Birlik Gazetesi, Güncel Haberler, Balıkesir haber, Balıkesir Birlik, Birlik Haber, Birlik Gazetesi, En son haber, Balıkesir

EN KÖTÜSÜ STAGFLASYON MU?.

EN KÖTÜSÜ STAGFLASYON MU?.
Zikri Evner
Zikri Evner( zikri@birlikgazetesi.com.tr )
15
22 Ocak 2020 - 9:00

Yazmaya, dolayısıyla anlatmaya başlamadan nedir bu stagflasyon?..
Önce onu açıklayayım. Fransızca durgunluk anlamına gelen stagnation (stagnasyon olarak okunur) ve de şişkinlik anlamına gelen infilation (enflasyon) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiş olan Stagflasyon; Enflasyon içinde durgunluğu ifade etmektedir..
Ekonomimizin özellikle son bir buçuk hatta iki yıldır içine girdiği süreç, kriz, bir başka deyişle ‘iktisadi buhran’ olarak tanımlanabileceği gibi, türbülans, dış şok, geçici sıkıntı, manipülasyon olarak da hafifsenici biçimde de ifade edilmektedir. Benim gibi akademik anlamda kısmen yani ön lisans düzeyinde de olsa ekonomi eğitimi almış olanlar gayet iyi bilirler; Ekonomide yani iktisatta tedavi için hastalığa doğru tanı koymak gerektiğinden, öncelikle sorunu nedenleri ile ortaya koymak gerekir..
O nedenle bendeniz bugün yıllar önce almış olduğum iktisadi eğitim ve İnternet’ten derlediğim ekonomik bilgiler ışığında ekonominin genel görünümü bir başka deyişle manzara-ı umumiyesi hakkında elbette anlayabilecekler için bir şeyler anlatmaya çalışacağım; İktisat literatüründe durgunluk yani stagnasyon ve enflasyon sözcüklerinden türetilmiş, birleşik terim olan Stagflasyon; durgunluk içinde enflasyon ile birlikte yüzen ekonomimizin içinde bulunduğu durumu en iyi biçimde tanımlamaktadır. İlk bakışta enflasyon ile durgunluk, artan işsizlik, acayip bir çelişki gibi görünse de, ekonomimizin içinde bulunduğu süreç, bu çelişkiyi, yani tezat durumu bariz olarak göstermektedir. Ülke ekonomisinde bir yanda enflasyon, fiyat artış hızı ivme kazanırken, durgunluk göstergeleri de belirginleşmeye başlamış gözükmektedir. Dayanıklı tüketim malları, beyaz eşya, otomobil gibi üretim ve satış kalemlerinde sağlanan tüm teşviklere karşın birinci el gayrimenkul satışları azalıyor, imalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi, siparişler, satın almalar gerilemekte, konkordato, iflas erteleme başvuruları artmaktadır. Bankalarda tahsili gecikmiş krediler hatta zarar niteliğinde krediler hızla yükseliş seyrine girmiş, işsizlik çift haneli düzeyin üstünde durmaktadır. Tüm bu gelişmeler kanaatim odur ki, geçici bir sıkıntı değil, ciddi bir hastalığın arazları, belirtileri semptomlarıdır..
Aslına bakarsanız; Akademik düzeyde bu işin uzmanlarının öğretileri ve iktisat kuramları açısından bakıldığında bir ekonomide enflasyon hızlanırken, genelde satışlarda artış, işsizlik düzeyinde azalış beklenir, beklenmelidir..
Örneğin; Yeni Zelandalı iktisatçı A.W. Phillips’in İngiltere’nin uzun dönemli enflasyon ve işsizlik oranlarını inceleyerek geliştirdiği, enflasyonla işsizlik arasında ilişki kuran ‘Phillips Eğrisi’ kuramına göre enflasyonla işsizlik arasında ters orantılı ilişki vardır. Yani enflasyon hızlandıkça işsizlik oranı düşer..
Phillips Eğrisi’ne göre; Fiyat artışı ile birlikte nominal işçi ücretlerinin eşanlı yükselmemesi reel ücret düşüşüne yol açarak, işletmeleri üretim artışına ve daha faizle işçi çalıştırmaya özendirir. Phillips Eğrisi kuramsal olarak tartışmalı olmakla beraber, bulgular genelde eğrinin ortaya koyduğu ilişkiyi desteklemektedir. Paul Samuelson, Robert Solow gibi ünlü iktisatçılar da ABD’nin 1960 öncesi verilerini inceleyerek Phillips Eğrisi’ni destekleyen sonuçlara ulaşmışlardır.2007’de başlayan 2008’de de süregelen krizi sonrası gelişmiş ekonomiler merkez bankaları, yani Avrupa Merkez Bankası, Birleşik Krallık Merkez Bankası, Japon Merkez Bankası, ABD Merkez Bankası, merkez bankacılığı sistemini ekonomilerini durgunluktan kurtarmak, işsizlik oranını azaltmak için genişletici para politikası izleyerek enflasyon yaratmaya yönelmişlerdir. Nitekim enflasyon yüzde 2’ler düzeyine yaklaştıkça işsizlik oranının Almanya da yüzde 5.1’e, ABD’de yüzde 3.7’ye gerilediği görülmektedir. Gelişmiş ekonomiler, yüzde 2’ler düzeyinde seyreden enflasyon yaratarak durgunluktan çıkmayı, işsizliği azaltmayı hedeflerken, biz ise yüzde 25’ler düzeyine ulaşan enflasyonla durgunluğu derinleştirme, işsizliği artırma başarısı(!) göstermeye çabalıyoruz..
Durgunluk içinde enflasyonla mücadele zor ve uzun solukludur. Gerçekçi davranmak, güç de olsa, büyük sıkıntı da dense, sorunun palyatif önlemlerle, sözle yönlendirmelerle çözülmeyeceğini kabul etmek gerekir. Böyle davranmak bile büyük erdemliliğe işarettir!..

POPÜLER FOTO GALERİLER