Birlik Gazetesi, Güncel Haberler, Balıkesir haber, Balıkesir Birlik, Birlik Haber, Birlik Gazetesi, En son haber, Balıkesir

reklam

BİR İBLİS HİKAYESİ!.

BİR İBLİS HİKAYESİ!.
Zikri Evner
Zikri Evner( zikri@birlikgazetesi.com.tr )
58
01 Ekim 2020 - 9:57

Aşağıda okuyacağınız yazım, aynı başlıkla 2012 yılının Şubat ayından 2017 yılının Nisan’ına dek 4 ayrı gazetede toplam 4 kez yayımlandı. Yazımın beşincisi bugün BİRLİK’de ilk yayımlananacak. Aynı başlıkla ve büyük ölçüde değişikliğe uğrayan güncellenen içeriği ile ama farklı vesileler ve gerekçelerle bugün kadar 4 kez yayımlanan söz konusu yazım, her defasında farklı tepki ve yansımalara yol açtı. Bazen “Bir İblis hikayesi!.” Başlıklı yazımı okuyan okurlarım, bazen de o yazımın yayımlandığı gazetenin yöneticisi veya yetkilileri anlattığım iblis öyküsünden farklı anlamlar çıkardıklar, kimileri ise gereksiz yere üzerine alındı, hatta “beni mi kast ediyorsun?”diyenler bile oldu. Ancak bu kez son derece rahatım, eskilerin deyimiyle müsterihim. Çünkü Balıkesir BİRLİK Gazetesi’nde “Bir İblis hikayesi!.” Başlıklı yazımı okuyup da üzerine alınacak, kızıp bozulacak ve hatta yazımı sansürleyecek bir Allah’ın kulu olmadığına gayet eminim. Şimdi, hikayemizi başlayalım anlatmaya;
İblis, şeytanın özel ismidir. Müslüman filologlar bu kelimenin, “Allah’ın rahmetinden tümüyle ümit kesmek” anlamında, “b-l-s” kökünden türemiş olduğu ifade ederler. İblis, “Allah’ın düşmanı” veya sadece “Düşman”diye de isimlendirilir. Ancak, genellikle, “Şeytan” diye anılır. İblis, Kuran-ı Kerim de alemlerin yaratılışıyla ilgili olarak iki noktada karşımıza çıkar. Şöyle ki; “Allah, Adem’i çamurdan yaratır ve ona hayat nefesini üfler. Ardından meleklere bu ilk insana saygı göstermelerini emreder.” Ancak İblis, “Ben kararmış bir çamurdan yarattığın bu insana saygı göstermem” diye itiraz eder. Bunun üzerine Allah, “Defol oradan. Artık sen kovuldun. Kıyamete kadar sana lanet olsun” der. Bu arada, “İblis, cezasının kıyamete kadar tehir edilmesini ister. Allah, onun bu talebini kabul eder ve ona gerçek iman ve ibadet sahibi olmayan herkesi saptırma gücü bahşeder. Evet, Allah, İblis’e kıyamet gününe kadar, insanları ayartma izni verir; Ancak, İblis’in, Allah’a gerçekten kulluk edenler üzerinde hiçbir nüfuzu yoktur.” İblis, ilk olarak, Adem ve Havva’yı Allah’ın emrine karşı gelme hususunda ayartıp onları ölümsüzlük ağacının meyvesinden yemeleri için kışkırtır. İblis kıyamet koptuktan sonra, kendi yandaşları ve günahkarlar ile birlikte cehenneme atılır. Kur’an’daki anlatıma göre; “İblis yani Şeytan insanın kozmik kaderinde çok esaslı bir unsurdur. Çünkü o, insanın, çetin imtihanında saptırıcı, ayartıcı bir rol istemiş; Allah da buna müsaade etmiştir. Nitekim ilk denemesinde başarılı olup Adem ve eşinin cennetten kovulmasına vesile olmuştur. İlahi izinin süresi kıyamet gününde dolduğu için, İblis (Şeytan)ve zürriyeti halen iş başındadır. Bu yüzden, insan kadim düşmanına karşı her daima tetikte olmalı, onun şerrinden ve fitnelemesinden Allah’a sığınmalıdır.”