daha daha öncesinde ise ‘hizmet hareketi’ olarak anılan o malum Cemaat’in aktif müritlerinden olan ‘eski bir tanıdık’ diyebileceğim bir zat anlatmış ve bana şu yorumu yapmıştı; “Anlattığım öyküden benim anladığım, arkasında Amerika olan Hocanın sırtlanları da aynı yöntemle bizim gibilerini kandırıp hizmet hareketi mensuplarını yani benim gibi saf bilinen masumları kullanıp sömürerek yiyip bitirmeyi kafalarına koymuşlardı. Ama biz bilemedik, anlayamadık!” Bu yorumu yapan o zat-ı muhtereme o zaman şu yanıtı vermiştim; “Şimdi bu öyküyü herhangi bir CHP’liye veya MHP’liye anlatsam ya da senin gibi bir AK Parti’li ile paylaşsam onlarda seninkinden çok farklı yorumlar yapacaklardır. Kesinlikle inanıyorum ki, bu kısa öyküyü isteyen istediği gibi yorumlayacaktır. Adı üstünde kıssadan hisse kapılacak ibretlik bir kısa öyküdür bu senin anlattığın. Anımsıyorum, bir yerde okumuştum, aynı öyküyü 80’li yılların sonunda dönemin muhalefet partisi lideri Süleyman Demirel’e anlatmışlar. Demirel’in yorumu şöyle olmuş; ‘Tıpkı Özal’ın ANAP’ı kurarak bizim parti tabanını yok etmek istemesine benziyor. Hatta tıpatıp aynı!’ Demiş. Hatta AKP kurulduğunda Necmettin Erbakan’a ne düşündüğü sorulduğunda bu senin anlattığın sarı öküzün hikayesini anlatmış ve kendine göre yorumlamış. Yani herkesin yorumu farklı olmuş. Bu öyküyle ilgili olarak bana kişisel yorumumu sorsam ben de sana daha farklı şeyler anlatır, değişik bir yorum yapardım. Ama şurası bir gerçek ki sarı öküzün hikayesinden bilhassa siyaseten kıssadan hisse kapılacak, ibretlik dersler çıkarılacak çok farklı boyutta ve değişik tarzda yorumlar yapılabilir!.”
Benim sarı öküzün ibretlik öyküsünden nasıl bir yorum çıkardığımı merak ediyorsanız, hemen tek cümleyle şunu söylemek isterim; “Memlekette aslan kesilen o kadar çok sırtlan var ki, o yüzden teker teker kurban edilecek öküzlerin sayısı yeter mi, hiç bilemiyorum, doğrusu! Bilhassa öküzler ve aslan kesilen sırtlanlarla birlikte hiç kimse lütfen kusura bakmasın ama ben kesinlikle böyle düşünüyorum!.”

POPÜLER FOTO GALERİLER