Birlik Gazetesi, Güncel Haberler, Balıkesir haber, Balıkesir Birlik, Birlik Haber, Birlik Gazetesi, En son haber, Balıkesir

İSTENMEYEN MİSAFİR

İSTENMEYEN MİSAFİR
Avatar
Aslan Torun( aslantorun@hotmail.com )
8
31 Ağustos 2020 - 17:42

Bu gün size bir mini hikaye anlatmak istiyorum değerli okuyucularım, benim çok hoşuma gitti,
umarım sizde beğenirsiniz. Çünkü bu hikaye tam günümüzde yaşadığımız aile yapısını ve evlatların
anne babaya karşı gösterdiği tahammülsüzlüğün bir örneğini göstermesi bakımından önemlidir.Böyle
olaylar günümüzde artık daha çok yaşanmaya başlandı.
Dış kapıyı geçip merdivenleri ağır ağır çıktı kadın. Nasıl karşılanacağını ve canının nasıl sıkılacağını
bilmesine rağmen kapıya doğru yürüdü. Bir an geri dönmek istedi ama vazgeçti. Çünkü oğlunu
görmek zorundaydı. Zili çaldı epey bekledi. Torununu çok özlemişti, eğer kapıyı o açarsa kucaklayıp
sarılıp onu doya doya öpecekti. İçeriden oğluyla gelinin kapı açma konusunda ki tartışmaları
duyuluyordu. ‘sen aç’ ‘hayır sen aç. Neden sonra onlar değil de torunu açtı kapıyı. Kadın sevindi,
ayaklarını çıkarıp tam ona sarılacaktı ki torunu yarım bir ağızla ve asık süratla ‘merhaba’ dedi ve
arkasını dönerek gitti TVnin karşısına baş köşeye, ayaklarını boylu boyunca uzatıp oturdu ve filmin
devamını seyretmeye koyuldu.Kadın başlı başına kalakaldı antrede. Kapıyı kapadı, pardesüsünü ,
başörtüsünü çıkardı. Nereye koyacağını şaşırdı bir an. Neyse ki gelin hanım teşrif etti, aldı elinden.
Salona girince oğlu zoraki bir şekilde lütfedif kalkabildi yerinden. Birden çok tedirgin oldu kadın. Böyle
istenmeyen misafir olmaktan nefret ederdi. Bu yüzden oğlunun evi de dahil hayta hiç kimseye çat
kapı gitmezdi. Muhakkak haber verirdi önceden. Şimdi de telefon etmiş , öyle gelmişti. Biliyorlardı
geleceğini.
Salonda kapıya en yakın bir iskemleye emanet gibi ilişti.
-Böyle buyur dedi oğlu soğuk bir halde, TV nin karşısında ki koltuğu gösterip.
-Hayır oğlum gideceğim,oturmayacağım, seyredin siz filminizi. ‘Ekşimeyeceğim başınıza’ diyecekti
vazgeçti. Cebinden bir kağıt çıkardı, uzattı oğluna.
-Bak bir şuna dedi. Bir mahkeme celbi gelmişti. Onu göstermek için uğramıştı. Oğlu yazıyı okudu.
