Birlik Gazetesi, Güncel Haberler, Balıkesir haber, Balıkesir Birlik, Birlik Haber, Birlik Gazetesi, En son haber, Balıkesir

AKÇAY-2020

AKÇAY-2020
Avatar
Aslan Torun( aslantorun@hotmail.com )
21
20 Haziran 2020 - 10:02

Bir haftadan beri Akçay dayız. Uzun bir korona günlerinin yasaklarının ardından seyahat izni çıkınca
Akçaya gelebildik. Biraz rahat nefes alabildik nihayet. Akçay bizimle biz Akçayla özdeşleşmiş gibiyiz.
Balıkesir in Ege kıyısında Kaz dağları ve Madra dağları arasında zeytinlikler içinde uzanan güzel bir
körfez kıyısıdır Akçay. Siz burayı yazın denizden karaya poyraz eserken, soğuk suları, zeytin yeşili,
mandalina kokusu ve Kaz dağlarında güneş batarken göreceksiniz. İnsana huzur, umut, sevgi ve
yaşama sevgisi aşılıyor. Bir renkten bir renge geçerken binlerce bitkinin yetiştiği Kaz dağlarından esen
rüzgâr temiz havayı ve çam kokusunu içinize dolduruyor. Soğuk suları, serin denizi ve yakamoz
manzaralı plajları ve temiz havası ve kordonu ile sevdiğim bu sahil beldesi Akçay 45 yıldan beri gelip
kalmam için her yaz beni buraya çağırıyor.
Geçen yılların aksine Akçay da ve etrafında Haziran ayının eski canlılığı ve kalabalığı pek gözükmüyor.
Bunda şüphesiz ki bu Korona virüsünün etkisi hemen kendini belli ediyor. Millet esnaf sahiller ve
turistik beldeler de canlanma ancak yavaş yavaş başlayabildi. Uzun bir esaret sınırlamasının ardından
millet ancak kendine gelmeye başladı.
Akçaya geldikten sonra evde tadilat işleri olduğu için fazla etrafı dolaşamadım. Sadece bir gün
akşamüzeri Akçay ın kordon ve meydanını İkiz çay mahallesini ve Altınkum sahilini gezme imkânım
oldu. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki gezdiğim gördüğüm kadarıyla Akçay da geçen yıllara göre fazla
bir değişiklik yok. Sahillerde bazı yerlerde yenileme ve tadilat işleri devam ediyor.Bu yenilemelerin
korona yüzünden bu yıl geç başlamış olması da etkili tabii.Milletinde buralara doğru ancak yeni yeni
gelmeye başladı.Temmuz başında herkesin tatile çıkması Akçay ın yine eskisi gibi kalabalık haline
gelebileceğini düşünüyorum.
Akçay da gördüğüm en büyük değişiklik kordonda meydanda bulunan Sarıkız heykeli. Bu heykelin
durumu her yıl tartışma konusu olmaktadır. Etrafında ki havuzu olsun mu, olmasın mı? Beş altı yıl
önce heykelin yanında bir havuz ve fıskiyesi olup akşamları çok güzel renk renk ışınlandırılıp
meydanda çok güzel bir görüntü oluşturuyordu. Sonrasında kim ne düşündüyse bu güzelim havuz
birkaç yıl önce tamamen kaldırıldı ve heykelin etrafı her taraf taş döşenerek beton yığını haline
getirildi ve heykelin güzel görüntüsü kayboldu. Öyle ki etrafında resim çekmek isteyen veya bilhassa
çocuklar eğlenmek için heykelin üstüne bile çıkmaya başladılar. Havuzun kaldırılması yerli yabancı
turistlerin herkesin tepkisini çekmeye başlayınca bu yıl havuzun yeniden yapılmasına karar verilmiş.
Şimdi havuz inşaatı büyük bir hızla devam ediyor. Tam Türk iş misali biri yapar biri bozar, biri bozar
biri yapar. Bunca emeğe, zamana, para harcamaya yazık değil mi. O havuzu baştan madem yıkacaktın
neden yaptın, şimdi madem yıktın neden yapıyorsun. Yıkılacağı zaman bu kadar tepki toplayacağını
hiç mi düşünen çıkmadı. Bizim millet olarak işimize zaten kimsenin aklı ve sırrı ne yazık ki ermiyor
velhasıl.
Bir diğer dikkatimi çeken de Altınkum sahilinde ki iskelenin durumu.Gençlerin en güzel denize
atladığı, eğlendiği iskele yine hala denizde dikili olan demirleri ile öylece duruyor ve üzerine tahtalar
döşenmemiş.Yapılacağını sanıyorum ama yine geç kalınmış.Yine Altınkum da sahil boyu yapımı devam
eden bisiklet ve yürüyüş yolunun çok güzel olduğunu gördüm.Sahillerde bazı yerlerin yine eskiden
olduğu gibi ta denize kadar işgal edildiği ve masaların şezlongların nerdeyse denizin kenarına
kondurulması hiçte güzel görüntü oluşturmuyor..
Şimdi en önemli konuya gelmek istiyorum. Mart ayı başından beri ülkemizde görülen ve Nisan ve
Mayıs aylarında bizi evlere hapseden virüs belası sonrası Haziran ayı başında bazı yasaklar kalkınca
millet rahatlamakla beraber sahillere de akınlar başladı. İki ay boyunca uyguladığımız yasaklara uyma
düzenimiz ne yazık ki Haziran başında bozuldu ve herkes yasakları unutmaya başladı. Büyük
çoğunluğumuz virüsün bittiğini ve tehlikenin kalmadığını sandı. En büyük hatayı burada yaptık.
Burada gördüğüm kadarıyla deniz sahillerinde mesafeye tam olarak uyulmadığı bilhassa gençlerin
maske takmadığı ve bize bir şey olmaz düşüncesiyle ihmalkâr davranmalarını dikkatimi çekti. Bu işin
şakasının olmadığını maalesef halen bile kabullenemiyoruz. Zaten biz millet olarak en büyük iki zaaf
ve hatamız vardır. Bunlardan birisi ne kadar büyük tehlike, deprem, yangın, fırtına ve savaş

yaşamamıza rağmen bunlardan hiç ders çıkarmıyoruz, kincisi ise başımıza hangi felaket, kötülük
gelirse gelsin çok çabuk unutuyoruz.Bunu millet olarak şimdiye kadar birçok defa yaşadık ve tecrübe
edindik.Şimdi herkes ikinci dalganın gelmesinden ve yasakların yeniden uygulamaya konulmasından
bahsediyor ve korkuyor.Ben şahsen bazı yasakların yeniden geri gelmesinden yana olduğumu
belirtmek istiyorum.
Akçay dan izlenimlerimi yazmaya devam edeceğim.Sağlık ve esenlik dileklerimle.Aslan TORUN

POPÜLER FOTO GALERİLER