Birlik Gazetesi, Güncel Haberler, Balıkesir haber, Balıkesir Birlik, Birlik Haber, Birlik Gazetesi, En son haber, Balıkesir

İLERİ ALSAK 2020’Yİ… 07.02.2020

İLERİ ALSAK 2020’Yİ… 07.02.2020
M. Alp Kaan
M. Alp Kaan( alpkaan@birlikgazetesi.com.tr )
14
07 Şubat 2020 - 8:38
Saatleri geri almadık. Bu konuda Avrupa’nın ilerisindeyiz (!); İngiltere’ye 3 saat, Almanya’ya 2 saat fark atmışız.
Oysa KKTC bile Avrupa ile daha uyumluyken, biz Katar saatinde kalmışız.
Olası depremde risk taşıdığı için yıkım kararı alınan ve başka okul binalarına taşınarak ikili öğretime geçilecek okullarda sabah ilk ders zili 07.20’de çalacak, akşam da 19.45’de bitecekmiş.
Sabahlar zaten saat düzeni bozulduğu için zifiri; şimdi 7.20’de dersi başlayacak çocuğun 6.30 civarı yollara düştüğünü farz edersek okula vardığında sabah ezanı bile yeni okunacak.
Yıkım kararı alınan okulların bulunduğu yerlere yenileri yapılacak mı, yapılacaksa ne zaman; meçhul!
Çin, Corona nedeniyle bir haftada hastane dikiyor; biz yıkılmasına karar verilen okulları, sömestr tatilinde değil de okullar açıldıktan sonra boşaltıyoruz!
Geçen yılın sonlarında yapılan öngörülerde 2020’nin felaketler yılı olacağı, 2019’un fragman, 2020’nin film gibi geçeceği ileri sürülmüştü.
Haklı çıktılar.
2020 film gibi geçiyor.
Her saniyesi dolu dolu! Korku ve gerilim filmi izlememize gerek kalmadı. Zira 2020, geldiğinden bu yana 40 gün içinde herkesi ruhsal manada hasta yaptı, depresyon ilacına müptela toplumumuzun 2020 sonunu nasıl getireceği meçhul!
Bu arada, yıkılmasına karar verilen okullar yerine Manhattan’a yurt yapanlar buralara da bir el atar mı acaba?
Manhattan’a yurt yapacağımıza onlarca ve yüzlerce okul yıkılacağına göre ihtiyaç Manhattan’ın göbeğinde mi, Anadolu’nun bağrında mı?..
Bu arada…
Eskiden ayda yılda bir deprem olurdu, şimdi günde 500 depremin ortasındayız, deprem olmasa da sallanan sallanana, depremsiz gün yakalarsanız, ertesi gün konuşmaların şekli değişti: “Hayret dün deprem olmadı” vaziyetindeyiz! Fakat gözümüz her an tavandaki avizede, bardaktaki yarım suda, saksıdaki çiçekte… Teyakkuz halindeyiz.
2020’nin depremlerle yetinmeyeceği aşikâr olduğundan; yurt içinde arka arkaya gelen çığ faciaları, uçak kazası, şiddetli fırtınalar da her günü kâbusa çevirmemize sebep oluyor. Dünya da Anadolu ile yarışır halde olduğundan yangınlar, corona, Suriye belası, Akdeniz, Adalar gibi sorunların ortasında nereye bakacağımızı şaşırdık.
Yine bu arada…
Kaza ve facialardan sonra ortaya çıkan gerçeklikler karşısında halimizin ne olduğu da bir kez daha ortaya çıktı.
Sabiha Gökçen’de meydana gelen uçak kazasına sebebin rüzgâr kırılması olduğu açıklanırken ortaya çıktı ki rüzgâr kırılmasıyla ilgili bilgi veren ve dünyanın önemli havalimanlarında bulunan cihaz Sabiha Gökçen’de yok.
İstanbul’daki Sabiha Gökçen sanırız dünyanın önemli havalimanlarından biri değil, göz kararı ve pilotun maharetine mi bağladık inişleri?.. THY uçağı pas geçerken Pegasus iniyor. Cihaz olsa, kule “kesin inmeyin” dese bu facia olur muydu?..
Van’daki çığa bakalım, bu satırların yazıldığı an, ölü sayısı 41’e yükselmişti. Olan çığdan sonra bir çığın daha gelme ihtimali, hele hele o bölge nazara alındığında her zaman mümkünken, ilk kurtarma çalışmaları tamamen uzman ekiplerle ve sessizlik içinde yapılmalıyken ağır iş makinelerinin de kullanılması yeni çığı doğurmuş olamaz mı?
Ve yine bu faciayla beraber ortaya çıktı ki, çığ sonrası kurtarma çalışmalarında kullanılması gereken, çığ altında kalanların yerini, derinliği ve açısını gösteren DVI isimli cihaz bizim kurtarma ekiplerinde yok.
E olması gereken olmuyor, bulunması gereken bulunmuyorsa…
2020’nin felaketler zincirine yenilerini eklemesinin tek sebebini onun sırtına atabilir miyiz?
Yarın, yarını geçin, bir saat sonra başımıza ne geleceğini bilmiyoruz.
Kazayı önlemede, kurtarma çalışmalarında başarılı olmada gereken cihazlar yok…
Bu arada aklın nasıl da dışarıya kaçtığını, Kızılay gibi çok özel bir kurumun başında bulunan şahsın “vergi kaçırma değil vergiden kaçınma” gibi bir ifadeyi pişkin pişkin söyleyebildiği diğer sosyal afetler ise 2020’nin can yakan afetlerinin tuzu biberi ki onların da sonu gelmez nitelikte nice örneği var.
Velhasıl…
Saatleri geri almıyoruz ve zifiri karanlığa sebep ileri saate sevdalı kalındı ya… E işte şimdi biz de ilerici olalım, daha da ileriye gidelim.
Madem normalden vazgeçtik ve geri saat uygulamasını terkettik, ileride takılı kaldık…
İlerleyemesek de madem bu durumdayız, işte bir büyük fırsat:
2020’yi komple ileri alsak…
Felaketler yılı olarak öngörülen 2020 gerçekten felaket başladı, 2020’yi atlayalım, 2021’e sıçrayalım, nasıl olur?
Geçer mi kabus günleri?
POPÜLER FOTO GALERİLER