Sonra
-Ben hallederim, dedi. Senin gitmene gerek yok.
-Bir kahve yapayım dedi gelin, isteksizce.
-Hayır teşekkür ederim. Gideceğim. Oturmasıyla kalkması bir olmuştu. Aldı pardesüsünü ve attı
kendini sokağa. Can sıkıntısından ve sinirden başına bir ağrı saplanmıştı. Derinden bir soluk aldı,
başını kaldırdı, çiseleyen yağmura doğru tuttu yüzünü. Biraz rahatlayabildi. Eve gitmek istemedi canı.
Biraz dolaşıp içinde ki sıkıntıyı dağıtmalıydı. Yakında ki parkın yolunu tuttu. Nasıl bir huzur veren
sessiz havası vardı parkın. Sarı yapraklar altınlar gibi kaplamıştı her yanı. O sıkıcı ve kasvetli havada
ilahi bir ışıkla aydınlanmış gibiydi her yer. Hazan mevsimi olduğu için yapraklara dökülen yağmurun,
fıskiyeden fışkıran suların sesini dinledi. O tatsız karşılaşmanın ezikliğiyle düğüm düğüm olmuş yüreği
gevşedi, yumuşadı. Biraz daha rahatladı içi.
Çoluk çocuk yetiştirmek boş muydu acaba? Aslında yalnızdır insan, yapayalnız. Doğduğundan beri.
Eli ayağı tuttuğu için muhtaç değildi onlara. Sık sık gidip rahatsız etmek etmiyordu. Ama yinede böyle
ilgisiz, baştan savma karşılanmaktan da kurtulamıyor ve içi inciniyordu. Anne baba evlat büyütür,
yetiştirir ama o evlatlar kaç tane olursa olsunlar, bir anne babaya bakamazlar. Yine baba oğluna bir
bağ bırakır ama oğlu babasına o bağdan bir salkım üzüm vermeye kıyamaz.
Gözleri nemlendi kadının.İçini çekti derin derin. Şimdi tek dileği böyle evlatlara ve kimseye yük
olmadan yaşamak ve ölmekti. İnce esen bir rüzgar gibi veya buharlaşan bir su zerreciği gibi kimsenin
haberi olmadan ölmek istiyordu. O sessiz yalnız dünyasında bunu diledi Allah tan.
-Annen bir tuhaf dedi gelin umursuzca , kabuğunu temizlediği fıstığı ağzına atarken. Ateş almaya
gelmişti sanki. Gelmesiyle gitmesi bir oldu. Otur işte şurda bir kahve iç.Burası da oğlunun evi canım.
Yabancı gibi tutuyor kendini.
-Öyledir dedi oğlu,umursamazlıkla. Annem çekingendir.
– Soğuktur desene şuna. Baksana bir tanecik torununa bile sarılıp öpmedi ayol. Ve ağzı açık keyifle
yemeye devam etti fıstıklarını. Allah hepimize başta evlat olmak üzere her şeyin hayırlısını nasip
etsin.Sağlık ve esenlik dileklerimle. Em .Sağ. Yazar Aslan TORUN

