Kolorektal kanserin erken evrede tespit edilmesi, tedavi başarısını artırıyor. Tarama testleriyle kansere dönüşebilecek polipler alınarak hastalık önlenebilir.
Kolorektal kanser, kalın bağırsak (kolon) veya rektumda gelişen kötü huylu tümörlerle ilişkilendirilen bir kanser türüdür. Genellikle bağırsak poliplerinin zamanla kansere dönüşmesiyle ortaya çıkar. Kolorektal kanser, dünya genelinde yaygın olarak görülen kanser türlerinden biri olup, Türkiye’de de sıklıkla karşılaşılan bir sağlık sorunudur.
Kolorektal kanserin erken evrelerde tespit edilmesi, tedavi sürecinin başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Hastalığın belirtileri arasında uzun süren ishal veya kabızlık, dışkıda kan, karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı ve yorgunluk yer almaktadır. Kolorektal kanser, adenokarsinom, karsinoid tümörler ve gastrointestinal stromal tümörler (GIST) gibi alt türlere ayrılmaktadır. Bu hastalık, genellikle bağırsaklarda gelişen poliplerin zamanla kansere dönüşmesi ile ortaya çıkar.
Kolorektal kanserin risk faktörleri arasında hareketsiz yaşam, sigara ve alkol tüketimi, obezite gibi etkenler öne çıkmaktadır. Ancak, erken teşhis ile kolorektal kanser tedavi edilebilir bir hastalık grubundadır. Bu nedenle, düzenli sağlık taramaları ve erken dönemde yapılan testler, hastalığın önlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye’de 50-70 yaş arasındaki bireyler için Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) tarafından düzenli olarak tarama programları yapılmaktadır. Bu taramalar, her iki yılda bir ücretsiz olarak uygulanmakta olup, kolorektal kanserin erken teşhisine yardımcı olmaktadır.
Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’ndan Öğretim Üyesi Op. Dr. Nazım Güreş, kolorektal kanserin tarama, tanı ve tedavi süreçlerine dair önemli bilgiler verdi. Dr. Güreş, kolorektal kanserlerin dünyada ve Türkiye’de yaygın bir şekilde görüldüğünü belirterek, “Kolorektal kanserler hem erkeklerde hem de kadınlarda sıklıkla görülen ve üçüncü sırada yer alan kanser türlerinden biridir. Hareketsiz yaşam tarzı, sigara ve alkol tüketimi ile obezite, bu hastalığın risk faktörleri arasında yer almaktadır. Ancak erken teşhis ile tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir” ifadelerini kullandı.
Erken teşhisin kolorektal kanser tedavisindeki önemine dikkat çeken Dr. Güreş, “Ülkemizde tarama programları aktif bir şekilde uygulanmaktadır. KETEM merkezlerinde, 50-70 yaş arasındaki bireyler için iki yılda bir ücretsiz tarama testleri yapılmaktadır. Bu testler, basit bir tanı kiti ile yapılmakta ve hastalar sağlık kuruluşlarına başvurduklarında daha ileri tetkikler, endoskopi ve kolonoskopi gibi yöntemlerle yapılmaktadır. Bu taramalar, kolorektal kanserin erken evrede tespit edilmesine olanak sağlar ve tedavi sürecini daha başarılı hale getirebilir” dedi.
Kolorektal kanserin erken evrede tespit edilmesi, hastalığın tamamen iyileşmesini sağlayabilmektedir. Ayrıca, endoskopi ve kolonoskopi sırasında kansere dönüşebilecek poliplerin alınması, hastalığın önlenmesine yardımcı olmaktadır. Dr. Güreş, bu tür tarama testlerinin önemini vurgulayarak, “Kolorektal kanser, erken evrelerde tespit edilirse tamamen iyileşebilir. Tarama testleri sayesinde, kansere dönüşebilecek polipler önceden tespit edilerek alınabilir. Bu da hastalığın önlenmesi açısından büyük bir fırsat yaratır. Dolayısıyla, bu testleri ihmal etmemek gerekir” şeklinde konuştu.
Tedavi sürecinde cerrahi müdahaleler, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedaviler kullanılabilmektedir. Ayrıca, uygun vakalarda laparoskopik yani kapalı cerrahi yöntemler tercih edilerek hastaların iyileşme süreci hızlandırılabilir. Dr. Güreş, “Kolorektal kanser tedavisinde hastalarımıza şifa sağlamak amacıyla her türlü cerrahi müdahale yapılabilmektedir. Laparoskopik yöntemle yapılan operasyonlar, hastalar için daha az invaziv ve iyileşme süreci daha hızlı olan bir seçenektir” dedi.
Son olarak, kolorektal kanserin erken teşhisi ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çeken Dr. Güreş, “Sağlığınızı riske atmayın ve düzenli tarama testlerinizi yaptırın. Erken teşhisle kolorektal kanser kontrol altına alınabilir ve kansersiz bir yaşam sürdürülebilir” ifadelerini kullandı.
HABER: SERMİN ASLAN
Yorum yapın