Çünkü o daima Allah’ın inkar edilmesini ister, insana boş vaatlerde bulunur, günahları cazip kılar, içki ve kumar gibi kötü alışkanlıklarla insanların arasına düşmanlık ve nifak sokar. Hasılı, insanı aldatma ve ayartmaya uygun olduğu için, şeytan, sürekli olarak kötülüğü empoze eder. Ama onun sözü, ancak, Rabbi ile ilişkisi, ya tamamen kopuk veya zayıf olan insanlara geçer. İblis, dünyadaki yoldaşlarını ahirette terk eder ve uhrevi finalde şöyle der: “Gerçek şu ki, Allah size gerçekleşmesi mukadder bir söz vermiştir. Bense her fırsatta size birtakım vaatlerde bulundum, ama sonunda sizi yüzüstü bıraktım. Sizin üzerinizde hiçbir nüfuzum yoktu. Ben, sizi sadece kötülüğe çağırdım; Siz de, bu çağrıya icabet ettiniz. Bu yüzden beni suçlamayın, yalnızca kendinizi suçlayın. Şimdi, ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni. Doğrusu ben, sizin vaktiyle beni Allah’a ortak koşmanızı da reddetmiştim!” Kuran-ı Kerim de zikredilen İblis veya Şeytan’a ait hususiyetlerin özeti budur. Ancak bu özet, onun hikayesinin, deyim yerindeyse, gelişme ve sonuç kısmına aittir. Çünkü; İblis’in trajik hikayesi, Allah’ın, “Adem’e secde edin!” emrine karşı çıkışla başlamaktadır. Öykünün başlangıcıyla ilgili kutsal kitabımızda geçen ifadeler ‘zahiri anlamıyla’ ifade edildiğinde, bilhassa, ‘kader veya ilahi takdir’ temelinde bazı ‘teolojik sorunlar’ ortaya çıkmaktadır. Hal böyle iken ‘tefsir literatüründe’ konuyla ilgili ayetlerin genellikle ‘literal anlam’ düzeyinde yorumlandığı görülmekte; ayrıca, hemen bütün Müslümanların ‘Allah ile İblis’ diyalogunu içeren pasajları, ya gerçekten gerçekleşmiş bir konuşma olarak algıladıklarına, ya da gerçek ‘anlam ve içeriğini’ anlamadıkları halde anlamış gibi davrandıklarına ‘tanık’ olunmaktadır. Anlattıklarımla ilgili ‘kıssadan hisseye’ gelince!. İsteyen, istediği gibi, benim Şeytan’a, ya da İblis’e ilişkin anlattıklarımı yorumlayabilir, değerlendirebilir. Siyasetten, iş yaşamına, sosyal hayattan, medya ve basınına, kısacası yaşadığımız hayata dair, en ince ayrıntısıyla, yani teferruatıyla bakıldığında, ‘her türlü kötülüğün temeli olan şeytanlıkların’ her kesimde, köşe başlarını tutmuş, iblisler tarafından gerçekleştirildiği bir süreçte, bendeniz, o sürece katkı sunmak yerine, ‘o süreci tersine çevirmek amacıyla’ katkı sunmayı yeğledim. O nedenle ‘Şeytan’a ve onunla işbirliği yapan İblis’e ilişkin’ bir şeyler yazmaya çalıştım. Umarım, anlamadan, dinlemeden ve en önemlisi, bilmeden Şeytan’a uyup, İblis kimliğine bürünenlere, ‘yol yakınken’ önemli bir mesaj veya ibretlik bir ders olur!.

mersin escort bayan

POPÜLER FOTO GALERİLER