Geçtiğimiz günlerde yani 13-14 Ocak 2017 Cumartesi ve Pazar günleri Anadolu Üniversitesi Açık
Öğretim Fakültesi imtihanları vardı. Ben de bu imtihanlara girerek hem şansımı denedim hem de
büyük bir nostalji yaşadım. Okula gidip daha girişte imtihan kağıdını kontrol için ve gireceğim sınıfı
öğrenmek için görevlilere gösterince herkes büyük bir şaşkınlık yaşıyor ve benim bu yaşta imtihana
girmemi büyük bir merakla izliyorlardı. Aynı şey imtihana gireceğim sınıfa varınca da devam etti.
Başta imtihan komisyonu başkanı ve imtihana giren diğer öğrencilerin de şaşkınlığına sebep oluyordu.
Sanki yüzüme karşı söylemeseler de içlerinden
-Bu yaşta bu adamın ne işi var bu imtihanda diye sorduklarını duyar gibi oluyordum. Ama hiçbir şeye
aldırış etmeden gayet sakin ve rahat bir şekilde iki gün boyunca imtihanlara girerek bir nevi hem
kendimi denemiş oldum ve hem de yıllar öncesi gibi öğrencilik günlerimi tekrar yaşayarak, hem
büyük bir zevk ve heyecan yaşadım hem de talebelik günlerime geri döndüm.
-Efendim şimdi gelelim işin aslına, ben bu imtihana neden girdim bunu anlatmaya çalışayım. Ben bu
imtihana iki sebepten girdim birincisi beni az çok tanıyanlar bilir ki ben okuma ve yazmayı çok
sevdiğimden ve hem kitap roman ve günlük yazılar yazdığım için bundan sonra daha güzel daha
kaliteli eserler vermek için bunun okulunu okumanın en güzeli olacağını düşünerek bu işe girdim.
Açık öğretim Fakültesinin Medya İletişim Bölümüne kayıt yaptırdım ve hiç Üniversite sınavına
girmeden ikinci Üniversite bitirme hakkından yararlanarak, gönderilen kitaplardan faydalanarak bu
okulu bitirmeye gayret ediyorum. Okumanın ve ilim öğrenmenin yaşı yoktur demişler. Peygamber
Efendimiz ne demiş ‘İlim Çin de olsa bile gidip bulunuz’ veya ‘İlim öğrenmek kadın erkek herkese
Farzdır’. Yine Hz.Ali aynı şekilde ‘Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum dememiş mi. Bende
bunları düşünerek böyle bir ikinci bir üniversite bitirmeye karar verdim. Yine bir yerde okumuştum
yaşlı bir bilge kişi birkaç yüksek okul bitirip emekli olduktan sonra kalabalıktan ve şehirden uzak bir
yerde sakin bir hayat yaşamak için bir çiftlik alıp yerleşmiş ve bahçesine bazı ağaç ve fidanlar dikip
onlarla meşgul olmaya başlamış. Birkaç yıl uğraşmasına rağmen o fidan ve ağaçları büyütememiş ve
bunun en güzel yolunun okul okumaktan geçtiğini düşünerek o yaşlı haliyle, o saatten sonra gitmiş
bir de orman Fakültesini bitirmiş. Yani demek ki okumanın ve öğrenmenin yaşı yoktur insan
istedikten sonra her yaşta okulda okur, bir şeyler de öğrenebilir.
Efendim bu yaştan sonra okul okumak için ikinci ve daha önemli bir sebepte benim hayata bakış
açımdan gelmektedir. Benim yaşımda olup hatta benden daha ufak yaşta emekli olup kıyısına
köşesine çekilerek hayattan koparak ya kahve köşelerinde veya evinde dünyadan elini eteğini çekerek
bir şeyle meşgul olmadan kendini dinleyerek hastalıklarla stresle toplum dışına itilmiş olduğunu
düşünerek karamsarlık içinde ölümü beklemekle hayatını karartan arkadaşlarımız vardır. Oysa ki
hayatımızın her döneminin ayrı bir güzelliği ayrı bir yaşama gücü veren yanları vardır. Yeter ki iyimser
olalım güzel şeyler düşünerek bir şeyler yapmaya çalışarak hayatımızı renklendirelim .Zamanımızı en
iyi şekilde değerlendirerek hem kendimize yeni ufuklar açarken hem de çevremize faydalı olmaya
çalışmalıyız. Her akşam takvimden kopardığımız bir yaprak bizi ölüme yaklaştırırken, ertesi gün
doğacak güneşin bize yeni yaşama sevincini vereceğini ve hayatta yeni ufuklara, yeni umutlara yelken
açacağımızı ve bir hedef, bir amaç uğrunda yaşayacağımızı müjdelemesi lazım. Hayatı sevmek ve
tutunmak için her gün yeni bir umut ve yeni bir heyecan yaşamak gerekir. Her şeyden önce
kendimizle barışık olup etrafımıza ailemize millete ve topluma nasıl faydalı bir şeyler yapabileceğimizi
göstermemiz lazım. Ben de bunun için kendime bir hedef tayin edip yarınlara daha güzel bir umutla
bağlanmak ve daha güzel şeyler yazmak okumak ve daha güzel şeyler üretmek için böyle bir okul
bitirme işine başladık, inşallah Allah yüzümüzü kara çıkarmaz ve okulu bitirmek nasip olur. Her şey
daha güzel yarınlar ve güzel günler için. Sağlık ve esenlik dileklerimle. Em. Sağ. Yazar Aslan TORUN

POPÜLER FOTO GALERİLER