Birlik Gazetesi, Güncel Haberler, Balıkesir haber, Balıkesir Birlik, Birlik Haber, Birlik Gazetesi, En son haber, Balıkesir

reklam

POLİTİKA İLE SİYASET’İN TANIMI..

POLİTİKA İLE SİYASET’İN TANIMI..
Zikri Evner
Zikri Evner( zikri@birlikgazetesi.com.tr )
8
25 Eylül 2020 - 10:02

Hem konuşurken hem yazarken, siyaset ve politika terimlerini eşanlamlı kabul ettiğimizden
dolayı olsa gerek birlikte kullanırız. Yaygın kanıya göre ikisi de aynı referansta bulunan biri
Arapça, diğeri Yunanca kökenli iki terimdir, diye bilinir. ‘Politika’ ve ‘Siyaset’ sözcüklerinin
eşanlamlı oldukları sanılır. Ancak tüm bu bilinenin aksine politika başka, siyaset başka bir şeydir.
Yunancadan Türkçeye giren ‘Politika’ teriminin kökü ‘polis’tir. Politika terimi, ‘Politeia’ ile anlam
bağına sahiptir..
‘Politeia’ polisin yani şehrin işlerinin yapılmasıdır. Ünlü Düşünür Plato’nun, ‘Politeia’ adlı bir
eseri vardır. Türkçeye ‘Devlet’ adıyla çevrilmiştir. Oysa ‘Politeia’ salt ‘Devlet’ anlamına gelmez.
Karşıladığı pratiklerde şu anlamlar yüklüdür; ‘Şehrin yurttaşları, Agora’da toplanıp açık tartışma
ve oylama yöntemleriyle şehrin işlerini halletmeye, çeşitli görevlileri seçmeye, bazı görevlileri
geri çağırmaya çalışırlar. Sıkı diyalog ve yüksek belagatin sanatçı ruhuyla sergilediği
performansını da unutmamak gerekiyor. Kölelerin, kadınların, çocuk ve yabancıların
Politeia’da bulunma hakları yoktu. O yüzden aslında Batı’nın politika tarihi, adı geçen
dışlanmışlar için verdikleri mücadelenin öyküsüdür.’
Bir de ‘Tika’ vardır, Politika’nın Tika’sı. Yani ‘Politika’ teriminin ikinci yarısını kast ediyorum.
‘Konuşma’ sözcüğünün Yunanca karşılıklarından biridir. Buradan hareketle politikanın
‘konuşarak yapılan bir iş’ olduğu sonucuna varmak için ‘Alim’ veya ‘Ulema’ olmaya gerek
yoktur..
‘Siyaset’ ise aslında bambaşka bir öyküdür. Arapça ‘sys’ kökünden türeyen bu terimin, anlamsal
değeri seyislikten gelir. Seyis; Atların bakımını yapan, onları tımar eden ve uslu uslu binicisini
dinleyen hayvanlar yetiştiren adamdır. O nedenle siyaset; ‘Reayayı’ yani ‘hayvan sürüsünü!’
yönetme, cezalandırma, hizaya getirme faaliyetinin adıdır. Bu yanıyla siyaset, egemenin yani
Monark’ın, kralın, padişahın sürüsüne çobanlık yapmasıyla özdeştir. Siyaset; Gerçeğin en ironi
kabul edilebilecek durumu belki de Topkapı Sarayı’ ndaki siyaset meydanında mevcuttur. Çünkü
siyaset oradaki ‘Cellat Çeşmesi’nin yanındaki meydanın adıdır. Dili kesik Bostancıbaşı’nın
vurduğu kellelerin yuvarlandığı meydan, bu meydandır. Yani siyaset, padişahın bazılarını
katletmesinin bir gerekçesidir. Kısacası siyaset ‘binicinin bineği yönetme sanatıdır.’ Ama kanlı,
ama kırbaçlıya da beslemeli veya tımarlı, her ne biçimde olursa olsun! Konunun en belirgin
göstergelerinden birisi de siyasetnamelerdir. Aslında ‘Nizam-ül mülk’ adıyla özdeşleşen
‘Siyasetname’ çok eski bir araçtır. Pasifikten Akdeniz’in doğu sınırlarına kadar, Çin’den Babil’e,
oradan Osmanlı’ya kadar herkesin bir ‘Siyasetnamesi’ olmuştur. Bütün bu siyasetnameler
aslında yönetilecek olanların bir yöneten tarafından en rahat, en verimli şekilde nasıl
yönetileceği ve sorun oluşturanların nasıl cezalandırılacağı esası üzerine oluşturulmuştur.
Konfüçyüs’de bunu söyler, Nizam’da bunu yazar, Ömer Bin Hattab’ta kılıcıyla bunu çizer.
Doğu’da durum böyleyken, Batı dünyası belki de ilk siyasetnamesine neredeyse iki bin yıllık bir
gecikmeyle, Makyevelli ile ulaşmıştır. Tüm bu açıklamalar bize siyaset ile politikanın birbirlerine
neredeyse tamamen zıt, yani karşıt olduğunu göstermektedir. Politika; Mekanı eşit bir
geometrik düzenlemeye tabi tutarken, Siyaset ise; Mekanı piramidal bir düzenlemeye uğratır.
Politika; sesi, sözü dağıtıp yayarken, siyaset ise sesi, sözü tekleştirinceye kadar toplamaya çalışır.
Politika; gerçeği arama mücadelesiyken, siyaset var olan gerçeğin dehşetidir. Politika; topluma
ait iken, Siyaset; devlete aittir. Politika; çokluk, siyaset ise monarşinin kökenini oluşturan
monarktır. Bir başka deyişle; Politika dişil, siyaset erildir. O nedenle ‘Demokrasi Hep bilinmeyen
bir topraktır!’ Demokrasi; Toplumsal ve politik olanın aslında varoluş biçimidir. Siyaset ise; Salt o
demokrasinin inkar edilmesi de değildir. Siyaset; Aslına bakarsanız, çağdaş batı toplumları için

‘bütün yanıtların bilindiği, soruların yasak edildiği mutlu bir aptallık varsayımı’ olarak kabul
edilmektedir. O halde ‘Politika’ ve ‘Siyaset’ terimlerinin aslında eşanlamlı değil de farklı,
birbirilerine tümüyle zıt yani karşıt olduğunu bu denli somut olarak vurguladıktan sonra şunu
rahatlıkla söyleyebiliriz; ‘Siyasetin içinde demokrasi olmaz, politikanın içinde koşullar elverişli
ise olabilir.’ Çünkü Emanuel Levinas isimli çağlar öncesinin bir bilgenin tanımıyla aslında
Demokrasi; Siyasetin güttüğü sürüdeki dosta sunulanın, yabancıya ikram edildiği bir
uygulamanın adıdır ve her demokrasi, asgari olarak politik olanın kabul edilmesidir!’
O yüzdendir ki, ünlü düşünür Levinas ‘Politika’ yı tanımlarken‘Demokrasi’yi de şöyle ifade eder;
‘Ötekinin yüzü tanrının yüzüdür, özdeyişini mideye değil, beyinlerimizin kıvrımlarına
sindirdiğimiz anda demokrasinin gerçekten başlayıp yaşayabileceğini anlaşılacaktır.’
Meraklılarına önemle duyurulur!.

POPÜLER FOTO GALERİLER